şükela:  tümü | bugün
  • daha cok sofinin dünyasi ile tanınan norveç yazar.
  • a christmas mystery de güzel bi kitabıdır (çevrilmedi sanırım)
  • bu kişinin yazdığı iskambil kağıtlarının esrarı kült kitabım, gayet kasıntı bir kurgusu var ve insan okuyunca ne olduğunu şaşırıyor,tanrısal sorgulamalara girişiyor.
  • dunyaca unlu norvecli yazar. keyifle ve su gibi okunan kitaplari vardir. hemen her kitabinda benzer bir numara kullanir. buyuk olasilikla ergenlik doneminin hemen baslarindaki bir karakterin basina cok tuhaf bir olay gelir. bu esrar kimi kitaplara gore muamma * kitap sonuna kadar cozulmez, hatta gittikce daha karmasik bir hal alir. gaarder, bu yemle okuyucuyu hapseder ve esas soylemek istediklerine girisir. cogu yerde deneme havasi sezilen uzun parcalar boyunca yasam uzerine felsefe yapar. bu bolumler gittikce daha da karmasiklasan esrarla bir paralellik icinde ilerler.
    ozellikle aynadaki muamma'da gaarder, dozu cok yerinde oturtmus, anlattigi gizemli hikaye ile yasam uzerine dusuncelerini iciren kisimlari biribirini besleyecek sekilde vermistir. seviyoruz kendisini umarim.
  • romanlarını tesadüfler üzerine kuran, henüz türkçe'ye çevrilmemiş olan "the ringmaster's daughter"da, tesadüfü ensest boyutuna vardıran yazar.
  • jostein gaarder 1991'de yayınladığı sofi'nin dünyası adlı kitabı bütün dünyada en çok satanlar listelerine girince bütün zamanını yazmaya verdi. 1997'de karısıyla birlikte çevre sorunlarıyla ilgili olarak sofie vakfı'nı kurmuştur. bu arada ben, her kitabı almam, okumam da. maya adlı kitabını okuyorum; bitirince fikrimi yazacağım.
  • mütiş kelime oyunlarıyla insanı sorgulamaya iten, kelimelerin ve olayların arkasına başka şeyler gizleyen ve bunları bir çocuğun masalıymış gibi kurguya oturtan filozof.okurken kendinizi başka bi dünyada gibi hissediyorsunuz.romantik,serüvenle dolu,masalsı,çocuksu,aklı karışmış ve doğruya ulaşmaya çalışan;gizemleri çözmeye çalışan kahraman oluyorsunuz.kitaplarında tesadüfler inanılmaz boyutlardadır ve bu insana garip bi zevk verir.
  • "insan beyni onu anlayabilecegimiz kadar basit olsaydi, o zamanda biz onu anlayamayacak kadar aptal olurduk"