şükela:  tümü | bugün
  • zeki bir adama eline istediği gibi eğitim alabilme olanağı, güçlü akıl hocaları ve ciddi miktarda da para verildiğinde eğitimli ve nüfuslu sıradan bir şahsiyet olur.
    bunların üstüne adamda tanrı vergisi birkac yetenek, her olasılığı en ince ayrıntısına kadar düşünen paranoyak bir beyin, saglam bir tarz, obsesif kompulsif bozukluklar ve yüksek bütçeli bir hayal gücü olunca da sonuç böyle
  • insanların hakkında abartılı şeyler konuşmaya bayıldığı eski dostumdur.

    ilginçtir ki hakkında konuşulanların neredeyse tamamı tam tersini yansıtır. kimse zekasından etkilenmedim diyemez ama kibirli der.kendisini özel ve ayrıcalıklı zanneden iradelere attığı tokatların adı kibir konulmuştur. kendisini herkesten üstün görüyor denir, 2006 yılında ve sonrasında hatırı sayılır bir süre istanbulda bir devlet hastanesinde cumartesi-pazar günleri gönüllü hasta bakıcı olarak çalışmış ve sadece kimsesi olmayan yaşlı hastalara bakmıştır.giriştiği hayır işlerinin tamamını büyük bir özenle gizlemiş ve fiilen çalışabileceği işler seçmiştir hep.

    adama bencil denir, sahip olduğu herşeyi paylaşır ve bunu yaparken ertesi gün ölecekmiş gibi acele eder (gerçekten en çok duydugum ve en şaşırdığım budur)

    farklı bağlantılar sayesinde şimdi ki konumuna geldiği söylenir.evet adamın mason üstadlarından katar şeyhlerine oradan da çinçin çingenelerine kadar uzanan garip bir çevresi vardır ama şimdi ki haliyle bunların hiç bir bağlantısı yoktur, basitce 16 yaşında çalışmaya başlamış ilk şirketini 18 yaşında kurmuştur. çok çalışır falan değil adamın hobisi çalışmaktır. ürettikçe mutlu olur. eserlerinden ziyade kendilerini pazarlamaya çalışanlardan çok rahatsız olur midesinin bulandığını söyler, buna karşın üretip sessizce kendisini geri çekilenlere büyük saygı duyar.

    para konusunda eli sıkı denir, bu adam borçtan çok çekinir, kredi kartı bile kullanmaz, maaşları ne olur ne olmaz hesabı 1-2 gün önceden dağıttırır.
    her şeyi kurgular, planlar, hesaplar. biraz ruh hastasıdır denirse evet doğrudur. her şeyi anlamaya çalışır, kafası doğaldan güzel gibidir. her ayrıntı üzerine uzun uzun düşünür, olasılıkları çıkarır, sonuçlara varır, yeterince olasılık değerlendirmesi yapmadıysa hareket etmez. son zamanlarda tarih, felsefe ve bazı eski ilimlerle daha da kafayı bozmuştur.

    nezaketi zayıflık olarak algılayan insanların hayvan kadar değeri yoktur gözünde, kimyası bozulur ve bu kişilere karşı çok terbiyesiz ve acımasız bir tavıra bürünebilir.

    tam olarak toplumun yaptıklarının tersini yapar, insanlar ünlü olmaya çalışıyorsa o saklanır, kriz var diye masraflar kısılıyorsa o gidip yatırım yapar, çevresi popüler ortam çocuklarından değil kendisi gibi gölgede sessizce bekleyenlerden oluşur. (ne bekledikleri ayrı bir konu)

    pek insan sevmez denir bu kısmen doğrudur başta kendisi olmak üzere insanlara baktığında sadece nitelikleri görür ve onları hatırlar.

    mekanik saatlere garip bir tutkusu ve iyi bir kolleksiyonu vardır birçok kazma bunu lüks’e düşkünlük olarak yorumlar.

    cesur zannedilir tavşan kadar korkaktır aslında, ama tabiatı bozuktur reflex olarak korktuğu şeyden kaçacağına üstüne gider ve zarar verirken hiç çekinmez, rahatsız edildi ise evet merhametsizdir.dönüp geriye bir kere bile bakmaz.

    daha uzar gider bu liste…
  • yunan bir modelle birliktedir, gecen ay kız arkadaşının doğumgününde verdiği kol saatinin deri kayışının içine kendi yazdıgı şiirin sonunu kazıtmıştır. şu ki "why don't you grab the knife and slice my face deeply, don't waste it by fearing as it's the most romantic thing that you can hear from me.’’ dir, saat metaforu 10 numara da davet edilen şey ……. yani adam pek normal değil.
  • adamın mısır ile ilgili geçen hafta facebook hesabından yayınladığı yazıyı okuduktan sonra dün yazdığım entry fazla magazin gelmeye başladı, sanırım vicdan yaptım. herif cidden 100'e yakın ailenin sorumluluğunu üstlenmeyi düşünüyorsa bunu da paylaşmakda fayda var.

    ''mısır hakkında...
    mısır’ın ciddi bir iç savaşa sürüklendiği ve orada yaşanan katliama yeterli tepkinin verilmediği günlerden geçiyoruz.
    kendi adıma, mısır halkına yardım edebilmek için üzerimize daha fazla yük alabileceğimiz inancındayım. bu inancı harekete dönüştürmek adına, mısır’da aile reisini kaybetmiş insanlar, öncelikle de öksüz kalmış çocuklar için ne yapabileceğimiz konusunda bir araştırma sürecine girdik, 100’e yakın mağdur edilmiş ailenin türkiye’ye sığınmacı olarak gelmesi, burada bakımlarının, barınma, güvenlik, ve tedavi gibi ihtiyaçlarının tarafımızca karşılanması ve yaşadıkları travmayı atlatabilmeleri adına gerekli ortamın sağlanması için izlememiz gereken prosedürü unhcr (the un refugee agency) ve uluslararası göç örgütü’ne danıştık fakat beklediğimiz geri dönüşü alamadık.
    mısır’da yaşanmaya devam eden ve şiddetini her geçen gün arttıran savaş ortamında teknik detaylar ve bürokratik engeller ile yavaşlamaması gereken bir yardımlaşma hareketine hazırlanırken gereken ilgi ve dayanışmayı bize sağlama gayretinde bulunan, verdiğimiz çabaya aynı samimiyet ile karşılık veren insani yardim vakfı’na ve elini taşın altına koymaya niyetlenen herkese hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz.''
  • rahat görünüp karizma yapan, basit toplum işleyişlerini hiçe sayıp 'sınır tanımam' tribine girerek yer edinen, entelektuel zekasını geride tutup oyunu kuralına göre oynarken sanatçı doğallığından uzaklaşan adam.
  • hunting the phantom isimli yabancı sinema filminin görsel efektlerinde ve concept design'larında rahatça uluslararası standartlara çıkabildiğini göstermiştir
    http://www.youtube.com/…k&feature=player_detailpage
  • bu adam gerçekten çok çok iyi bi cgi sanatçısı. bir zaman tanıştık biz ortağının aracılığı ile, o zamanlar merakılısıydım bu cgi işinin, ki hala hobimdir işten güçten vakit kalırsa render alırım 3-5 gezegen sistemi falan çizip kendi kendime. neyse, dağıtmayayım mevzuyu. adam dünyada varolan bütün komplo teorilerine hakim, araştırmış, okumuş. her konuda fikri var. illuminatiden girer, reptillerden çıkar. ofisinde gezdiği çeşitli ülkelerden getirdiği inisiyasyon temelli grupların, pagan inançların suretleri ve heykelcikleri falan da var. bu adamı politik olarak kendi sözleri ile tanımlamak gerekirse ''faşist'' ve ''osmanlı torunu'' diyebiliriz. bunları rakı sofrasında kendisinden duyduğum için gayet güvenilir bir tanımlamalar. zaten ben de ''biznas torunuyum'' cevabı verdiğimde agayla pek hoşlaşmayacağımız ortaya çıkmıştı, ki aradaki sınıf farkı da büyük etkendir muhabbetimizin o akşamki rakı sofrası dışına çıkmamasında. kendisi antisemitik eğilimleri olduğunu da reddetmiyor. halid bin velid' e de hayran olduğunu falan da anlatmıştı. tayyip erdoğan ya da akp zihniyetiyle paralel bi dünya görüşü var. onların işlerini yapması, projelerinde yer alması çok da garip değil. inanç olarak kendisini müslüman olarak tanımladığını hatırlıyorum, tabii ki sünni taraftan. ben gözlemlerime dayanarak kesinlikle kendisinin illuminatik bir grupta yer aldığını ya da organik bi bağı olduğunu sanmıyorum. hatta bu gruplara tamamen karşı cepheden baktığını hissettiriyor konuşmalarında. işinin gerçekten en iyilerinden olması sebebi ile dünya genelinde her projede yer alabilecek aranılan bir sanatçı kendisi. ha illumination kavramı ile hiç mi ilişkisi yok ? var abicim, adam mesleğinde ''global illumination'' ın en iyilerinden.
  • kurucusu olduğu ida pictures showreel'i için celldweller'ın bir parçasını kullanan ardından da klayton'ın (celldweller) twitter'da kendisine "senin kullanmandan onur duydum" demesiyle sahip olduğu itibarı gözler önüne seren harika adam.
    https://twitter.com/…nszy/status/377105790294700032
  • tam adını kullanmaya başlamış anladığım kadarıyla (kaan ran özsoy). bugüne kadar niye kullanmamış anlamadım.
  • ida pictures şirketinin imtiyaz sahibidir. inanılmaz bir dijital zekaya sahiptir. görsel efekt anlamında ülkenin en önde gelen insanlarından biridir.