şükela:  tümü | bugün soru sor
123 entry daha
  • bu filmin "olağan şüpheliler" tarzı bir senaryo vaadi yok, "gel hacı, oskarlık oyunculuklar burada" demiyor!

    "aksiyon" diyor, "saf aksiyon"... hakkıyla da vermiş!

    ama hımbıl ne demiş; aksiyonu gerçekçi değil.

    malesef güzel kardeşim, o filmin aksiyonu gerçek değil ama senin nefes alıyor olman gerçek.

    amk hımbılı!
    zannedersin her gün araba çarpıyor, her gün en az 10 headshotla geziyor.
  • içi boş aksiyon filmlerinin hastasıyım, öyle hastasıyım ki ilk filmi çok da beğendiğimi söyleyemiycem. ortalama bir filmdi.
    ha bak bu aksiyon konusunda daha başarılı çıktı. inanılmaz saçma kısımları olsa da o kısımlar gayet eğlenceliydi.

    konusu yok gibi bir şey. fakat bir kaç sahne ve bir kaç kısa dialog gayet sıkı bir arkaplanı işaret ediyor. ilerde bu arka plan üzerine yürüseler epey film çıkarırlar, belli de olmaz tabi.

    müzikler güzel ama aksiyon sahneleri çok daha güzel. silahlı çatışmalardan anlamam da silahsız aksiyon sahneleri için gayet iş bilen biri ya da birileriyle çalıştıkları belli. tabi abartılmış bir kaç yer yine var ama dediğim gibi onlar bile güzel olmuş.

    kan gövdeyi götüren aksiyon filmlerine meraklıysanız, sinemada seyrederseniz paranıza acımazsınız. bi o kadar evde de arkadaşlarla seyretmelik güzellikte. yok sizin için öncelik senaryo, oyunculuk gösterileriyse burda öyle bir şey göremezsiniz (keanu reyiz ruhsuz tiplemesini güzel yapıyor ama).

    tez zamanda devamı çıksın, isterse fantastik kurguya çevirsinler ama devamı yapılsın.
  • kimsenin sözünü dinlemeyin gidin izleyin. boş boş konuşuyorlar. saf aksiyon, saf tempo. mis gibi. 8/10.
  • 1 i izlemedim ayıp olur mu ki
  • 50_80 arasi iq ya hitap eden, en ufak bir zeka kirintisi icermeyen kavga, dovus, kafa patlatmadan ibaret olan aksiyon filmimsi. filmin herhangi bir felsefesi yok, testosteron seviyesini intikam alarak dusuren bir adamin hikayesi. filmin yarisinda ulan bari matrixi falan koysalardi dememe sebep olan film.
  • bu adamı ne zaman görsem 15 kişiye saldırdım gelir aklıma. keanu baba inşallah bruce willis sendromuna kapılıp her önüne gelen senaryoya imza atma yoluna gitmez.
  • matrix'in duvarda yürünmeyen hapsız mapsız halinin ikincisi. konu kalitesizliği konusunda jason abimizin son tetikçilik filmleriyle ölümüne kapışır.
  • bu filmleri mantıksız bulanlar niye ısrarla izlemeye devam ediyorlar anlaşılır değil. hayır yeni bir film de değil. şimdiye kadar yapılmış belki de en senaryosuz film olan john wick 1 in devamı. ya ne olacaktı.

    ilkini hiç beğenmemiştim. çünkü düşük bütçeli bir filmdi.yönetmenin ilk filmiydi. ama çok beğenen oldu. inanılmaz gişe yaptı. adamlar parayı bulduğu için 2 den umutluydum. ve john wick 2 beklediğim gibi güzel çıktı.

    ilk film de hiç senaryo yoktu. bunda yine türün standartlarında bir senaryo var. otel olayı bu sefer havada kalmamış. iyice işlenmiş. diğer suikastçi karakterle film çeşitlenmiş. farklı bir fantastik dünya hafiften yaratılmış.

    aksiyon sahneleri ilk filmde vasattı aslında. ama fazla olduğu için çok iyi aksiyon varmış gibi duruyordu. yeni filmde de yine çok aksiyon sahnesi var ama bu sefer kalite üst düzey. ayrıca sinematografiye de baya önem vermişler.

    oyunculuk konusunda kasmamışlar yine. ama zaten keanu reeves in karizması yetiyor.
  • keanu reeves şu adama böyle projeleri kabul ettirmek için ya kafasına silah dayıyorlar yada çok deli kaseti var adamın. matrix den sonra yükselmesi gerekirken düştü ulan adam metroyla seyahat eden hatta metroda insanlara yer veren bir hoollywood yıldızı gel gör ki adamı kurtlar vadisi pusu tadında filmde oynatıyorlar.
  • • son yıllarda izlediğim açık ara en iyi aksiyon filmi. john wick de dahil evet.

    • öncelikle senaryo ve hikaye anlamında ilk filminden daha doyurucu. ilk filmde safi aksiyon varken bu filmde safi aksiyona çok güzel bir hikaye yedirilmiş.

    • filmde beni en çok mutlu eden sürprizler filmin başında yan karakter olarak giren peter stormare ve sonunda giren laurence fishburne oldu. bu iki oyuncuyla adeta constantine ve the matrix'e selam çakılmış. evet selam çakma lafını da cümle içinde kullandığıma göre tam bir ekşici piç gibi yazmaya devam edebilirim.

    • filmdeki silahlı çatışma sahneleri harika olmuş. gerek koreografiler, gerek seçilen mekanlar (roma'da alt geçitler, new york'da müze vs) gerekse gerçekçi silah tepkileri muazzam olmuş. hele bir sekans var ki akıllara zarar. arkada çalan enfes klasik müzik eşliğinde john wick'in headshot rekoru kırdığı sekans evet.

    • hikayeye gelirsek; continental ve yüksek şuranın iç yüzüne dair daha fazla şey öğrendiğimiz için merak duygusu perçinleşiyor. bir yerden sonra "bakalım şimdi john wick kimin ağzına sıçacak?" diye beklemek yerine continental ve yüksek şuranın reaksiyonlarını yani diplomasiyi merak eder hale geliyorsunuz.

    • sinemada müzik kullanımına pek sıcak bakmasam da bu filmde müzik kullanmamak olmazdı şahsım adına ve yönetmen de bunun farkına varmış olacak ki mükemmel müziklerle mükemmel sahneleri eşleştirmiş. çoğu zaman tüyleriniz diken diken oluyor bu sahnelerde.

    • filmin benim açımdan eleştirilecek tek yönü polis ve güvenlik güçlerinin hiç olmamasıydı. sanki film kendi evrenini yaratmış ve o evrende kolluk kuvvetleri hiç yokmuş gibiydi. ama hikaye sizi o kadar sarıyor ki bu durumu küçük bir kusur olarak değerlendiriyorsunuz bir yerden sonra.

    • son olarak keanu reeves'in ebleh ebleh koşması hiç değişmeyecek sanırım. speed'den the matrix'e kadar tüm film kariyeri boyunca adeta bir imza olarak taşıdığı ebleh koşması bu filmde de karşımıza çıkmış.

    • sonu itibariyle ucu açık biten bir film olmuş ve keanu reeves 3. film olursa seve seve oynayacağını belirtmişti

    bence bu malzemeyle değil 3. film 4'ü 5'i bile çekilebilir. çünkü halen filmde bilinmeyen ve merak uyandıran pek çok nokta var. mesela john wick'in geçmişini, bu işlere nasıl ve neden girdiğini halen bilmiyoruz. continental'ın örgüt yapısını bilmiyoruz. john wick'in kız arkadaşıyla olan ilişkisini ve bağlarının ne kadar güçlü olduğunu bilmiyoruz. ailesi var mı varsa ne olduğunu bilmiyoruz. continental'ın başındaki adamın geçmişine ve o noktaya nasıl geldiğine dair hiçbir şey bilmiyoruz. peter stormare'ın nasıl bir psikopat olduğu ya da olmadığına dair hiçbir şey bilmiyoruz. gibi gibi çoğaltılabilir. bence tüm bu soru işaretleri çok iyi bir yazar kadrosuyla şekillendirilmeli. nakış gibi işlenirse muazzam bir john wick portresi ve dünyasıyla karşı karşıya kalabiliriz.

    tüm bu etmenler göz önüne alındığında bence ilerleyen yıllarda hikaye çift yönlü devam edecek. bir yandan john wick'in geçmişini öğrenirken öte yandan geleceğini göreceğimizi düşünüyorum. ya da öyle olmasını diliyorum diyelim.

    • sonuç itibariyle güzel vakit geçirmek için izlenebilecek filmler arasında kendisine üst sıralarda yer bulan bir film oldu benim için. ethan hunt, james bond ve türevlerinin hallaç pamuğuna dönmüş hikayelerinden bıkmış biri olarak; john wick'in, klasmanında yeni bir kapı açtığını düşünüyor ve o kapının hiç kapanmamasını diliyorum.
368 entry daha