şükela:  tümü | bugün
  • aslen portekiz dogumlu bir sefarad. iberya'daki engizisyondan kacip sirayla tum avrupa'yi dolastiktan sonra devlet-i aliyye'ye siginiyor ailesiyle birlikte. ailesinin sefarad cemaati icinde ust kademe diyebilecegimiz gucu hem soyluluktan hem de maddiyat ve manevi saygidan ileri geliyormus. bu refaranslari ve halasi donna gracia'dan pasi alarak olusturdugu avrupa'daki kontaklari sayesinde ii. selim'e diplomatlik yapiyor. selim sonrasi donemde damat sokollu tarafindan saraydan dislaniyor. bu arada yukarida laf salatasina donen nasi'ye duyulan manevi saygi multecilere, surgun yahudilere yaptigi yardimlardan oturu. oyle haybeye bir sey degil. diplomatliginin yani sira bankerligi de var.

    ismi daha evvel de duymustum ama su sira bitirdigim wu ming foundation'a ait altay adindaki kitapla daha bir sikifiki olduk. kitabin akisina gore esas oglanin arkasindaki yasli usta olarak algilanabilir ilk once. kitap bittiginde ise kahramanin nasi oldugu ortaya cikiyor. yassef (miklagard'daki ismi) ve onun kibris'a kurmak istedigi yahudi kralligi, bunun icin ii. selim'i venedik ile savasa sokmasi, sokollu mehmed ile olan kavgasi vb romanin disinda tarihi metinlerde de bulunabilecek gerceklikler. ama nedense venedik'teki ismi emanuel de zante, venedik'teki cephane patlamasindan sonra cumhuriyete ihanet suclamasindan kacip yeni roma/stambol'a dustugunde tekrar manuel cordosa olan sahis kitap harici baska yerlerde bulunamiyor (bu kisi ragusa'da yahudi bir ailede dunyaya gelen ama daha sonra ergenlik caginda venedikli hristiyan babasi ile karsilasip hristiyanliga gecen surgun yahudi, wu mingciler bu iki isimle aniyor). kimi kaynaklar kibris ve inebahti savaslari oncesinde venedikte gerceklesen cephanelik patlamasini/venedik'e yapilan bu ihaneti nasi ile baglantili righetto marrano adindaki sahsin ustlendigini, en azindan bu olaydan sorumlu tutuldugunu ve yargilandigini soyluyor.

    ortakoy'deki sinagog'un ilk cemati kendi ailesi. wu mingcilerin kitabindaki sinagog'u istanbul'da bir yere yerlestirebiliyorsunuz ama nasi'lere ait belvedere sarayi'nin tam olarak nerede oldugunu i-ih. boyle bir saray olmus mudur, olmustur da daha farkli bir isimle mi anilir. bunlari hic bilmiyoruz.

    bu adami benim icin yazmaya cekici kilan ozelligi ise kadinindan/esinden yedigi darbe. ihanet. harem ile samimi olan esi donna reyna, inebahti yenilgisinden sonra yahudi kibris kralligi suya dusmekle kalmayip sokollu baskisi ile artik nefes alamayacagini dusunen-bilen kocasinin ispanya kralina yazdigi ve hristiyanliga donerek siginma talep ettigi mektubu sokollu'ya iletir. bu vakanin da romanin disinda tarihi bir yan tasiyip tasimadigini bilmiyoruz. zaten wu mingciler cok akilli. olayi, mektup elimde nasi eger bana karsi bi falsonu daha yakalarsam anam avradim olsun bu mektupla birlikte canina ot tikarim diye gurleyen sokollu ile bitirmisler.

    jusenas'in uktesiydi.

    simdi tekrar dusundum de. emanuel de zante yanisi manuel cordosa'nin tarihi kayitlarda gecmeyisi, anlaticilarin bu iki karakteri ayni kisiden turettiginden olabilir. kitabi okudugunuzda hemen hemen ayni yollari gecmis olan nasi'nin manuel'de kendini gordugunu hissedersiniz.
  • hayatı hakkında bir kitap türkçede çıkmıştır. şaşırtıcı şekilde tercümesi de kötü değil, aksine gayet başarılıdır.

    önemli not: kitabın türkçesinin bu denli güzel olmasının sebebi tercüme değil de yazarın kendi anadilinde yazmış olması sebebiyledir. bunu da bugün öğrenmiş olduk.

    http://www.pandora.com.tr/…nasi-yahudi-casus/557388
  • bugun, hakkinda su yaziya denk geldigim kisi:
    https://www.chabad.org/…seph-nasi-duke-of-naxos.htm

    sozde orta birden lise sona kadar, az cok, osmanli tarihi okuyoruz. osmanli'nin engizisyondan kacan ispanyol yahudilerine kucak actigini biliyoruz ama nasil geldikleri hakkinda hicbir sey ogrenmemisiz.

    bir de, joseph nasi'nin inebahti savasi'nda da rolu varmis. inebahti savasi'ni bile, yeteri kadar ogrenmemisiz bence. hezimete ugramis da olsak, hangi sartlarda bu hezimete ugradigimizi bilmek onemli. avrupa'da orada burada gezerken (ozellikle italya'da, trieste'den venedik'e, pisa'dan floransa'ya) tonla kilisede muzede, bu savasa dair izler gordum. ama turkiye'de, gectim hezimetleri, zaferlerimiz bile, bir kac ucube anit eser harici anilmiyor.

    https://books.google.de/… battle of lepanto&source=

    not: yeri gelmisken, ozellikle venedik'te dukalik sarayini gezmis olanlar inebahti'dan bahseden (onlar icin lepanto), devasa tablolari gormuslerdir. biz turkler, agzi yuzu yamuk resmedilmisiz. osmanli'nin, dusmanlar korksun diye birliklerin onunde akil hastalarini (bazen de tipi kaymis kisileri), one surdugunu okumustum bir yerlerde. ama bu cizimlerin cogunda -resmen- orklar gibiyiz (lord of the rings'de orklarin turklerden esinlendigi, mordor'un anadolu'yu, nehir kenarindaki orklarin eline gecen sehrin istanbul'u, minas tirith'in venedik'i ve rohirrim atlilarinin kral sobieski yonetimindeki polonyalilar olduguna dair teorileri okumussunuzdur eminim). bu bir cesit propaganda. "korkunclar, onlara karsi birlik ol, kralina itaat et, dusmanlarimiz insan degiller, degersizler" gibi bir propaganda sanki (hristiyan olmayan herkese ayni yaftayi vurmuslar, biz de musluman olmayan herkese asagi yukari benzerlerini soylemisiz). viyana'da da savas muzesi mi neydi, oyle bir yer gezmistim, orada da bizi resmeden tablolar ayni sekilde cizilmisti.

    bu arada, propaganda posterleri gercekten ilginc eserler. amerikan gorselleri hepimizin beynine islemis ("sam amca seni istiyor" posteri ozellikle). munih sehir muzeinde, nazi propaganda eserlerini gormustum, onlar da cok ilgincti. ama en ilgincini napoli'de gormustum. pompei'de bir villa da bulunmus su unlu mozaik: https://en.wikipedia.org/wiki/alexander_mosaic
    bu eser, tarihin ilk propaganda gorsellerinden kabul ediliyor, korkak darius ve cesur iskender (bu mozaik, orjinal yunan versiyonun kopyasiymis). iskender propaganda konusunda cidden iyiymis (seferlerde yaninda tarihcileri tasimasi bile bu isin parcasi).
    https://books.google.de/…e great propaganda&source=