şükela:  tümü | bugün
  • neşrettiği how to do things with words uzunçalari ile speech act kavramini dil bilimininin *deryasina karıştıran yaratici deha, felsefe tarihinin germen muhitindeki en parlak yildizi * immanuel kant efendiden eski usul mat kadar etkilenen * feylosof, 49 yıl yaşayan britanya saksonu.

    külliyat:

    - sense and sensibilia
    - philosophical papers
    - how to do things with words

    (bkz: speech acts)
  • 17.yüzyılda yaşamış hukuk ve siyaset teorisyenidir.

    "hukuk, akıl sahibi bir varlık üzerinde sözünü geçirebilecek bir diğer akıl sahibi varlığın mutlak egemenliğini sağlaması için konulmuş kuraldır." diyerek faşizmin hukuki temelini atmıştır.

    ve bu ifadeden yıllar sonra abd baskanı g.w.bush da devletler hukukunu bu ifadeye atıfta bulunarak güçlü devletin güçlü olmayanı yönetmesi olarak tanımlayacak ve bunun dünya düzeninin değişmezi olduğunu belirtecektir.
  • hukuk egemenin emirlerinden ibarettir, egemen emir verebilendir, emir harada yerine getirilmezse ciddi yaptırımı ünleyendir*.

    faydacı yaptırımın hukuk felsefesi alanında kasdedilen aracı mükafat değil cezadır. zira devletlerin kaynakları onca mükafata yetişmez.

    adam ne güzel söylemiş, yalansa yalan diyin lan.
    konuş kelsen,
  • ingiliz dilbilimci filozof. 1952'den ölümüne kadar oxford’da ahlak profesörlüğü yaptı. husserl ve descartes gibi sağlam bir çıkış noktası bulma düşüncesinin sürekli etkisi altında kalan austin, olaylara yanaşmanın ve bir dilbilimsel fenomenoloji yapmanın en iyi yolunun günlük dil olduğuna inanıyordu. ona göre, bazı sorunları çözmek için bu sorunların ortay çıktığı durumların eksiksiz bir dökümünü yapmak gerekir; bu ise wittgenstein’ın tam tersine, dilin çeşitli kullanımlarının sonsuz olmadığı anlamına gelir.

    austin’in asıl katkısı, saptayıcı önerme ile edimsel önermeyi karşılaştırarak, başkalarına iletilmek istenen her hangi bir önermenin ilkin / her şeyden önce bir söz edimi (speech act) olduğunu ve önermenin de ileri sürüldüğü ve bütün konuşmacıların katılmış bulunduğu bütünsel bir durumda ortaya çıktığını göstermiş olmasıdır. gerçekleştirici söz ediminin tanımını da ilk kez austin yapmıştır.
  • insan düşüncesini gündelik dili incelemek suretiyle analiz etmeye çalışan dil felsefecisi.

    oxford'un yetiştirdiklerinden...

    hakkında yapılan bir derleme çalışmasına şuradan ulaşın: (bkz: john langshaw austin kimdir?)
  • john austin ismini taşıyan iki farklı filozof bulunmaktadır.

    birisi dil fesfecisi 1911 - 1960 yıllarında yaşayan, oxford hocası john langshaw austin;

    diğeri ise hukukçu, 1790 - 1859 yıllarında yaşayan, university college london hocası john austin.

    bu sebeple john austin yazınca bu başlığına yapılan yönlendirme yanlış ve eksiktir.
  • john austin'e göre hukuk temelde, egemenin iradesinden çıkan buyruklardan ibarettir. bir suç çetesi ile devlet arasında moral motavisyon bakımından ciddi bir fark görmemekte, hukuk kurallarını onları uygulayabilme kudreti bağlamında açıklamaktadır.

    daha fazla bilgi için
  • dilbilimci, dil felsefesici. britanyalı filozof'un türkçe'ye şimdilik, "söylemek ve yapmak" adlı eseri çevrilmiştir. kendisinin felsefesi çerçevesinde searle ile derrida'nın kıta felsefesi ve analitik felsefeyi karşı karşıya getiren tartışmaları mevcuttur.
  • austin’e göre eylem ve dil sıkı sıkıya birbiriyle örülmüştür.bu enrtyde kendisinin söz edimleri kuramından kısa bir şekilde bahsetmeye çalışıp ardından "söylemek ve yapmak" düşüncesi üzerine fikirlerini belirtmeyi amaçlıyorum.
    austin söz edimleri kuramıyla bahsetmek istediği şey eylemle iç içe olan dile değinmektir.

    edimseller ve saptayıcılar olarak dildeki ifadeleri ikiye ayırır.edimseller bir tür eyleme eşlik eden sözlerdir.saptayıcılarda gerçekliğe dair bir bildirimde bulunan ifadelerdir.örnek vermek gerekirse birinin kafasına tuğla düşecek olsa saptayıcılar şöyle der:kafana tuğla düşmek üzere! edimseller ise şöyle der:dikkat et! kafana tuğla düşmek üzere.

    bu ayrımdan sonra aralarındaki ayrımı ortaya çıkarabilmek adına ortadaki farkı belirtmek istersek şöyle diyebiliriz:saptayıcılar doğru veya yanlış olabilir.edimsellerin özelliğiyse isabetli yada isabetsiz olmalarıdır.isabetlilik ve isabetsizlik söz ediminin koşullarıyla da ilgilidir.

    isabetlilik ve isabetsizlik söz edimlerinin başarılı yada başarısız olması anlamına gelir.bunun içinde belirli koşullar vardır.hakimin evlenenleri karı koca ilan etmesi için hangi koşullar gerekiyor mesela? iki tarafında evli olması,belgelerin yeterli olması,niyetlerinin gerçekten rızası olması,yetkili bir hakimin olması gibi sebepler isabetli olması için gereklidir.başka bir örnek daha verecek olursak;senden alacağım borcu haftaya ödemeye söz veriyorum dediğimizde isabetli olması için öncelikle borcu almam gerekiyor,verdiğim sözü tutma niyetimin olması gerekiyor. bunlar söz ediminin başarılı olmasını sağlayan zorunlu koşullardır.

    austin gündelik dil çözümlemesi yapar.gündelik dilin yapısını inceler ve böylelikle söz edimleri kuramının adını koyar. ad vermek rica etmek randevu almak gibi şeyler söz edinimleridir.

    dil sadece içinde bulunduğumuz dünya ile ilgili belirleme yapma işine yaramaz.dilin bunun dışında kalan büyük işlevleri de vardır austine göre.

    mantıkçı pozitivizme karşıdır.çünkü mantıkçı pozitivizm gündelik konuşma dilinin anlamsız olduğunu iddia ediyor ama austin dilin pratikte anlamlı olduğunu, gündelik dilin işin içinde anlamlı olduğunu söylüyor ancak dilin bildirimde bulunmak gibi bir özelliği olduğu içinde tam anlamıyla mantıkçı pozitivizmi reddetmiyor.

    daha sonra bu konuyla ilgili görüşlerini oturtmak adına austin iki kavramdan daha söz ediyor.bunlar uzlaşım kavramı ve edimsellik.
    uzlaşım kavramı dediği şey söz edinimlerinin gerçekleşmesi için bir pratiğin herkes tarafından en azından ilgili taraflardan kabul görmüş olmasını gerektiren kuram.yani bir konu üzerinde genel bir kabul olduğunda bu kabul olma durumuna uzlaşım kavramı diyor.
    edimsellik dediği şeyse.eylemlerimiz gibi kimi sözlerimizde dünyada bir şeyler meydana getirmektedir,bir şeyleri gerçekleştirmektedir ve bir şeylere varlık kazandırmaktadır.bu eylemlerin tümüne edimsellik der.edimsellik ancak uzlaşımla mümkünolur.uzlaşım edimselliğin ana koşuludur.uzlaşım olmadan edimsellik olmaz.
    edimseller(edimsözler)in kabul olması için belli başlı şartlar vardır austin’e göre.bu şartlar başlıca şu şekildedir;öncelikle bir uzlaşım ve uygun kişiler olmak zorundadır.daha sonra işlevin doğru ve eksiksiz şekilde olması gerekir.niyetine uygun bir şekilde yerine getirilmesi son şarttır.nikah ve evlenme son örneğinde belirttiğimiz gibi.

    son olarak edimsözleri 3’e ayırır;
    -edimsöz edimi:bir şey söylerken yaptığımız işlere denir.örneğin “söz veriyorum borcumu ödeyeceğim” gibi.
    -düzsöz edimi : burada bir bildirimde bulunuyoruz.örneğin “bugün hava güzel.”gibi.
    -etkisöz edimi.: burada da bir şey söylerken aynı zamanda gerçeklikle ilgili bir değişiklikte bulunduğumuz işlere denir.söylenilen şeyin karşıda bir etki yaratması olayı da diyebiliriz.örneğin “dikkatli ol! denildiğinde karşıdaki insanın kendini koruması gibi.
hesabın var mı? giriş yap