şükela:  tümü | bugün soru sor
  • cure'un son derece eğlenceli keyifli parçası just like heaven. (parça diyende caps koyasım gelir lowlife'a -ve nicelerine- tribute yapasım gelir) bir çok ana fikri içinde barındırmayı başarmış bir "dönem" şarkısı olduğundan ve bu derece flawless victory'lerle gönderme yapabildiğinden dolayı kutlamamak, dinleyip sevmemek, hem güldüren hem düşündüren çalışma olduğunu idrak etmemek elde değil. ne de guzel demissin robert, ne de güzel söylemişsin. sözlerini yazayım da herkes eşlik etsin:

    "show me how you do that trick
    the one that makes me scream," she said
    "the one that makes me laugh," she said
    and threw her arms around my neck.

    "show me how you do it
    and i promise you,
    i promise that
    i'll run away with you
    i'll run away with you."

    spinning on that dizzy edge,
    i kissed her face and kissed her head,
    and dreamed of all the different ways i had
    to make her glow.

    "why are you so far away?" she said.
    "why won't you ever know,
    that i'm in love with you,
    that i'm in love with you?"

    you
    soft and only
    you*
    lost* and lonely*
    you*

    strange as angels*
    dancing in the deepest oceans
    sitting in the water
    you're just like a dream
    you're just like a dream

    daylight licked me into shape.
    i must have been asleep for days,
    and moving lips to breathe her name,
    i opened up my eyes

    and found myself alone, alone
    alone above a raging sea
    that stole the only girl i loved
    and drowned her deep inside of me
    you
  • 'one night on a clifftop a long time ago.' -- robert smith august 1992.
  • bunu akşamları uydudan tüm kuzey yarımküreye yayınlasınlar diye düşündüğüm şarkılardan biri.
  • varoluşumuz ve gece yatağımızda düşündüğümüz şeyler sonsuza kadar sürecek zannederken dinlenen, sözlerinden bazı bölümler* * mektup sonlarına not düşülen the cure klasiği.
  • her defasında agır gelen vedalarda çalması şart olan fon müzigi.. istanbuldan ankaraya ya da fransadan istanbula.. kendime bavullarımdan birinde yer bulmusken ve bunu hissederken bana eşlik eden yegane sarkı.iç sıkıntısı ve huzur ikisi bir arada aman oh ne ala ne ala.
  • aglarken guldurur, gulerken aglatır. ardından cut here dinlenince 1 sise sarap etkisi yaratır.
  • bazi sarkilar vardir insana sadece bir tek kisiyi hatirlatir. o kisiyle yasananlar, beraber gecirilen zamanlar o dinlenen sarki boyu kisiyi kusatir. aglatir, guldurur.. fakat kisi bilirki, bu sarki ona destek veren bi seydir. sarki bitincede bir sure kafasinda tekrarlar durur sozleri..mutludur artik. iste just like heaven tam da böyle bi seydir..
  • son yillarin senaryosu ve oyunculugu esit derecede kotu olan sayili filmlerinden biri. mark ruffalo'yu seyretmek uzere gidebilirsiniz, gitmeyin. sadece tek guzel tarafi san francisco manzaralari, onun icinde kisi hitchcock'un vertigo'sunu izleyebilir bu salakca filmin yerine.
  • eglenceli, ama sacma, sozde romantik film.

    iki yil sonra gelen edit: en son oylanan olarak gorunce kendi kendime "bu ne lan?" dedigim entridir, o derece gereksizmis yani...