şükela:  tümü | bugün
  • pedro paramo ve kizgin ova disinda yapiti bulunmadigi icin zaten baska bir numara aranmasini ote gereksiz kilan meksikali yazardir.. kendisinin can yayinlarini bildigini sanmadigim icin o kistasta da konusmanin gereksiz oldugunu dusunuyorum zira suanda kitaplari yky den cikiyor. ayrica iki eseri oldugu icin son derece uzulunmesi gerekir bu insanin, cunku bu iki eseri de oldukca ust duzeydedir, yasadigi ulkede basyapit olarak gorulur, dunyaya daha cok yayilmasi ve taninmasi halinde diger bir cok yerde de bu ovguyu alabilecek niteliktedir.. ancak la cordillera adini verdigi romanini tamamlayamadan ölmesi de ayrica buyuk bir kayip ve uzuntu kaynagidir kuskusuz.. zira o donemde kendisini taniyanlar bu iki eserin basarisindan cok daha buyuk boyutta bir eser yaratacagini dusunuyorlarmis ancak o kisa antolojisine baska bir yapit birakmadan gocuvermis bu diyarlardan.. ya da meksika diyarlarindan diyelim.
  • sadece iki kitabıyla dünya edebiyatında önemli bir yer edinen meksikalı romancı.
    özellikle pedro paramo adlı tek romanı çağdaş dünya edebiyatı için son derece önemli bir yapıttır. ülkesinde ve latin amerika'da kimi okurlar tarafından satır satır ezberlenen roman yaşayan 100 büyük yazarla yapılan ankette tüm zamanların en iyi 100 büyük yapıtından biri sayılmıştır. ancak türkiye'de nitelikli ve yenilikçi romanların pek tutulmaması nedeniyle henüz yeterince tanınmayan bir roman pedro paramo.
    kizgin ova adlı öykü kitabı da diğeri kadar olmasa da önemli bir kitaptır. öykülerin bir sonu yoktur. sanki bir kameradan ya da fotoğraf makinesinden yansıyan karelerden oluşturuğu izlenimleri verir.

    içinde pedro paramo'nun da oldugu tüm zamanların en iyi 100 kitabının tam listesi için:

    http://www.nicholaswhyte.info/…00books/nwgbooks.htm
  • aynı zamanda fotoğrafçı olan yazar. meksika'da 1945-1955 yılları arasında çektiği 175 fotoğraftan oluşan juan rulfo'nun meksikası isimli fotoğraf albümü bulunmaktadır.
  • güney amerika edebiyatına duyduğum hayranlığı on katına çıkaran yazar.
  • latin amerika edebiyatı dersinde tesadüfen karşılaştığım ve kendisine hayran kaldığım yazardır. tüm yazarlar bir yana juan rulfo bir yana. kendi hayatında karşılaştığı zorlukların karakterine ve hayal dünyasına nasıl koyu kalın harflerle kazındığını eserlerinde görmek mümkündür. tüm ailesi meksika devrimi sırasında öldürülmüştür. çocukluğunun bir bölümünü geçirdiği hapishaneden bozma yetimhanede kaldığı dönem bir ömür içinden çıkamadığı bir depresif ruh haline sokmuştur kendisini.
    "en esas epocas contraje un estado de depresion del que todavia no me he pedido curar." sözleri ile kendisi de bu süreçten bahsetmektedir.

    sadece iki kitap ile dünya edebiyatında böyle anılabilmek gerçekten her yazarın harcı değildir. nobel pedro paramo'yu insanlık tarihinin en önemli 100 kurgu eserinden biri olarak nitelendirmektedir. gabriel garcia marquez'in kendisi hakkında söylediklerini çevirmeye üşenen birisi olarak şuradan ulaşabileceklerini belirtmek isterim.
  • böyle muhteşem bir üslup nasıl olur da sadece iki eserle yetinir anlamak zor. hayran olduğum latin amerika edebiyatının en iyilerinden biri.
  • juan rulfo ve benzeri birkaç yazar var ki birisi kesinlikle andrey platonov, ele aldıkları coğrafya sonsuzluğa değin genişler ve insanlar yaşadığımız çağın hiçbir değeri ile yargılanamaz. orada usulca yaşamın kendilerine sundukları ile muazzam sade ve dokunaklı ömürler geçirirler.

    insan doğasının en nadide ve anlam yüklü detaylarını tıpkı anlattıkları insanların yaşamları gibi durağan ve basit bir biçimde aktarırlar. okudukça belki hayatın anlamını değil ancak kudretini sezersiniz. insan olmanın her şeye rağmen doyumunu tadarsınız. koşuşturmasız, dingin, rüzgarlarla ve çöl kumlarıyla iç içe bir hayatta düşlerle iç içe; tüm ölümler ve doğumlarla muhteşem hikayeler yazmış.

    (bkz: el llano en llamas)
  • (bkz: #77358247)
  • meksika edebiyat akademisi üyelerindendir. pan dergisinde yayımlanan öyküleriyle tanınmıştır. daha sonra ilk romanı olan pedro paramo'yu kaleme almıştır. bu eser, dünya edebiyatında büyük yankı yaratmış, sinemaya uyarlanmış ve yazara şöhretin kapılarını aralamıştır. mamafih bu aslında sonun başlangıcı olmuştur. pedro paramo, yazarın aynı zamanda son eseri de olmuştur ve ölümüne dek başka hiçbir eser kaleme almamıştır. bunun en büyük sebebi ise anlattığı hikâyelerle kendisine ilham veren amcasının vefatı olmuştur. "sayısı değil işlevi" demiştir.