şükela:  tümü | bugün soru sor
  • her ne kadar iki takımda da neredeyse doğru dürüst forma şansı bulamasa da hem real madrid hem de barcelona forması giymiş futbolculardan biridir.. bizler, kendisini daha çok rayo vallecano kalesini korurken hatırlıyoruz aslında.. şu sıralarda ise, ispanya 20 yaş altı milli takımı'nı çalıştırmakla meşgul...
  • portonun yeni teknik direktörü,kendisinden beklentilerim büyük.
  • adi fenerbahceyle anilan teknik direktor.

    ne yalan soyliyim adini duymamistim. e sozlukte de cok entri yok.

    ula bu aziz baskan neler ceviriyor? duyulmamis sportif direktor + duyulmamis teknik direktor stratejisi

    kaynak- ahmet ercanlar tigit
  • henüz porto dışında çalıştırdığı iddalı bir takım olmasa da kariyerine başladığı günden bu güne kadar ki sürede çılgın istatistik değerler yakalamayı başarmış genç teknik direktör.

    % 76.3 galibiyet
    % 14.4 beraberlik
    % 9.3 yenilgi
  • hakkında bir şeyler öğreneyim diye buraya geldim ama sözlükte de kendisini pek bilen yok sanırım. eğer başarıya aç ve modern futbola uygun bir tarzı varsa fenerbahçem için neden olmasın.

    tanım: gizemli teknik direktör.
  • fenerbahçenin bu hocayı ikna edebileceğini düşünmüyorum,barcelonanın gelecekte potansiyel hocasıdır.
  • şöyle bir olaya konu olmuş hoca.
  • rayo vallecano, real madrid b takımını ayrıca çeşitli kademelerde ispanyol genç milli takımlarını çalıştırmış, şimdilerde porto'yu çalıştıran ve adı fenerbahçe'yle anılan 48 yaşındaki teknik direktör. barcelona ve real madrid'de kalecilik yapmışlığı da vardır.
  • fc porto ile yollarının ayrıldığı duyurulan teknik adam.
  • porto'dan gönderilmiş.

    geçen sezon oynattığı oyunu beğeniyordum. şampiyonlar ligi'nde evde 3-1 kazandığı bayern münih maçı büyük bir referanstır. o maçtaki ricardo quaresma kullanımı, adam adama temelli, yer yer alan paylaşımlı savunma dante'ye topla oynama izni verip geri kalan herkesi kitlemek vs. uygulamaları çok güzeldi.

    tabi gözardı etmemek gerek; rövanşta bayern 6-1 kazandı. hatta, pep guardiola rövanşta diziliş-kadro her şeyi değiştirmişti de, ben o maçın ilk 5 dakikasından hep şüphe edeceğim. çünkü bayern rövanşa, ilk porto maçındaki dizilişle başladı. porto da ilk maç uygulamasını sürdürmeye meyletti... ancak 5. dakikadan sonra bir anda savunma 3'lü oldu, herkesin yeri değişti, badstuber-boateng ikilisi 45-50 metre kenarlara açmaya başladı oyunu. velhasıl, asıl dizilişe 5. dakika geçip porto'yu demoralize etmek bir plan mıydı her daim düşüneceğim. zira bir anda dağılmıştı porto'nun adam adama bazlı savunması; yacine brahimi-quaresma boşluğa pres yapıyordu...

    şu anda porto, benfica'yla beraber 16 maçta 37 puanda. lider sporting'in 41 puanı bulunuyor. porto sezon başı 114.4 milyon euro'luk oyuncu sattı. iki bek (alex sandro ve danilo), santrfor (jackson martinez), bir kenar (quaresma) gitti. 36 milyon euro'luk oyuncu alındı.

    geçen sezon kadronun kalite standardının üzerinde 2 beki ve santrforu vardı porto'nun. bu sezon transferde daha çok merkeze abanıldı. 2 bek ve santrfor geçen yılın kalitesinde değil, dolayısıyla takımın kalitesinde bir düşüş var. zaten maicon'un yanında oynayan stoper daima handikap iken, kaleye iker casillas'ın geçmesi, bek ve santrfor kalitesinin amorti edilememesi ile savunmada bir düşüş var. keza jesus corona-brahimi kenarlara yeterli görülebilir ancak onları zorlayan, en azından corona'yla aynı kalitede bir kenara daha ihtiyaç var. merkezde ise bir oyuncu kalabalığı oluştu. danilo pereira, giannelli imbula, andre andre, hector herrera belli bir kalite vaat ediyor lakin hiçbirinin hücum etkinliği, "delmeleri", öne gidişleri yeterli değil. yani fazla defansif bir merkez olduğu gibi, bekler de çizgileri otobana çeviremiyor...

    lopetegui'nin bu transfer politikasında bir suçu yok. porto transferde fırsat kolluyor. bu yüzden her sezon bazı bölgelerde noksanlık yahut yığılma olabiliyor. "şu pozisyonda oyuncu yok bulalım"dan ziyade "şu uygun alalım" politikası hakim (malum).

    benim garipsediğim; porto taraftarının bakış açısı. jose mourinho döneminin ardından yalnızca andre villas-boas koltuktayken bir parça mutlu olabildiler; hep mutsuzlar. portekiz futbolu hakkında bilgisine çok güvendiğim 3 arkadaşım var. 3'ü de tesadüfen porto'lu. uzun süredir takımdan memnun değiller. olabilir. ancak bir çözüm / çözümleme yok akıllarında. yalnızca mutsuzlar. onlarla porto hakkında çok konuştum. "bir gün oyuncu satma işini bırakıp, oyuncuları tutan, 3-4 yüksek bonservis ödeyip elit takımlara kafa tutan bir porto görecek miyiz? yani bu oyuncu satma politikası / anlayışı ne kadar devam edecek?" dediğimde yanıtlar aynı; "bilmiyorum... ama yüksek oyuncular alıp dediğin şeyi yapamayız. portekiz'in nüfusu çok değil. futbol bütçesi büyüyemiyor. büyütmenin formülünü arıyorlar ama yayın haklarını falan nasıl iyi paraya satalım ki?"

    sanırım porto taraftarı mou'dan sonra daima güzel yemekler yemek istiyor. onlara göre malzeme ne olursa olsun ziyafet çekilebilir. niteliğin çok da önemi yok... brahimi'nin çabasına rağmen tribünlerden tepki almaya başlaması, kadronun yetersiz görülmesi ve buna rağmen oyuncuların protesto edilmesi de çelişik...

    bu sezon şampiyonlar ligi'nde tur atlayamamak taraftar için büyük yıkım oldu. o savunma ve casillas'la, yarışılan rakip sergiy rebrov'un dinamo kiev'iyken ben bu tabloyu garipsemedim. kiev uzun yıllardır olamadığı kadar derli-toplu. transfer hususu da bir mantığa oturdu. rebrov çok iyi iş yapıyor...

    özellikle taktiksel açıdan, maç analizlerinin etkinliği ve geçen sezon kurduğu sistem ve takım nedeniyle lopetegui'ye sabır gösterileceğini düşünüyordum. gösterilmedi. bundan sonra mutlaka orta-üst seviye ispanyol takımlarında şansını denemeli 49 yaşındaki teknik adam. elit bir teknik direktör olamasa da futbol dünyasına duran top setleri, alan paylaşımları, kadrodan takım yaratmak ve özellikle rakip çözümlemek konusunda yapabileceği çokça katkı var.