şükela:  tümü | bugün
  • "the corrections" namlı pek çok satan bir kitabın müellifidir kendisi.
  • aslan burcu oldugunu soylememe gerek yok sanirim zira sevdigim tum unlu erkekler aslan burcundan. (bkz: #16216090)
  • geçen bizim şirketteki idari işler amiri, operatör formeni, işçi sağlığı ve güvenlik yetkilisi ile oturmuş çay, sigara yapıyoruz.

    biri kendinden 16 yaşından küçük sevgilisi ile sikiş ilişkisini anlatıyor, biri fenerlilerin nasıl ibne olduğunu cumhuriyet savcılarının bile nasıl hemen anladığını söylüyor. öteki gürcistan'da geçen hafriyatçılık maceralarını anlatıyor. söz sırası bana geldiğinde jonathan franzen'in çok iyi bir yazar olduğunun tescilli ve garantili olduğunu söyledim. "çünkü," dedim, "tüm amerikan edebiyat eleştirmenleri onun büyük bir yazar olduğunu söylüyor. o zaman o büyük yazar." hep beraber güldük. entry bitti, iyi günler.

    edit: bu entry'ye ilham veren radikal gazetesi kitap eki ve notos öykü dergisi yazarı z. heyzen ateş hanımefendiye teşekkürler.
  • en sevdigin film, en favori yonetmenin, en begendigin manken, en sevdigin uc yazar, dunyanin en iyi muzik grubu hangisi gibi sorulara bir turlu kafami toplayip cevap veremem. high fidelity tadinda listelemelere hic yetenegim yok. franzen benim icin bir konuda istisna yaratti. once ikinci romani freedom'i okudum, su siralar da ilk romani the corrections'i okuyorum. artik en sevdigin yazar kim sorusuyla karsilastigimda hic dusunmeden jonathan franzen karsiligini verecegim.
  • son bir aydir aramizda top gibi dolasan -face'de- bir video var. jonathan franzen ve ilan-i ask konulu. sizinle de paylasmak istedim. eksik kalmayin.

    http://www.youtube.com/watch?v=mtmtouidjoi
  • merakla beklenen freedom'ı nihayet türkçe olarak siren yayınlarınca basılmıştır. son yılların gözde yayınevi siren'in bu çok konuşulan kitabın haklarını aldığını biliyordum ama bugün çevirmeninin sevin okyay olduğunu öğrenmem ile mutluluğum iki katına çıktı.
    edit : in cold blood uyardı..bir anlık heyecanla sel yayınlarına haksızlık yapıp kitabın siren'den çıktığını yazmışım. doğrusu sel olacak.
  • sel yayınlarının bir yıldır nihayet basabildiği kitabın yazarı. adamın türkçede iki romanı var. biri aile sırları, biri de bu özgürlük. aile sırlarını bulmak artık neredeyse imkansız. sanırım piyasadaki son kitabı ben almıştım geçen sene. hehe.
  • aile sırlarını okuduğum, özgürlüğününse üçte birini okuduğum hem amerikalı hem de önemli yazar. özgürlüğün üçte biri 200 sayfa; yani devamını okumaya gerek yok, 200 sayfa bir tam kitap eder zaten. aile sırları da kalındı ama o zaman onu bitirmiştim.

    çok uzun anlatıyor franzen. uzun anlatıyor ve uzun cümlelerle anlatıyor. sevin okyay iyi çevirmiş freedom'ı, diyecek bişi yok. ama 200 sayfada çift tanışıyor, sevgili oluyor, evleniyor, sonra kadının götü başı oynamaya başlıyor. bir satırla özetlediğim olaylar dizisini franzen 200 sayfada anlatıyor. ama muhtemelen ben anlamamışımdır, yazara haksızlık etmeyelim.

    zaten bir tür olarak romandan umudu kestiğim çok oldu. benim eleştirime güvenilmez bu yüzden.
  • correctionsaile sırları olarak birkaç yıl önce okudum, şimdi de freedomsel yayıncılık baskısı ile aldım ve okudum. öncelikle sel yayıncılık (pekçok kişi çok seviyor tabii, buna saygım sonsuz) bence çok aceleyle basmış bu kitabı. dipnotlardaki özensizlik vs çok rahatsız edici. keza sevin okyay süper bir insan ve süper bir çevirmen ama bana yine biraz aceleye gelmiş gibi geliyor bu iş. bazı bölümler fazla çeviri kokuyor; bazı yerlerde kısaltmalar ingilizceden çevrilmiş, bazılarında dokunulmamış vs.
    tabii bunların franzen ile ilgisi var mı, yok. sadece hakkında konuşabileceğimi düşündüğüm bir yazar olduğunu belirtmeye çalıştım. gerçekten de çok uzun yazıyor. bu kitaplar doğan kitap gibi bir yerden basılsa 1000 sayfa bile olabilir. ama bir şekilde okunuyor, üstelik merakla bekliyorsunuz bir sonraki bölümü. çok doğal, sıradan hayatları anlattığı halde, amerikan halkı bize benzemez gibi bir düşünce kafalarda olduğu halde benzerlik kurmaktan kendinizi alamıyorsunuz. ben özellikle anne figürlerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. iki kitapta da annelerin yaptıkları, iki çocuk annesi olarak (freedom'daki gibi bir kızım ve bir oğlum olması daha da arttırmış olabilir bunu:) benim ileride nasıl davranmam/davranmamam gerektiğine dair fikirlerimi epey değiştirdi.
    sonuç olarak okunması sayfa sayısı açısından zor olsa da, karışık kurgu kullanmayışıyla, doğal ve sıradanı müthiş gözlemlerle ve dile getirilemeyecek kadar anlayarak anlatışıyla, sizi her iki kitapta da ailelerin içine alışıyla okuyucuya iyi davranan, saygı duyan ve katkısı olan bir yazar bence franzen. bu yüzden biraz çaba gösterip okunmayı fazlasıyla hak ediyor..