şükela:  tümü | bugün
  • son yılların en parlak, en eğlenceli, en en enn light yaoisi. mangası da animesi de şukeladır. (junjo romantica olarak da bilinir.) bu arada merak edenler için söyleyeyim: junjou, pure heart demek. ama ismine kanıp romantik komedi izleyeceğinizi düşünmeyin, daha arıza.

    kısaca anlatmak gerekirse, 3 çiftin hikayesinden oluşur, biraz anlatayım:

    junjou romantica ismine kanmayınız efenim, akihiko usami (seme) ve misaki takahashi (uke)nin hikayesidir. usami -namı diğer usagi- söz konusu romantiktir ama ilk etapta manyak izlenimi verebilir. (yani bence manyak) neysecime, üniversiteye hazırlanan misaki ağabeyine yazılan (ki yazılmak ne kelime) akihiko tarafından ders çalıştırılır ve olaylar gelişir.
    tamam zengin, zeki, başarılı, yakışıklı, asosyal seme çok çok çok yaygın bi model olabilir. [lan? sasuke uchiha'yı anlatmışım gibi gelmedi mi size de bi an? aman neyse o başka anime/manga** , başka janr*.] (ne bileyim en ünlüsü yuki eiri*'dir mesela.) uke de gayet klişe, saf, iyi niyetli, kolay sinirlenen ve iyi yemek yapan bi tip. ama o kadar komikler ve klişe oluşlarıyla da dalga geçiyorlar ki, gayet sempatik bi hale geliyorlar.

    junjou egoist egoist kelimesine de kanmayalım lütfen. nowaki kusama (seme) ve hiroki kamijou (uke) nin hikayesi. söz konusu egoist hiroki'dir. ama vallahi düşündüğünüz gibi değil, melek gibi çocuk aslında (yalan) yani böyle hassas böyle... (konuştukça batıyorum. neyse sonra anlarsınız herifi niye böyle delicesine savunduğumu) favorim bu hikayedir.
    neyse ortada bi melek varsa, o da nowaki'dir. bu hikayeyi tanımlamakta biraz zorlanıyorum. aslen bu da tam agresif uke, sıcak seme ilişkisi gibi ama... ne bileyim ya... binlerce (maalesef abartmıyorum) yaoi okudum, beni bu kadar etkileyen bi karakter* olmadı (ok ok anlatacağım nedenlerini ama accayip spoiler barındırdığı için bu entaride değil.)
    neyse nowaki, hiroki'ye aşık olur. ama hiroki pek öyle aşkım böceğim tribinde bayık bi insan değildir, zaten berbat karşılıksız bi aşktan kurtulmaya çalışmaktadır, nowaki'ye pas verir mi ki?... (eveeet!!!)

    junjou terrorist "agresifim/tuttuğumu koparırım" uke modeli shinobu takatsuki ile "sürekli dalga geçiyorum ama aslen çok derin ve karanlık kişilikliyim" seme modeli you miyagi'nin ilişkisi. [ahanda tam şu an, bi gün dünyadaki herkesi yaoi steryotipleriyle modelleyeceğimden tırsmaya başladım!] you, inatçı uke tarafından esir alınır, yok yok literally değil. bu velet* you'nun eski karısının erkek kardeşi, you'nun hala patronu olan kişinin de oğludur. ahanda velet bunu kullanarak you'nun yanında kalmaya başlar. (velet velet diyorum ama 18 yaşında) ve olaylar gelişir. shinobu'nun aşçılığına hastayım muhahahahha.

    bu arada, serinin mangakası olan shungiku nakamura'nın el fetişi olduğuna inanıyorum. böyle bi ellerin sıcaklığıdır, güven vericiliğidir böyle bi sardı mı sarmalamasıdır gidiyor.

    hah, unutmadan, anime 24 bölüm. ilk sezon nisan 2008'de başladı, ikincisi kasım 2008'de başlayacak. ilk sezonun dvdsi çıktı, televizyondan azıcık daha açık (çok açık değil sensitive pornograph beklemeyin... hatta bence genel olarak sensitive pornograph beklemeyin. o bi mucizeydi herhalde. yaoi tanrıçasının bizlere hediyesi falandı. bilmiyorum.).

    junjou romantica'nın çevirilerini aarinfantasy yaptı/yapıyor, dvd versiyonlarını izlemenizi tavsiye ederim.
  • hiroki'sine bittiğim pek bir tatlı yaoi seri. rahat yaoi sevdirir diye düşünüyorum. üç ayrı çift anlatılıyor ama hepsi ordan burdan bağlantılı tabi ki. ukelerini kaşlarının çatıklığından, semelerini de yüzlerindeki artist ince gülümsemeden seçebilirsiniz. çizimleri ve animasyonu gayet güzel, ortalama üstünde. izlerken bayağı keyif aldım diyebilirim. aradaki komedi de iyi olmuş.
  • --- spoiler emareleri içermektedir! --- (üstelik bi de anlamsız kişisel)

    bundaki hiroki var ya... kendisi benim için bi ilk.
    hayatım boyunca hiç bi karakteri kendimle özdeşleştirmedim. hani çok sevdiğim aphrael ya da meredith gentry ile bir özdeşleştirme bile hissetmedim.
    taa ki hiroki kamijou dediğimiz o iblis-ehem oğlana kadar.

    (ki 20li yaşlarının başında bi hatun olarak 20li yaşlarının sonunda gay bi herifle özdeşim kurmak ayrıca fantastik geçiyorum da, karakterine geleyim.)

    hiroki'nin şöyle bi olayı var, dünyanın en duygusal, romantik falan insanı. ama öyle olmak istemiyor.

    fevri ve cadaloz görünse de asla ne hissettiğini, düşündüğünü ifade etmiyor, sürekli gizliyor, insanlara kolay bağlandığı için kolay kaçıyor, ama bi kez bağlandıktan sonra da... argh. beynim patlayacak.
    fakat bu özelliklere sahip binlerce karakter bulabilirim size, ne bileyim rei hino'dan anita blake'e, kara thrace'den faith'e...
    ama ben hiçbirine hissetmeyip de hiroki'ye karşı çok karmaşık duygular içindeyim. (ha bu arada beni tanısanız asla hiroki demezsiniz... bence... bilemedim. o yüzden durum çok fantastik.)

    ama yataktaki submissive hali, kendisiyle ilgili söylenen iyi şeyleri görmezden gelmesi, sinirlenince etrafı yakıp kavurması, sulugözlülüğü, ciddiyeti, unutkanlığı... hastasıyım ya! adamım.
  • animesi çok mekanik olan, mangası daha dinamik olan seri. animesi tam yerinde bitirmiştir. zaten animesinin bittiği yerden itibaren, akihiko usami ve chibi-chan ilişkisi daha farklı bir boyut alıyor. o da merak edene elbet.

    kanımca en gerçekçi ilişki, nowaki ve hiroki arasındaki ilişkidir. çünkü onların kaygıları gerçekte çiftlerin yaşadığı kaygılardır. duygusallığı, kaygıları, kavgaları tam yerindedir.
  • insanı halden hale sokan harika bir animedir. izlerken "böhüeaaaa" efektiyle gözyaşlarına bürünebiliyor, bazen "ahuaha" efektiyle de gülebiliyorsunuz.

    aşk hayatınız konusunda mutlu değilseniz izlemeyin, başınıza iş almayın.
  • yeni başladığım, her türlü aşırı tepkinin son derece şirin çizildiği, artık manga okumaya başlamam gerektiğini gözüme gözüme sokan animedir. şimdiye kadar 4-5 anime/dizi izledim mangadan uyarlanan. herkes her biri için "mangası daha iyi olluummm" modunda. bi okuyayım da göreyim ne iş?

    cinsellik çok ön planda değil, hatta hiç değil (benim için az çok olması önemli değil gerçi).

    genel olarak eğlenceli, temelde 3 çiftin hikayesinin anlatıldığı bir anime. (henüz ikisi ile tanışabildim ben ve iki çiftte de bir hayli yaş ve statü farkı var. bu farklılar öyle ya da böyle ilişkilere de yansıyor. yani aslında yok çizgi filmmiş, yok gay çiftler varmış diye burun kıvırmak yerine, zaman ayrılabilir)
  • 2 günde bitirdiğim animenin oku oku bitmeyen mangasına söylendiğim pek sevimli şirin ama bir sekai ichi hatsukoi olmayandır.izlediğim en romantik yaoi olduğunu söylemeliyim.sanırım sebebi usagi san ın yazar olması ile alakalı.sanatçıların duyguları derin yaşamalarını baz alarak çizmiş olsa gerek diye düşünüyorum.her ne kadar animede görmesekte usagi san bizim tıfıl misakiyi mangada çatır çutur yemektedir ki okuduğum en seks içerikli yaoi manga olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
    yukarıda bir kaç kişi mangakanın fetişist olduğunu söylemiş ki katılmamak mümkün değil.çizdiği her iki anime ve manga yı izlemiş okumuş biri olarak el takıntısı had safada bu adamda.yok sıcaktı , eli büyüktü.ha keza bir yalama takıntısı , aynı şekilde çiftlerden birinin hep bir istemem yan cebime koy tavrına rağmen sanki diğeri tecavüz eder gibi çizmesi.garip bir çizer nebliyim.
    yine de eğlenceli ve güzeldi.tekrar izleyeceğim.
  • çok ünlüymüş, neymiş bakayım dedim 7 bölüm boyunca başından kafamı bile kaldıramadım. miyagi'nin olayını daha göremedim, hiroki ve nowaki ise en romantik olanları. ama usami ve misaki'yle daha çok eğleniyorum. ayrıca nedense usami mads mikkelsen'in anime versiyonu gibi geliyor bana. o yüzden daha çok seviyorum.
  • izlediğim ilk yaoi animedir. kalbimde yeri ayrı ondan. bütün karakterlerine bayılmakla birlikte beni sekiz yıllık anime geçmişimde fangirl etmeyi başarmış bir karakter var burada. açıklıyorum:

    (bkz: misaki takahashi)

    bu chibi-tan ın o mıncırılası komik suratları, ağlaması, gülmesi, şaşırması, herşeyi beni deli ediyor. hayır yani usami akihiko gibi bir karakter barındıran bir animede sen git misaki şekerliğine aşık ol. ben ki roy mustangler görmüş bir insanım misaki'ye aşık oldum. hem de gerçekten. hayat çok garip misakiler filan. ha bir de mangasını okumaya başladım gerçekten biz neler kaçırmışız animesinde. yazık.
  • 3. bölümünde mevzuyu anca kavrayıp nasıl kapatacağımı şaşırdığım animedir. ya bildiğin?
    mal'de genresine bakmadan meşhur diye izlemiştim, kabahat bende.
    homofobik falan değilim de bu kadar aleni şeyolmasını şeapmaya alışkın değilim sanırım ondan.