şükela:  tümü | bugün
  • dünya üzerindeki en yetenekli caz saksafoncularından biri... tapılası... cnbc-edeki konserleri izlenesi...
  • ayrica yesil gozlu zenci melezi, guzel insan, seker insan.
  • "freedom in the groove" albumundeki "one shining soul" parçasını en sevdiğim ilk 10 parça arasında sayabilirim.turkiye'ye de geldi.blues brothers 2000 filminin dev kadrosunda yer alan saksofoncu.
    bi de bildiğim kadarıyla eleştirmenler pek sevmez bu adamı ama o da onları takmaz pek
  • disardan goruldugu kadariyla hicbi kusuru olmayan olamayacak insan
  • dewey redman'in oglusu... muzigini calabilmek icin harvard hukuk fakultesini terk eden zeytin gozlu, cikolata renkli tenor saksafon ustasi.
  • joshua redman'ın, brad mehldau ile birlikte çalıştığı bir albümde yorumladığı, "how come you don't call me anymore" adlı şarkının, daha sonra alicia keys tarafından yorumlanması ilgi çekici gelmiştir bana. ama çok da ilgimi çekmemiştir, ne de olsa blues standartıdır demişimdir. ancak asıl ilgi çekici olan parçanın sonunda joshua adlı kişinin yaptığı üfleme numaralarıdır. bir glisando ile iki oktav fırlayıvermiştir şarkının sonunda, en sonunda da sinsi sinsi saksafon kapağı numarası yapmıştır. ona da zaten bu yakışır. albümün ilerleyen şarkılarında beatles'in elenor rigby adlı şarkısı yorumlanmıştır.
  • (bkz: brian blade)
  • hafizam beni yaniltmiyorsa, 1997’de ilk kez turkiye’ye gelip, istanbul caz festivali’nde sahne alacagi zaman, sevin okyay’in kosesinden bas bas bagirip, “bu adam muthis. kacirmayin! pisman olmayacaksiniz!” dedigi yetenekli, yakisikli, muzip saksafoncu. su siralarda “the joshua redman elastic band” adli grubuyla o kent senin bu kent benim dolasmakta ve hemen her yil istanbul’a ugramaktadir.

    gelelim hayat hikayesine: adamimiz, 1 subat 1969’da berkeley’de dogmus. “armut dibine duser” hesabi, kayda deger bir saksafoncu olan babasi dewey redman’dan ilk notalari duymus. cocuklugunda caz’dan, pop’a, rock’tan etnik muzik’e kadar bircok turu dinlemis. hatta bayagi genc yaslarda (10 civari) gitar, piyano ve tenor saksafon caliyormus. neyse efendim, yillar yillari kovalamis, bu arada joshua populer muzige daha cok ilgi duyup, deneysel calismalar yapiyormus. akilli bir genc oldugundan bir yandan da okuyormus. (burda bir parantez actik, zira joshua icin okul hep muzigin onundeymis) kerata sinif birincisi olarak liseyi bitirmis ve harvard’da sosyal bilimler alaninda, onur listesinden lisans okumaya baslamis. okul boyunca muzigi hobi olarak surdurmus -bir hobi icin fazlasiyla iyiymis gerci- bu arada yale’e, hukuk egitimi almak uzere kabul edilmis. biraz kafa dagitmak icin gittigi new york’ta hayatinda ilk kez duzenli bir sekilde pratik yapmis, jam session’lara katilmis. elbette ki bunun arkasi gelmis. thelonious monk uluslararasi saksafon yarismasinda birinci olmus. bircok onemli festivalde, dunyaca unlu muzisyenlerle birlikte calmis. sonra okulu birakmis ve profesyonel muzik ortamina –tabiri caizse- akmis. son yillarda evlendigi ve bir cocugu olduguyla ilgili soylentiler de duyduk ama haber kaynaklari bu bilgiyi henuz dogrulamadi...

    joshua redman’in kendi adiyla yayinladigi albumleri sunlardir:

    joshua redman (warners 1993)
    wish (warners 1993)
    with joe lovano tenor legacy (blue note 1994)
    mood swings (warners 1994)
    spirit of the moment live at the village vanguard (warners 1995)
    freedom in the groove (warners 1996)
    timeless tales (for changing times) (atlantic 1998)
    beyond (warners 2000)
    passage of time (warners 2001)
    elastic (warners 2002)
  • enstrümanını ustaca çalmasının yanı sıra vücut diliyle ve pek hayran oldugum "erkeksi zerafet" diye açıklayabilecegim haliyle de aklımda yer etmiş saksafoncu. sololardan sonra hadi eyvallah der gibi kulise bi gidip gelerek attıgı fake'lerde ve sahneyi en son terk edişinde biraz egoistik havalar sezdim ama yine de pek haysiyetli idi. kendisini yine görmek isteriz. http://www.joshuaredman.com/joshua/index.cfm
  • timeless tales albümünden sonra daha ciddi müzik yapacağını beyan etmiştir kendileri ama maalesef bu konuda başarılı olamamıştır. o sonny rollins'i hatırlatan ton, o güzel müzikal cümleler kalmamış joshua redman basit bir blues saksafoncusuna dönmüştür.