şükela:  tümü | bugün
  • gün itibariyle büyükada'da görünce, aha bu ne arıyor lan burda diye dumurlara koşturan insan. aya yorgi'ye bisikletle gitmeye çalışıyoruz dilimiz dışarıda resmen, yanımızdan geçen faytondan bu abi bakmasın mı? being john malkovichfilminden bir sahne gibiydi lan. elbette bütün türklüğümü giyinerekten faytonun yanından geçerken "hi being john malkovich" diyerek taciz ettim abiyi. abi gülüp yüzünü kapamakla yetindi. aya yorgi'ye kadar kah onun faytonu önde, kah bizim bisikletler önde gittik öyle. abinin geçici belleğe geri zekalı bisikletliler olarak geçtik muhtemelen. neyse yarına unutur herhalde. ben bugün john malkovich gördüm, malkovich malkovich malkovich... ünlü görünce aslıma rücu ediyorum.
  • sigmund freud hakkinda bir iki kelam ederken kendi inanclari hakkinda da sunlari söylemistir:

    "bence o harika bir insandı. yani, kusurları vardı evet – gerçi “kusur” ne manaya geliyor bilemiyorum. bence en temel önermesi insanların acılarının kaynağını ve ismini hatırlayabildikleri takdirde bu acılarla yaşayabilecekleri ve bunu anlayıp yükünü taşıyabilecekleri kadar güçlü olduğudur. bence bu harika bir fikirdir.

    kendisini ayrıca bir ateist olduğu için de seviyorum. ben doğduktan kısa bir süre sonra dinden sıkıldım. insanlara inanırım, bir arabaya inanırım ama bin yıllardır varlığına dair tek bir delil olmayan bir şeye inanmam. ve bu aslında komik, insanlar psikiyatri ve psikoanalizin delice olduğunu düşünüyorlar, ve kiliseye gidiyorlar!"
  • kendisiyle ziyadesiyle laubali bir röportaj yapılmış. kimin tarafından? elbette hürriyet...

    http://www.hurriyet.com.tr/…gazinhatti/22053354.asp

    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    malkovich'e oha diyen gazeteci:

    "* oha!

    - pardon, anlamadım...

    * imza günü filan mı vardı demek istedim!

    - oyun sonrası meltem beni alıp oyuncularla dolu bir bara götürdü. çok güzel vakit geçirdik.

    * meltem’i sen tanıyorsun ama ben tanımıyorum. hangi meltem bu?

    - umarım doğru telaffuz ederim, soyadı cumbul... "

    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    gegen die wandı bilmeyen gazeteci:

    "* sevdiğin bir türk filmi var mı peki?

    - birkaç tane izledim sadece, ama özellikle “gegen die wand”a bayıldım

    * gegen ne? emin misin türk filmi olduğuna?

    - fatih akın da türk değil mi? onun yönettiği film işte...

    * “duvara karşı” diyoruz biz ona... "

    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    20 yıllık birlikteliği olan gazeteciye "türk kadınla evlenir misin" diye soran gazeteci:

    "* bir türk kadınıyla evlenmeyi düşünür müsün?

    - tabii ki, neden olmasın... evli değilim ama 20 seneyi aşkın süredir nicoletta ile beraberim. anlayacağın onunla olma mecburiyetimden, değil türkiye, başka hiçbir ülkeden gelen gelin adayına evet diyemem.

    * michelle pfeiffer gibi dünyanın en güzel yıldızlarından biriyle ilişkin oldu... şöhretli bir kadın ile halktan bir kadınla birlikte olmak arasında ne fark var?

    - sen şöhretliysen ve yine tanınmış biriyle berabersen, sinirlerinin bozulma riski ikiye katlanıyor.

    * o niye?

    - çünkü seninle facebook resmi istemeyen, onunla bir facebook resmi isteyecek. birlikte asla rahat bir yemek bile yiyemeyeceksiniz. kaldı ki ben partnerlerden birinin bile tanınmış olmasını yeterince rahatsızlık verici buluyorum.

    * ben de senin oynadığın rolleri çok rahatsızlık verici buluyorum.

    - çok sevindim. (gülüyor) "

    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

    "tantana" soran, sonra da ayar yiyen gazeteci:

    "* 21 aralık geliyor... sen ne diyorsun tüm bu maya takvimi, foton kuşağı ve değişim tantanasına?

    - 21 aralık benim için çok önemli bir gün.

    * inanıyorsun yani tüm bunlara?

    - yok... “red” filminin ikinci bölümünü çekiyorum demiştim ya sana... o tarihte final yapıyoruz. fotonu, maya’yı bilemem...

    * o gün elektrikler kesilip ortalık karışırsa 22’sinde sana mail atacağım haberin olsun...

    - elektrik olmazsa ancak dumanla haber verirsin..."
  • ayni kamera sistemiyle bugun macka taraflarinda cekim yaparken gordugum aktor. taksiyedeyken aaa john malkovich diye bagirinca taksicinin o kim la diyip arabayi durdurmasi, sonra benim hayvan gibi elimle adami isaret etmem cok hos olmadi tabi. sonra ordan muhabbet "la bunlar ne para kazaniyo be" ile basladi, sonra taksici abinin arabasina aldigi unlulerle devam etti. ınmeden once arifin manchester'a attigi golu konusuyorduk.
  • silikonlu göğüs ve derin göğüs dekoltesinin yakışmadığı bir adam.
    (bkz: ne dedim ben simdi)
    (bkz: being john malkovich)
  • evanston dogumlu, yugoslav bir gocmen ailesinin yavrusu. ayni adli kitabi katleden portrait of a lady filminin tek izlenme nedeni.
  • içeri girelim derken önümüzden geçti gitti adam emek sinemasının önünde o ana kadar habersizken, bu kameralar ne alaka, yönetmen falan gelecek herhalde derken şapkadan malkovich çıktı da yanımdaki arkadaş tanımadı ben yanımdan geçtikten sonra "john malkovich değil mi bu" dedim ki sırf adamı görüp fotoğrafını çekebilmek için gelmiş hayranları vardı; biz bu ne sırası diye huysuzlanmakla meşguldük. kendini görmek hayatımın tesadüflerinden biri. kamera olmadan da karizmaymış kendi.

    ödül alırkenki ayrıntı, asıl mevzu da bu, film festivalindeki belli bir seviyenin üstü imajı olan insanların arasında kendisi sahneye çıktığında var mısın yok musun tezahürat ekolünde "con con con" diye kısa süreli bir embesillik krizi içinde olanların varlığıydı.
  • color me kubrick'ten beri mesafeli yaklaşıyorum ben malkovich'e. burn after reading de olmasa iyiden iyiye unutmuştum yüzünü. feci bir aktör cesareti ve vurdumduymazlığına sahip olması bazen şaşırtıyor insanı. öte yandan 55 yaşında 70'lik dede gibi görünmesi de ayrı bir olay.
  • ikinci bir kez -bu kez karlovy vary'de- görmeyi kılpayı kaçırdığım adam. birinci karşılaşmamız büyükada'da epey eğlenceli geçmişti, ikincisi daha da eğlenceli geçebilirdi. beş dakika sonra bizim geçtiğimiz yerden gelen iki arkadaş, "abi john malkovich'i gördük az önce imza veriyordu birilerine" deyince "tüh lan" dedim, bu kez başka bir atraksiyon yapacaktım, ama olmadı. ama bunun bir üçüncüsü olacak john, üçüncüsünde "what the fuck" deyip kaçacğım yanından.
  • dün yani 24 temmuz akşamı datça-palamutbükü'nde görülmüş olan yıldız. çok ilginç lan.