şükela:  tümü | bugün
  • mars grubuna aldığı tavırlarla gözüme giren adam. doğru yoldasın.
  • henüz sivas filmini izlemiş değilim, ne zaman dvdsi çıkar o zaman izleyecek zamanı bulurum. bu filmin dışında da yaptığı bir işe rastlamadım. bir kaç röportaj dışında da kendisi hakkında fikir sahibi olduğum da söylenemez, ancak; antalya film forumda yaptığı söyleşi sırasında giydiği kıyafet hakkında bir kaç kelam etmek isterim.

    marjinal insanları severim, hatta bu insanlar sanatçıysa daha çok severim; uçarı, yaratıcı ve şaşırtıcı olurlar. bir de marjinal olma çabasındaki insanlar vardır, cin olmadan adam çarpan, işte bu tarz insanlardan pek haz etmem. özenti, iğreti ve komik gelirler gözüme.

    yönetmenimiz bir çok sinemaseverin ve basın mensubunun olduğu söyleşiye bornozuyla katılmış. görselleri görünce ay götüm gülümsemesi oturdu yüzüme. karşısında sivas'ı kurgulayan yorgos mavropsaridis'e bari saygısı olsaydı diye düşündüm. eh yani adam 81 senesinden beri sinemanın içinde.

    tanım: şimdilik tek filme sahip yönetmendir.
  • pr ajansı tarafından bugün ayşe arman'ın köşesine taşınan adam.
    antalyaff.com sitesini klonlayarak antalyaff.net sitesiyle paralel bir mecra açan, antalya'da ulusalla uluslararası yarışma kategorilerinin birleşmesine karşı troll kampanya yapan adam. yazdıkları metnin sonunda bu şehire geri geleceğiz diyerek siyasi mesajın dibine vuran. (antalya ak partide, chp kazanınca dönmüş olacaklar, belki de meral, kim bilir)

    yazık olan şu; kaan müjdeci bu kampanyayı kültür bakanlığından yeni aldığı bir milyon tl ile yapıyor muhtemelen.

    ak partinin de gerizekalılığı; muhalif karar gazetesi örtülü ödenekten alınan parayla çıkartıldı, davutoğlucu nargileciler istanbul büyükşehir belediyesinden aldıkları milyon milyon paralarla erdoğan'a saldırıyorlar. şimdi de ak partili bir belediyenin yaptığı festivale karşı yapılan negatif propaganda çalışması kültür bakanlığı tarafından finanse ediliyor.

    bu parti çok mu salak yoksa bir bildiği mi var.

    bence çok salak.
  • kapalı gişe belgeseliyle sinemanın ekonomi-politiğine dikkat çekip dağıtım tekellerini ifşa etmişti. son olarak da antalya film festivalinden ulusal yarışmanın kaldırılmasını protesto için beyoğlu sinemasında düzenlenecek ulusal yarışma fikrine önayak olmuş.

    takdirle izlediğim adam.
  • ulusal yarışma kategorisi "antalya uluslararası film festivali"nden çıkarılınca, bu yarışmanın yapılmayacak olmasını en güzel şekilde protesto etmiştir.
    istanbul'un göbeğinde antalya uluslararası film festivali'nin ulusal yarışma kategorisini gerçekleştirmiş ve fuayelerde antalya ambiansı yaratmış olan yönetmen.

    hala iyi şeyler yapılabiliyor olmasına aşırı duygulanan bi insanım lan ben, bu kadar iyi protestolar falan yapmayın.

    ulusal yarışma'nın web sitesi ve tanıtım filmi de şahane.
  • adını ileride daha çok duyacağımız başarılı yönetmen.
  • (bkz: iguana tokyo)
  • medyascope'da verdiği mülakatta izlediğimde samimi ve düşündüğünü çat çat söyleyebilen biri olduğunu gördüğüm sinemacı. mağduriyet ve ajitasyonun sanatta yeri olmadığını söylüyor hatta cem yılmaz'a falan bile giydiriyor arada. zaten daha öncesinde ulusal yarışma için yaptıklarıyla bildiğimiz bir isimdi, şimdi daha bi sever oldum ben.

    yürü be!
  • türkiye film sektöründeki avanaklıklardan dolayı yavaş yavaş delirmiş yönetmen. sivas filmi zamanı son derece munis bir insan olarak gözüküyordu oysa ki.

    bugün kar filminin yönetmeni emre erdoğdu ile instagramadan yaptığı canlı yayında açtı ağzını yumdu gözünü resmen. aşk 101'den gömmeye başladı alef'den çıktı. kendi jenerasyonundan olan yönetmenleri çoğunun dangalak olduğunu. siktiri boktan filmleri; ama ışığı, çekimi iyi diye övülmesine tahammül edemediğini, ahbap çavuş ilişkisinden dolayı sektördeki insanların doğru düzgün hiçbir şeyi eleştirmediğini söyledi. özellikle netflix ile ilgili olarak ''80 milyonluk ülke burası, büyük bi pazar, netflixe iş yapıcaz diye ne yalakalık yapıyorsunuz'' çıkışı şahaneydi. avrupadaki dizilere netflix hayvan gibi bütçe ayrırken türkiyede gönüllü ırgatlık yapmanın manasızlığının altını sert bir şekilde çizdi* burada dizi yapmıyorlarsa da siktirsinler gitsinler dedi amiyane tabirle*. ayrıca sivas filminin, galiba tv yayın hakları için, trt'den 450 bin lira istediğini ve bunu çok gören trt'nin 100 bin lira teklifle dönüş yaptığını ve utandan kendisiyle esnaf pazarlığı yaptığını anlattı. türkiyede ortalama bir dizi bölümünün maliyetinin 1.5 milyon tl'den başladığını söylerek, tv/sinema sektörünün arthouse sinemaya bakışını özetledi. filmi de mubi'ye vermiş bu arada.

    yani hocam sen neymişsin demek istiyorum kendisine, hiç gaz kesmeden umarım böyle bombalamaya devam eder.
  • aga bu adamı çözemiyorum ben. adam tek film çekip çok şey yapmış gibi her yerden çıkıyor. (eleman 80 doğumlu, yozgatlı)

    denizli’de fizik okurken çat almanya’ya gidiyor. (tek kelime almanca bilmeden) almanya’da kaçak film oynatıp, biri alamanya’da diğeri türkiye’de iki mekan açıyor. kardeşiyle birlikte moda işlerine sarıyor.

    sonra film çekiyor falan filan... hacı bu elemanın bir yerlerinde bir fasonluk var anlamadım.

    şimdi büyükada’da köşkte falan.