şükela:  tümü | bugün
  • wittgenstein'a meraklı, bu konuda kripke'yle bir türlü anlaşamayan, söz edimleri* adlı kitabı son dönemde türkçede de basılmış filozof.

    siırl diye mi yoksa sörl diye mi okunduğu konusunda da herhangi bir uzlaşma yoktur.
  • berkeley'deki university of california'da felsefe profesörü. dil felsefesi ve zihin felsefesi alanlarındaki eserleriyle tanınır. aynı zamanda yapay zeka konusundaki eleştirileri de oldukça ses getirmiştir. "minds, brains, and science" adlı kitabı, "akıllar, beyinler ve bilim" adıyla türkçe'ye çevrilmiştir.
  • derrida ile girdiği sürtüşme ile de sıkça anılan düşünür.

    ayrıca tabii ki: (bkz: cin odası)
  • isminin "sörl" şeklindeki telaffuzundan gayrı bir tellaffuzunu henüz amerikalılardan bile hiç işitmediğim insan. chinese room düşünce deneyinin yaratıcısı. analitik felsefe tarzında kendine has büyük bir projesi ve sistemi olan ender filozoflardan biri.
  • yanlis anlasilmasin, searle amca'nin "yapay zeka'ya sonuna kadar karsi geldigi" filan yoktur. derdi genel olarak yapay zekadan ziyade strong ai, computationalism, turing test ve davranisciliktir (epey dertli yani, oey). hatta twenty-one years in the chinese room'da soyle der:
    (kaynak: views into the chinese room)

    (1) makinelerin dusunup dusunemeyecegi sorgulanamaz; zira insan ve hayvan beyni de birer makinedir

    (2) yapay bir makinenin, prensipte, dusunup dusunemeyecegi sorgulanamaz. yapay bir kalp uretebiliyorsak, yapay bir beyin de uretebiliriz..
    (devaminda biyolojik naturalizminden dem vuruyor, simulasyonun kopyalamayla bir olmadigini yineliyor. bilinci simule etmekten ziyade, bilinci ureten, bilince 'neden olacak' bir mekanizmanin gercek anlamda yapay bilinc olabilecegini anlatiyor.)

    (3) organik, karbon marbon bisiler...
    (ozetle "bilinci karbon tabanli olmayan mekanizmalarla yaratmak mumkun mudur? hmm. bir sey soyleyemiyoruz cunku bilgimiz kisitli. simdilik boyle." diyor. tabii organik yapinin bilinc icin gerekli olma ihtimalinden bahsetmeyi de unutmuyor.)

    john searle "simulasyon != kopyalama" ve "sentaks != semantik" diye isyan ediyor aslinda. bu acidan bakildiginda ve (1) + (2) goz onunde bulunduruldugunda, "aha da yapay zekanin tabutuna son civiyi de cakiyorum, caaaktiim!" degil, "aha da strong ai'in tabutuna son civiyi de cakiyorum, caaaktiim!" seklinde yaklasimlari oldugunu gormek mumkun. tabii bu yaklasimlar bircok strong ai'cinin tepesini feci attirmistir, o ayri.

    (du bakalim searle amca, doncem ben sana)
  • "...a very curious thing has happened in the past two or three decades - the philosophy of mind has moved to the centre of philosophy. several other important branches of philosophy, such as epistemology, metaphysics, the philosophy of action and even the philosophy of language, are now treated as dependent on, and in some cases even as branches of, the philosophy of mind. whereas 50 years ago the philosophy of language was considered 'first philosophy', now it is the philosophy of mind. there are a number of reasons for this change, but two stand out.

    first, it has become more and more obvious to a lot of philosophers that our understanding of the issues in a lot of subjects - the nature of meaning, rationality and language in general - presupposes an understanding of the most fundamental mental processes. for example, the way language represents reality is dependent on the more biologically fundamental ways in which the mind represents reality and, indeed, linguistic representation is a vastly more powerful extension of the more basic mental representations such as belief, desires and intentions.

    second, the rise of the new discipline of cognitive science has opened to philosophy whole areas of research into human cognition in all its forms. cognitive science was invented by an interdisciplinary group, consisting of philosophers who objected to the persistence of behaviorism in psychology, together with like-minded cognitive psychologists, linguists, anthropologists and computer scientists. i believe the most active and fruitful general area of research today in philosophy is in the general cognitive science domain."

    john searle. 1999. the future of philosophy. philosophical transactions: biological sciences. 354 (1392) pp. 2069-2080.
  • minds, brains, and science isimli kitabında argümanlarının açıkça doğru olduğunu söyleyerek açıklama yapma gereği hissetmeyen ilginç bilim insanı. "no need to prove, it is obvious"lar havada uçuşmaya başlayınca kitap komik bir hal alır.
  • yapay zekanin da diyaneti olmak isteyen insan (!!!).
  • indirgemecilik karşıtı olarak bilinen searle, meşhur çin odası deneyinde indirgemecilik yapmaktadır. onun bu konudaki argümanları;

    a1. oda içerisindeki kişi her dili çevirebilir.
    b1. oda içerisindeki kişi çince anlamaz.
    ---------------------------------------------------------------
    s1. o halde (çeviri yapmak mümkündür fakat) hiçbir dilde anlama olmaz.

    searle a1 i önceden varsaymaktaydı. b1 ise onun temel iddiasını oluşturmaktadır. varsayımı ve temel iddiası ilişkisi ile ulaştığı sonuç s1 dir. a1, b1 ve s1 ilişkisini yeniden gözden geçirelim: a1 yani her dilde çevirinin yapılabilmesi mümkündür ve bu durum kelimelerin sentaks bakımından (sözdizimsel olarak) sıralanması ile ilgilidir. o halde a1, weak(basit, güçsüz) yapay zeka ile ilgilidir. b1, çince anlamanın mümkün olmadığı çıkarımı ise kelimelerin semantik (anlam) yönü ile ilgilidir. bu çıkarımlar sonrasında searl’ün ulaştığı s1 sonucu; bilinçli bir anlamanın mümkün olmayacağı ile ilgilidir. o halde s1 strong(iddialı, güçlü) yapay zeka ile ilgilidir. burada weak yapay zeka görüşünden hareketle strong yapay zekanın olamayacağı iddiası vardır. searle bu iddia ile strong yapay zekayı weak yapay zekaya indirgemektedir.

    yapay zekanın kara şövalyelerinden biri olarak anılan ne anti-redüksiyonist(indirgemecilik karşıtı) olarak bilinen searle, kendi kazdığı kuyuya düşerken görülmüştür.
  • minds, brains and science'i say yayinlari cevirmis (akillar, beyinler ve bilim). 4 tl'ye e-kitap formati da var.