şükela:  tümü | bugün
  • adama bi siktir git abartma derler.biri kariyerine barcelonanın teknik direktörü olarak başlamıştır.elinde messi,xavi,iniesta,pique vardır.diğeri tercüman olarak başlamıştır en dipten tırmanarak çıkmıştır ne kendisine avantaj sağlayan futbolcu geçmişi ne de dünyanın en iyi oyuncuları vardı elinde.3 farklı ligde şampiyonluk 2 farklı takımla şampiyonlar ligini kazanmıştır.bilmem kaç senedir çalıştırdığı takımlar kendi evinde kaybetmiyor.her gittiği ligde,takımda 1 sene dahi ara vermeden sürekli bir başarı sağlamış bir adamdır.
  • mourinho real madrid hariç çalıştırdığı takımlar hep kaybeden takımlardı. bir zamanlar parlak ama düşüşe geçmiş ya da yükselmeye yeni başlayan takımlardı. evet o takımlarda kazanma oranı %70'in altında ama real madrid çok bir maça çıkmasa da %80 ile oynamakta şu anda.
  • jose mourinho porto,chelsea,inter,real madrid gibi dört tamamen birbirinden farklı futbol yapısındaki takımda çalışmıştır. real madrid daha yeni olduğundan geriye kalan 3 takımla kısa sürede inanılması zor işler yaptığını görebiliriz. özellikle porto ile yaptığı -domestic kupaları saymıyorum ha- ilk sene uefa kupası üzerine sonraki sene şampiyonlar ligini almak, hemde porto gibi bir takımla almak bilmiyorum dünya üzerinde ölü, diri başka bir teknik adama nasip olabilmişmidir. bir dahada mourinho hakkında kimsenin '' x liginde başarılı olamaz'' diyeceği yok, olamaz.

    guardiola ise çok iyi bir jenerasyon ve sistem yakalayan, kendisininde hayatı boyunca içinde oldupu barcelona'nın doğrudan başına geçmiş, ilk sezonunda bütün kupaları alarak çok iyi bir başarı yakaladı ama ikinci sezonunda jose mourinho'ya yenildi, hemde şuanki hali ortada olan inter'e. guardiola barcelona'dan ayrılırsa ne yapar kestirilemiyor. örneğin rijkaard çok kötü bi teknik direktör olarak geldiği barcelona'da efsane oldu, efsanevi bir teknik direktör olarak geldiği galatasaray'da kovudu.. kendi görüşüm guardiola'nın barcelona dışında başarılı olamayacağı yönünde, olsa bile en fazla mancini ayarında olur gibime geliyor. yine benim görüşüme göre barcelona'nın şu jenerasyonuyla total futbole yakın bir çok teknik direktör bu kadar olmasa bile yineden başarılı olur. ama mesela bir capello bi tik yapamaz.

    sonuç olarak mourinho'yu barcelona'nın başına koysanız belki asla guardiola kadar başarılı olamaz, ama dünyada ki diğer ligler ve takımların %90'ın da moruinho'nun guardiola'dan çok daha başarılı olacağı kesin gibi.

    genel olarak başta dediğim gibi mourinho daha hala genç olmasına rağmen inanılması zor işler becermiş bir teknik direktör, onu en iyi yapan en büyük etken ise her gittiği yerde başarılı oldu ve ne zaman karşısında ''bileği bükülemez'' diye lanse edilen bir takım çıksa - man utd, barcelona- her zaman onu yenerek başarıya ulaştı.
  • bir tanesi belki de yaşayan en büyük taktisyen iken, bir diğeri ise; kendisinin de içinde yetiştiği, sağlam zemine oturtulmuş ve -neredeyse- kusursuz işleyen bir (alt yapı dahil) sistem içerisinde görev yapan genç ve çok başarılı bir teknik adamdır. önü açık mı kapalı mı bilemiyorum. bildiğim tek şey jose mourinho'nun gerek karizma, gerek taktik ve teknik bilgi, gerek motivasyon ve gerekse kariyer başarıları olarak şahsi kanaatimce dünyanın en iyi menajeri olduğudur.

    o'nu görebilecek dönemde yaşadığım için bir futbolsever olarak kendimi çok şanslı hissediyorum..
  • (bkz: 5 vs 0)
  • mourinho degil de su guardiola'yi zaten takiminda xavi iniesta messi var kim teknik direktor olsa sampiyon olur bunlar diye kucumseyenler bence gecen sezonun sampiyonlar ligi sampiyonu inter'e ve simdiki hocasi rafael benitez'e baksinlar. tepeye ulasmak ne kadar zorsa tepede kalmak da en az onun kadar zordur.
  • jose mourinho chealse'nin başına geçtikten sonra şöyle demiştir: " eğer kolay olanı isteseydim, porto'da kalırdım. güzel mavi bir koltuk, şampiyonlar ligi kupası ve tanrı... sonra da ben."

    guardiola birgün herhangi bir x takımının başına geçerse ancak öyle ikisini karşılaştırmaya başlayabiliriz.
    şu an karşılaştırmak barcelona'da dünyaları kazanmış olsa bile guardiola'ya haksızlık olur. belki mourinho'ya göre daha cesaretli, belki ondan daha iyi olacaktır. bekleyelim, görelim.
  • biri sağlam bir sistemi olan, düzeni oldukça iyi bir takımın başındaki guardiola. diğeri imkanları olan ama başarıyı bir türlü yakalayamamış takımlarda çok önemli başarılar elde eden mourinho.
    karizma faktörünü de kattığımızda, guardiola mourinho'ya rakip olamaz, liverpool başına geçip premier ligi aldıramazsa.
  • kimsenin hakkında ''barcada xavi-iniesta var, barca'nın başına kim geçse şampiyon yapar'' demediği karşılaşma. barca-real topiğinde en az 5 sayfa şunun mealinde cümle vardır; '' barcelona'mızın franconun piçlerine paranın değil, xavi iniesta gibi sistemin kazanıcağına göstereceği maç olacaktır!!!!''

    o zaman bununla övünen ''parayla saadetin gelmeyeceğini söyleyen, barca'nın bu sistem ve jenerasyon sebebiyle üstün ırk olduğunu iddia eden'' barcelonalılar şimdi '' hacı ona bakarsan mourinho'da istediği futbolcuyu aldı, aynı uyumu yakalasaydı o zaman bik bik bik'' diyor.

    2 dakika objektif olun be kardeşim. biri orda 5-0 diye bakınız veriyor. başkası çıksa ''hani geçen sene kupayı bernabeu'da kaldırıyordunuz? metrobüsle geliyordunuz? koyduk mu? '' dese 3 yemiş bülbüle dönersiniz.
  • jose mourinho benliktir, enaniyettir, egodur; guardiola'nın başında olduğu takım o egoyu 90 dakika yerlerde süründürmüştür. yenilmek de yenmek kadar doğal bir sonuçtur; fakat geçen sene inter'in başındayken maçın bitiş düdüğünün çalmasıyla beraber nou camp'ın çimlerinde zafer kazanmış ordu kumandanı edasıyla hareketler çekersen o zaman yenilmenin adı "egonun yerrlerde sürünmesi" olur. geçen seneki zaferini mütevazı bir edayla karşılasaydı bu seneki hezimeti de mütevazı bir edayla yorumlanıp değerlendirilirdi.