şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: boeing)
    (bkz: 747)
  • (bkz: song 2)
    (bkz: blur)

    "i got my head checked"
  • en çok oyuncağı yapılan uçaklardan biri.
  • yanilmiyorsam ucan fil jumbo ismini bu seriden almis
  • gürültü yapma konusunda eşsiz.
    çocukken altında durmuştuk arabayla inen bi kargo uçağının. sağır oluyoduk. çok fena.
  • belgesellerde futbol sahasından sonra en çok kullanılan ölçü birimi. izlerken hangi akla hizmet bir alışveriş merkezinin içine bunlardan 12 tane koymak gelir diye düşünmemek lazım, alışıyor bünye.
  • (bkz: dumbo jet)*
  • kalkışı sırasında 15000 litre yakıt tüketir.
  • küçükken jumbojet ucagim vardi benim... boyle kocaman.. ya da ben kucuktum bilemiyrm. boyle viijjjuuvvv diye ses çıkar, döner gelir, sonra kapisi acilirdi.. icinde bi tane de hostes beklerdi, sarisin guzel bi kizdi. eger kiz kardesim olsa, onun bebeklerinin eteklerinin altina bakr mıydm bilmiyrm ama o hostese bakmadim galiba. bu topraklardan kanıma işlemiş sanırm, namusumuzdu sonucta. benim hostesimdi, yakismazdi onun bacaklarina bakmak...
    biraz daha büyüyünce de, zengin ama cok gorusmedigimiz amcam, belki de babam işini yapti diye, aiwa wolkmen almisti, böyle dijital... kulakligi taktigim an, zaten, mel gibson'un william wallace'ı karizmasinda oluyrdum. hem zaten, walkmende aiwa, sony'den daha iyimis lafini da duymustum... guzel walkmendi...
    kulağımda kulaklıkla gezerken uçaklar geçiyor bazen, hiçbirinde ağzından salya akarak, dönen uçağa bakan iştahında olmuyor gözlerim...
    tanım: içinde sarışın hostesler olan uçak..