şükela:  tümü | bugün
  • judas priest 1976'da gerçek bir heavy metal albümü olan sad wings of destiny'i çıkarmıştır. iron maiden ise kendi adını taşıyan ilk albümünü nwobhm'ın altın çağının ortasında yani 1980'de ancak çıkarabilmiştir. priest'de davulcu dışında uzunca süre kadro sabit kalmıştır. maiden'da clive burr'den sonrasının hesabı yapılması zordur. priest, 70'lerin ortasından 1979'a kadar ki punk'ın her şeyi altüst ettiği hard rock'ın devlerinden pek kimsenin kalmadığı, kalanlarınsa albümlerinde düşüşe geçtiği bir dönemde heavy metal'in bayrağını nerdeyse tek başına taşımıştır. maiden ise zaten heavy metal'in yükselişe geçtiği bir dönemde debut albümlerini çıkarıp, sonrasında kendi hayran kitlesini oluşturup kendi tarzını yaratmıştır.

    ergenler, metal fanları objektif gözle bakamadığından pek farkında olmasalar da priest bu karşılaştırmada her türlü döver.
  • farklı anlayış ve farklı nesil olayına değil de zorluklardan ortaya çıkmak söz konusu ise priest'in her türlü maiden'dan çok daha zor şartlarda yükselmeyi becerdiği sonucuna ulaşılabilinecek karşılaştırmadır. priest nerdeyse bir türü kendi başına yaratmış ve nwobhm gruplarına ilham kaynağı olmuştur. maiden ise zaten zaten başlamış olan bir akımda yerini alarak hazıra konmuştur. priest'in çok zorluk geçiren grup elemanları 1977'de 1978'de çok zor şartlarda albüm ve turne yapmışlardır. 1977'de doğru dürüst bir hard rock/heavy metal grubu piyasada dahi yoktu. priest bu zor şartlarda toparlayabilmeyi başarmıştır. ama adaletli dünya tabi ki daha zorluk çekeni daha az tanınan hale getirmiştir. her zamanki hikaye.
  • iron maiden bir zamanlar judas'ın alt grubu olarak çalmıştır ama daha sonra daha ünlü bir grup olmuştur. judas live after death gibi bir şey çıkaramamıştır. ama maiden da beyond the realms of death gibi bir şarkı çıkaramamıştır.
  • judas priest'in en popüler şarkısı breaking the law, iron maiden'in ise fear of the dark'tır. en güzel şarkıları ise sırasıyla painkiller ve aces high'tır. en sevdiğim yemek lahana sarması, en sevdiğim içecek de cappy vişne'dir. uğurlu rengim turuncu şanslı sayım da 17. iyi geceler.
  • iron maiden 1982'de run to the hills'le judas priest'in 1978 savage'ına selam çakmıştır.

    number of the beast daha meşhurdur ama söz ve müzikal anlamda priest'in 1978 masterpiece'i stained class'ın eline su dökemez. bizim metalci tayfasının stained class'ı pek tutmamasının genel sebebi de 1978 kayıt teknolojileri. yoksa albüm nımber of the beast gibi 1982'de kaydedilseydi o kayıt teknolojileriyle metalci tayfasının tutması kaçınılmazdı.

    işte priest'in şanssızlığı da bu oldu. boom boom davul hastası metalci tayfasında 70'ler davulu ilkel geldiği için priest de maiden'a kıyasla daha az bilinir oldu. halbuki bir 1977 sin after sin'deki dissident aggressor heavy metal'de devrimdi. ama albüm punk'ın şahlandığı seneye denk gelince farkına varılamadı. priest'in de art metal olarak tanımlayabileceğimiz 1976-1978 dönemi bu sebeple görülemeden kaybold ticari başarı ve tanınma elde edemedi.

    yeri gelmişken bu ingiliz heavy'cilerinin de kızılderili için hassasiyetleri de ne göz yaşartıcı. aynısını irlandalı'lar için görememek de ne tuhaf(!).
  • dostoyevski vs nietzsche gibi bir şey.

    ikisi de tanrıdır. allahımdır..
  • ilki ikincisinin oluş sebebidir.
  • ikisini de canlı izlemiş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim;
    asla karşılaştırılamayacak kadar mükemmel iki müzik grubudur.
  • iron maiden judastan çok daha popüler ve bu yüzden iron maidenla tanışmam erken yaşta oldu.o yüzden iron maidenın yeri bende ayrıdır.ama müzikal anlamda yorum yapamayacağım