şükela:  tümü | bugün
  • i. dunya savası sırasında gerçekleşen bir deniz savası
  • bu sava$ hakkindaki en guzel yorum $udur: "alman donanmasi gardiyanini evire cevire dovdu. ama hala hapiste."
  • savaşta almanlar üstün durumda olmalarına rağmen, nihai olarak ingiliz donanması sayı olarak üstün olduğundan almanlar daha fazla kayıp vermemek için geri çekilme kararı aldılar. ingiliz amiral ise bunun bir tuzak olduğunu düşündüğü için savunmasız durumda geri dönen alman filosunun peşinden gitmedi. ruslar, daha önce bir alman gemisinde ele geçirdikleri alman telsiz kriptosunu ingilizlere gönderdiler. bu kriptoyu çözen ingilizler, almanların aslında bir taktik olarak geri çekilmediklerini, gerçekten geri döndüklerini öğrendi ama nafile artık ara açılmıştı ve savunmasız alman filosu ellerinden kaçmıştı.
  • almanların geri çekilmesinin bir nedeni de yedek başka filosu olmadığı için "filo elde kalmalı" fikri yüzündendir. devam etmiş olsa muhtemelen hem ingiliz hem de alman filosu imha olacaktı. ama ingilizlerin bir de sömürgelerden sorumlu yedek filosu bulunmaktaydı ve bu filo gelip savunmasız alman kıyı ve limanlarını ablukaya alıp "dövebilirdi".
  • aslında ingilizler ilki baskın insiyatifi, diğeri de alman amiral scheer'in yanlış manevraları sonucu almanları iki kez t'ye alma şansı yakalamıştır. bu durumda almanlar yalnızca birkaç top kullanabilecekken ingiliz filosu tüm toplarını alman gemilerine ateşleyebilecekti. fakat ingilizler bu fırsatları iyi değerlendiremese de ikinci şansta sms lützow'u batırmayı başardılar.

    baskın durumu, alman haberleşme kodlarının çoktan ingiliz istihbaratının eline geçmiş olmasından kaynaklanır. bu ikinci dünya savaşı yıllarında da başlarına geldi.

    savaş öncesinde ingilizler filonun olası kaybının ingiltere'yi savaş dışı kalma tehlikesine bile sürükleyebileceğini düşünüyorlardı. zira alman donanması sayıca ingiliz donanmasından az ise de tek başına fransız ve rus donanmasından üstündü. bu sebepten inglizler scapa flow'da konuşlanarak uzaktan abluka yoluna gittiler.

    almanlar da ingiliz filosu ile doğrudan bir çatışmaya girmek istemiyordu. onlar açısından da filonun kaybı çok ağır sonuçlar doğurabilirdi. bu sebepten yalnızca küçük çaplı gizli denizaltı operasyonları ile yetiniyorlardı ve su üstü gemileri baltık denizine direk bir saldırıdan kaçınarak kendi sularında karakol görevlerinde bulunuyordu.

    daha sonradan göreve gelen scheer ise ingiliz donanmasının scapa flow'da konuşlu olması sebebiyle ingiliz kıyılarına saldırma kararı aldı. fakat alman haberleşmesinin gizli kodlarına sahip olan ingiliz filosu, bu duruma hemen scapa flow'da konuşlu filoyu harekete geçirip alman saldırısını karşılayarak yanıt verdi.

    sonuçta yalnızca ingiliz sahillerinde sir beatty'nin kuvvetleri ile karşılaşmayı uman almanlar, karşılarında sir jellicoe komutasında scapa'dan gelen büyük filoyu da buldular.

    savaşın başında şans alman filosundan yana görünse de, sonlara doğru ingilizler üstünlüğü ele geçirmiştir. alman filosunun gece karanlığından faydalanıp kaçması ve arayı açması sonucu savaş bitmiştir. ingilizler hem taktik bir geri çekilme olabileceği düşüncesi, hem de alman gemilerinin çekilirken denizi mayınlama ihtimaline karşı ilk başta tepki verememiş, daha sonra aranın açılması sonucu takip imkansız hale gelince dönüş kararı almışlardır.

    ingilizlerin t şansını kaçırmasının sebebi ise sir jellicoe'nun karmaşık planlarından kaynaklamaktadır. sir jellicoe'nun gemileri bölgeye yanyana 4 sıra halinde ve her sırada 5'er gemi olacak şekilde gelmektedir. 6x4 bir diktörtgen gibi. bu denizaltılara karşı bir önlemdir. fakat savaş hattını oluşturup düşmanı t'ye almak oldukça zor olacaktır. zira hat bölgesine gelindiğinde dikdörtgenin en önündeki gemilerin sola dönerek tek sıra halinde birbirleri arasına da girerek sola doğru açılmaları gerekmektedir. birinci, ikinci, üçüncü sıra ve diğerleri... burada birbirinden farklı hızlarda, boyutlarda gemileri düşünün. hepsinin dönüş daireleri birbirinden farklıydı. dolayısıyla tam bir kaos yaşandı. hattı oluşturmaya çalışan, hızlanıp yavaşlayan, birbirine çarpmadan sırayı oluşturmaya ve dönüş dairelerini bu sistem içinde tutmaya çalışan gemiler.. buna karşılık scheer ve hipper'in planları ve emirleri çok daha basit uygualabilir cinstendi.

    ek olarak sir beatty'nin "there seems to be something wrong with our bloody ships today" cümlesinde görülebileceği üzere o gün hakikaten de ingiliz gemilerinde bariz problemler vardı. bazı alman gemileri 20-24 isabet almasına rağmen batmamıştı fakat ingiliz gemileri 1-2 isabette devasa patlamalarla batmaktaydı. hatta hms invincible patlamanın şiddetiyle ikiye bölünmüştü.

    burada iki donanma arasındaki öncelik farkları devreye giriyor. bir battleship/zırhlı yahut battlecruiser için 3 temel unsur kabul edelim. bunlar hız, zırh koruması ve ateş gücüdür. burada beş üzerinden bir değerlendirme yaparsak ingiliz gemilerinde beş üzerinden 5 hız, 4 ateş gücü ve 2 zırh koruması olduğunu söyleyebiliriz. alman tarafı ise bu ağırlıkları 5 zırh koruması, 3 ateş gücü ve 2 hız şeklinde dağıtmıştır.

    buna ek olarak ingiliz gemilerinin tercihen ağzına kadar cephane ile doldurulduğu bilinmekte. gemilere tasarlanandan çok daha fazla mermi ve barut kapsülü yüklenmekteydi. bunlar çoğunlukla hızla ulaşılabilmesi açısından kutularından çıkarılarak barbetlerde yerlere ve köşelere istif edilirdi. dolayısıyla geminin zırhını delen herhangi bir mermi bu cephaneyi direk olarak havaya uçuruyor yahut çıkardığı yangın aynı sonuca sebep oluyordu.

    dolayısıyla jutland için battlecruiser fikrinin öldüğü savaş diyebiliriz. savaş kruvazörleri hız için tasarlanmışlardı. teoride batırabilecekleri her şeyi yetişip batıracak, batıramayacakları rakiplerden de yine hızları sayesinde kaçabileceklerdi. özellikle düşman hafif ve ağır kruvazörleri için ölümcül olacakları kesindi. fakat 2 hat üzerinde karşılıklı zırhlılarla savaşmak için kullanılmaları felaket oldu.
  • tarihin gördüğü en büyük deniz savaşlarından biri belki de en büyüğüdür. birinci dünya savaşının ise belirleyici deniz savaşıdır. savaşa 150 parçalık ingiliz 90 parçalık alman donanması katılmıştır. sonuç olarak ingilizler almanların 2 katına yakın kayıp verse dahi sayıca üstünlükleri almanları geri çekilmeye zorlamıştır.
    sonuç olarak 8500 denizci bir günde can vermiştir
  • ilk plastik ve rekonstrüktif cerrahi örneklerinden bazıları, bu savaşta yaralanan askerlere uygulanmıştır.
  • ingilizlerin sayıca daha fazla olmasına rağmen almanlardan daha fazla kayıp verdiği fakat buna rağmen savaş sonunda kuzey denizi'ne tamamen hakim olduğu savaş.

    savaştan 2 yıl sonra ingilizler, alman limanlarını ablukaya alıyor ve jutland savaşı'ndan sonra tek mermi atmayan almanya, donanmasını teslim etmek zorunda kalıyor. alman filo kumandanı 7 aydır esir olarak bekleyen alman mürettebatına gizli emir göndererek almanlara ait olan 74 gemiyi, yani kendi gemilerini batırıyor. mürettebatın çoğu teslim olurken öldürülüyor.

    1920-1930 arasında batırılan gemiler(7 tanesi hariç) ingilizler tarafından çıkarılıp parçalanıyor. bu parçalanmış metalleri hitler, ingilizlerden satın alıyor. almanlar bu metalleri eriterek ikinci dünya savaşı'nda kullanmak üzere denizaltı üretiyor.

    ikinci dünya savaşı'nın başlamasından 2 ay sonra almanlar denizaltı ile sinsice scapa flow'a girip ingilizlerin birinci dünya savaşı'nda almanlara karşı kullandığı "royal oak" adlı savaş gemisini batırıyor. 833 ingiliz denizci ölüyor. almanlar intikam almış oluyor.

    savaş ile ilgili güzel şöyle güzel bir belgesel var.