şükela:  tümü | bugün
  • antalya'daki acar bir (ya da bir kaç) üreticinin ülkemiz tarımına armağanı. işlemi görmüştüm ama hangisi hangisineydi unutmuşum: ya kabak fidesine bir çentik atılıp karpuz fidesi konuyordu bu çentiğe ya da tam tersi. sonuç: dev gibi, gayet kilolu karpuzlar. ama kabuk rengi daha solgun, tadı da kabak gibi.

    ucuza geldiği ve kilosunun fazlalığı nedeniyle sürümden kazandırdığı için üreticiler buna yöneldiler bir zaman. bu kabak aşılı karpuzun hepi topu iki üç yıllık bir geçmişi var bildiğim kadarıyla. ama karpuza olan güven sarsıldı tabii. et gibi, lezzetsiz bir şeyi yemeyi kim ister? nitekim satışları düşmeye başlamıştı, hatta geçen yıl antalya'da kimi sergilerde "aşı yok" diye bağırdıklarını, yazı astıklarını görmüştüm. ama her ne hikmetse, ödemiş karpuzcuları başta olmak üzere bu uygulama diğer üreticiler tarafından devlete şikayet edildiği halde aşılı karpuz üretimi devam ediyor ve kimse kılını kıpırdatmıyor. daha bugün tv'de ödemişli bir üretici bir römork dolusu karpuzu 175 liraya (yazıyla yüzyetmişbeş lira) satamadığını anlatıyordu. ne yazık ki antalya'dan tüm türkiye'ye yayılan bu aşılı karpuzlar damak zevkinin yanında yerel olan diğer karpuz türlerinin üretimini de öldürüyor.

    diyarbakır karpuzunu zaten bitirmiştik, sırada adana ve ödemiş karpuzları var demek. yavan yavan antalya'nın kabaklarını... pardon, karpuzlarını yeriz bundan sonra.

    edit: karpuz başlığına baktım da, 2003'lerden beri tübitak kapsamında yapılan bir çalışmaymış bu. ancak ben antalya'da duymuştum ilk, 2008'de. düzelteyim diyeceğim ama zor geldi şimdi.

    ilgili entryleri vermeyi bir borç bilir ve daha ayrıntılı bilgi veren yazarlara şükranlarımı sunarım:

    (bkz: #2989294) (bigidi'ye teşekkürler)
    (bkz: #17239778) (anuk kokulu sair'e teşekkürler)
  • güya kaldırılacak olan rantiye götü mamülü çakma tarım ürünü.
    gdo'yu çözdüler, pirince varana kadar tertemiz; şimdi de her boku sorgusuz sualsiz kabul eden, zerre itiraz etmeyen halka eski güzel ve leziz karpuzlardan bahşedeceklermiş. ilgili haber

    (bkz: gıda tarım ve hayvancılık bakanlığı/#27994315)

    (bkz: şeref)
    (bkz: vicdan)
  • karpuz zevkimizin içine sıçan şey. o kadar sahtekar, namussuz bir milletiz ki sırf daha fazla üretilsin diye karpuzun karpuzluktan çıkmasına, millete yalan söylemeye kimsenin ses edememesi çıldırtıyor. ulan belediye önündeki fışkiye bile günlerce konuşuldu siyasetçiler tarafından ama şu iğrenç şey konuşulmuyor ya.
  • allah üretenin de satanın da bin türlü belasını versin, çoluk çocuk sülalece yediklerinden içtiklerinden zerre tad alamasınlar inşallah.
    böyle bir baş belası, böyle üç kuruş için milletin damak zevkinin sikilmesi hadisesi de ancak türkiye'de ve müslüman ahlakındaki türk vatandaşlarında olurdu zaten; allah topunuzun belasını versin aklını vicdanını siktimin pezevenkleri.
    sizin üreteceğiniz karpuzu da, kazanacağınız parayı da, memlekete dokunacak faydanızı da sikeyim şerefsiz oğlu şerefsizler.
    10 senedir ağız tadıyla bi karpuz yedirmediniz ya siz de allahınızdan bulun amk.

    kavunda da var bi numara bir kaç yıldır. şu ufak krem rengi çatlamış toprak kabuklu kavunlarda özellikle. resmen çiğ et yermiş gibi oluyor insan. bir kavun nasıl böyle saçma sapan kokar, nasıl bu kadar gevişlenir ağızda anlamak mümkün değil. cidden sahtekarlığın, insanlıktan nasiplenmemişliğin kitabını yazar bu ülkenin sermayedarı ve çiftçisi.
    dürüst olanları tenzih ederim ama tohumunu satan, israil hybrid tohumlarıyla kendi altını oyan ahmaklara söyleyecek güzel sözlerim yok ne yazık ki. yedikleri bok hepimize eziyet çünkü.

    tarım bakanlığına zaten diyecek lafım yok zira evvelce söyledim onlar için söyleyeceklerimi.

    kabak aşılı karpuz isyanı
  • geçen aldığımız esrarengiz karpuzun sırrı çözülmüş oldu böylece.
    kıpkırmızı gayet güzel gözüküyor, ama ağzına atıyorsun, ilaç desen değil, bozuk desen değil.

    baktık olmayacak bir dilim yemeden çöpe attık. meğer kabakmış.
  • yetiştirilmesi hakkında bilgi vereceğim karpuz türü. karpuz türlerinin kökleri dış ortam etkilerine fazla açıktır. bu sebeple karpuz fideleri kabak fidelerinin kök kısmına aşılanır. her iki fide türü de yetiştirilmeye başlanır. belli boya gelen fidelerin tepeleri bistüri veya ustura jileti ile kesilir. kabağın alt kısmına, karpuzun üst kısmı eklenir ve bir klips ile tutturulur. yoğun bakım odasına alınır ve stabil hale gelene kadar orada tutulur. ardından seralara alınır ve fidenin yetiştirilmesine devam edilir. kabağın daha yoğun kök yapısı sayesinde, bitki topraktan daha fazla ihtiyacı maddeyi alır ve rekolte artar.

    kabak aşılı karpuzların tadının olmamasının sebebi aslında sadece kabak anaçtan dolayı değil. olgu benzerliğinden dolayı yanılıyoruz. "karpuz aldım kabak çıktı. kabak tadı vardı." o kabak, bu kabak fidesi değil yani. ama problemin kaynağında da önemli rol oynuyor. o tadının iyi olmamasının asıl sebebi, karpuzun nispeten daha az güneş gören yerlerde yetiştirilmesinden kaynaklanıyor. adana karpuzu boşuna adana karpuzu değil. ne kadar çok güneş görürse o kadar güzel olgunlaşır (bu bir). ikincisi ise üst kısımda kullanılan karpuz türlerinin tohumları arasında büyük fiyat farkları var. birisi örneğin 30 kuruşsa, diğeri 80-90 kuruşlara kadar çıkabiliyor. e şimdi 30 kuruşluk tohumdan da 3 kuruşluk karpuz çıkıyor. ucuza karpuz aldım diye sevinmeyin, o karpuz muhtemelen hoşunuza gitmez. paraya kıyıp iyi bir karpuz alın. düzgün anaç ve düzgün f1 ile yapılan karpuzda sıkıntı olmaz yeter ki işin "sahtekarlığına" kaçılmasın.

    edit : macabrex teveccüh gösterip karpuz seçmeyi de sormuş. sap kısmı kuruyup kopacak hale gelmiş ve bir tarafı yatmaktan iyice sararmış olmalı. elinize alıp şaplak attığınızda su dolu bir balona vuruyormuşcasına ses efekti gelmeli. zaten içi odun gibi olan karpuza vurduğunuzda ahşapa vuruyormuş gibi hissedersiniz.
  • sadece istanbulda 15 milyon insan yaşıyorken ve kilosu 3-5 kuruşa karpuzun satılabilmesini talep ediyorlarken nasıl oluyo lan bu denklem diye soranlara verilen güzel cevap.