şükela:  tümü | bugün
  • geleceğin jim jones'u ya da l. ron hubbard'ı mı olmak istiyorsunuz? müritleri peşime takayım, bir dediğimi iki etmesinler, öyle ki günü geldiğinde tek lafımla onları ölüme gönderecek güçte olayım mı diyorsunuz? buyurun, "nasıl kült lider olunur?" rehberi aşağıda. sizler için hazırladım.

    - öncelikle, çocukken anne babanız tarafından bol bol dayak yemek, dayak yemiyorsanız da en azından psikolojik şiddet görmüş olmanız gerekiyor. sorunlu bir aile ortamında yetişmek, takdir edersiniz, her şeyin başlangıcı. o yüzden, günde üç doz, aç karnına kendinizi dövdüreceksiniz.

    - annem babam beni el bebek gül bebek büyüttü, baştan kaybettim diye düşünmeyin. siz de outcast olabilirsiniz. sıcacık evinizi bırakın, her türlü teknolojik alet edevatı hayatınızdan çıkarın ve nerede fakir fukara; olayların hiç bitmediği, gözünüze kestirebileceğiniz bir gecekondu mahallesi varsa yerleşin. köprüaltı yerleşimler de uygundur.

    - şimdi gelelim mürit toplamaya. hayattan bezmiş, ümitsiz, düşük gelirli insanların bulunduğu yerlere gideceksiniz demiştim. işte burada, nokta atışları yapmanız gerekiyor. misal, jim jones kiliselere dalmış, siz nereye dalarsınız bilemem. buralara dalıp bol bol yalan sıkacaksınız. ailemden şiddet gördüm, ben de sizin gibiyim, tek dil tek bayrak, peşime takılın, şunları yapalım, bunları başaralım diyerek ümitsiz insanların ışığı olacaksınız. yalanlarınıza inanın, zira kendi dediğine inanmayan adam, başkalarını nasıl inandıracak? evet, jim jones kiliselere dalıp ülkenin içinde bulunduğu durumu kullanarak siyahilere yanaştı, ron hubbard da sahte vatanseverliğini, sahte belgelerle destekledi. şurada savaştım, buraları patlattım dedi, halbuki hiçbir bok yapmamıştı.

    - jim jones, hıristiyanlığı alıp başka şekillere soktu. vaazlarının birinde, elindeki incili alıp yere attı ve "bakınız efendim, kutsal kitabı yere attım ve hiçbir güç tarafından çarpılmadım." dedi. güneş gözlüklüydü, karizmatikti ve bol bol uyuşturucu etkisi altındaydı. bizim birliğimiz (peoples temple) seks yapmaz, seks bizi bozar dedi, sonra ilk gördüğü adama "akşam sana kayayım mı?" diye sordu. kör ve topal olduğunu iddia ettiği kadını, sabrina misali tek parmak hareketiyle yürüttü. bu noktada sidekick'iniz olarak criss angel'ı yanınıza alabilirsiniz. neyse, halbuki o kadın sekreteriydi. ron hubbard ne yaptı? içinizdeki şeytanları temizliyoruz diyerek, yüzyüze görüşmeler gerçekleştirdi, çakma terapiler uyguladı. o odadan çıkan kim olursa "aha iyileştim" dedi, sevindi, gitti adama iyice bağlandı. kısaca diyorum ki iyileştirici gücünüzü kullanın, eğer yoksa (sümme haşa) arkadaşınızdan (criss angel) destek alıp iş bitince cebine 50'lik sokuşturun.

    - müritleriniz yavaş yavaş kapınızı çalmaya başladı değil mi? onları mercimek köftesi ile karşılamadan önce günün 20 saati çalıştıracaksınız. öyle çok çalışacaklar ki birbirleriyle iletişim kurmayı geç, düşünmeyi bile unutacaklar. tarikatınızı sorgulayan olursa "dışlama, mimleme" yöntemlerini uygulayacak, yetmezse "hunger games" e başvuracaksınız. ron hubbard, scientology'i sorgulamaya çalışan "müritlerini" bir eve kapatıp eşek sudan gelinceye kadar dövdürdü, işkenceler yaptırdı ve bizzat yakınlarıyla görüşmelerini engelledi. jim jones ise garip kafes dövüşleri düzenledi.

    - sonuç olarak, peoples temple'da 909 kişi aynı gün içinde toplu intiharla ölürken scientology orada burada "şube" açıp milyar dolarları götürmeye devam ediyor. siz de müritlerinizin paralarını alıp alıp onları allah'ın siktir ettiği bir yerinde komün hayatı yaşamaya ikna edebilir ve gitmek isteyen olursa gidemeyeceklerini söyleyebilirsiniz. veya işte ne bileyim, ron hubbard olun. en azından 909+5 kişinin ölümünden sorumlu değilmiş adam.

    daha fazla garip belgesel izleyemem herhalde dedikçe, bir öncekinden daha değişik olaylar silsilesi içinde buluyorum kendimi. karnım ağrıdı. üç değil, beş değil, bine yakın adamı aynı gün, siyanürle nasıl intihar ettirebildin şerefsiz?