şükela:  tümü | bugün
  • ankara bahçelievler 3. caddede bulunan daha çok şarap üzerine yoğunlaşmış bir pub. geçerken pek göze batmıyor ama güzel bir atmosferi var. güzel bir alternatif mekan olmuş.
  • ankarada güzel canlı müzik dinlenebilen oldukça az yer var. hele caz dinleyebileceğiniz bir iki yer anca var. june da bunlardan birisiymiş, yeni öğreniyorum. bahçeli 3. cadde, varuna'nın karşısında bulunuyor mekan. oldukça güzel bir ortamı var. cumartesi akşamları meriç çalışan ve grubu çıkıyor. öneridir.

    edit: cuma günleri çıkıyor bahsettiğim grup artık. ek olarak sanırım her gün müzik var. pazartesi akşamı bile canlı müzik vardı. ki canlı müzik dediğim de yani viyolonsel, piyano ve bariton vokal. gerçekten farklı, değeri bilinmesi gereken bir mekan. favori mekanım.

    edit2: buralarda entry olmadığına bakmayın, pis ünlendi june. hatta korkmaya başladım; malum bu kadar ünlenince boka sarma gelir arkasından. nazar değdirmeyin lan gidin başka yerlere.
  • ankara'nın serotonin salgılatan lokasyonlarından biri.

    içeriye girdiğiniz andan itibaren her şeyiyle mutlu ediyor insanı.

    atmosfer, dekor, işletme anlayışı; en önemlisi hayatın içinde hasret kaldığımız çalışanların güler yüzü, insana yaklaşımları, orada olmaktan aldıkları keyfi olduğu gibi müşterilere bulaştırıyorlar. kulaklar ağızda bir ankara akşamının mekanı yani.

    pek tabiki, müzik, şarap ve yemeklere değinmeden olmaz.
    june, şarabınıza ve yemeğinize jazz adında sihirli bir iksir döküyor ve sizi büyülüyor benden söylemesi.
  • çağrı sertel'in albüm lansmanına ev sahipliği yapmış olan, bizi müziğe doyuran ve sevindiren güzide mekan. ankara standartlarının gayet üzerinde olup, fiyatları adam sikme politikası üzerine kurulmamış güzel birkaç mekandan biri. eşle, dostla müziğe doya doya muhabbet edilecek en güzel mekan.

    benzeri organizasyonlarının hepsinin müşterisiyiz, burdan kendilerine sevgiler.
  • şarapları çogzel. müzikleri de..

    çok yoğun geçen bir haftadan sonra kendini buraya atmalı gerçekten insan.

    insan bir akşamüstü ansızın yorulur diyor ya atilla, aynen öyle.

    ama burada bir kadeh şaraptan sonra ne yorgunluk kalıyor, ne dert, ne tasa!
  • menü güzel
    fiyatlar gayet makul
    çalışanlar aklıbaşında insanlar
    ankara'nın ihtiyacı olan mekanlardan

    ama

    iç kısımda iklimlendirme yetersiz. geçen gece klimanın yakınında olmamıza rağmen terden sırılsıklam olduk.

    sigara içenler ayrılmış düzgün bir alan yok. arka bahçede sigara içilebiliyor. ama bu kez de müzik dinlenemiyor. insan sibel köse'yi dinlerken 2 tek atıp bir monte cristo tüttürmek istiyor. ama olmuyor. arka bahçeye geçtik; arka kapı açıkken müzik gayet güzeldi ama garson arkadaşlar içeride çalışan klima nedeniyle kapıyı kapattılar. o da nasıl bir kapıysa zerre müzik gelmiyor dışarıya.

    viski tek ve duble fiyatları yüksek; gereksiz yüksek. şu anki fiyatların 3te 2si kadar olsa eminim viski satışından şu ana kıyasla daha çok kazanırlar. ama viski fiyatlamasındaki tuhaflıklarını singleton ile taliskerin aynı fiyattan servis edilmesinden anlayabilirsiniz. bilinçsizce yapılmış işler bunlar...
  • bahçeli üçüncü caddede bulunan mekan. aslında fikir olarak konsept güzel, çalan gruplar iyi ancak ses sistemi sıkıntılı, bira sıcak, ayrıca çalışanlarının bir kısmı oldukça saygısız ve amatör..
  • dün akşam ayşe gencer ve imer demirer'i izleme vesilesiyle ilk kez bulunduğum mekan oldu.
    her iki isme olan hayranlığımdan dolayı konserden haberdar olur olmaz yaptığım rezervasyon ufak bir şanssızlık yaşamamıza yol açtı. işletme beni en iyi olduğunu düşündüğü masaya almıştı ancak masanın sahneyi görmemesinden dolayı yaptığım rica üzerine sorun çok hızlı bir şekilde çözüldü. (işletmeci emre bey'e burdan selam!)

    ayşe gencer ve imer demirer'e gelirsek... oldukça dengeli seçilmiş bir repertuarı başarıyla seslendirdiler. neden türkiye'de caz dendiğinde akla gelen isimler olduklarını tartışmaya gerek yok. bu arada kendilerinin 26 yıl önceki halini görmek isteyenlere trt arşivin anılarla müzik 25. bölümvideosunu tavsiye ederim.

    saat 11'de verilen aranın ardından salondan genç bir kadın sahneye alındı. bizim masada "kız kötü söylerse direkt gidelim" muhabbeti yapılırken, (adını ilyada olarak duydum, yanlışsa kusura bakmasın. öyleyse de çok epik bir isim olmuş!) insanı yerine çivileyen bir performans dinledik. haddim değil ancak yine de söyleyeyim. umarım uluslararası ilişkiler okumaz ve caz şarkıcısı olur!
  • geçen yaz iki gece ardarda gittik. hatta sırf bunun için çıkıp ankara'ya geldik. çok da iyi etmişiz. güzel bira, pub mutfağı ve canlı müzik... ankara için büyük nimet.