şükela:  tümü | bugün
  • bol paranız varsa, konforlu hayatın nimetlerinden sıkıldıysanız, doğayla başbaşa kalmak uğruna traktörle bile gitmeye, bungalov görünümlü içi muşambalı çadırda uyumaya, dışarda soğuk suyla duş almaya, dışarda tuvalete girmeye, çok sinekli ama lezzetli kahvaltılar etmeye, 1 biraya 6ytl vermeye, salatanızdan çıkabilecek zerzevata eyvallah demeye ve bunlara günlüğü minimum 45, maksimum 90 ytl vermeye hazırsanız sizi ölüdeniz'e çok yakın mesafedeki kabak koyu'ndaki bu yerleşkeye gitmeye teşvik etmek isterim.

    işletmecileri biraz gergin olmakla birlikte herhangi bir avrupa semtinde karşınıza çıkacak burnundan kıl adırmayan tükkan sahiplerinden çok da farksız deil. kendinizi yurt dışı seyahatinde euro ile alışveriş yapar gibi varsayarak gayet mutlu bir tatil geçirebilirsiniz. biz max 3 gün dayanabildik. büyük olasılıkla olimpos konforuna ve misafirperverliğine alıştığımız için böyle oldu.
    siz bize bakmayın, gidin tatilinizi gabak'ta yapın. iyi tahliller.
  • sessiz sakin, denizi çok temiz, çevrede başka hiçbir dükkan ev vs gibi yapıların olmadığı ölüdenizde alternatif tatil mekanı. sessizlik istiyor, konfor aramıyorsanız gidin. sahilde bol sinek, birkaç tane de eski mezar var.
    bungalovlarda ışık yok, tuvaletler ve duşlar ortak.(bilgi olsun diye)
    işletme sahiplerini pek misafirperver bulmadım; kibarca sorduğum birkaç soruyu iğneleyici ve tuhaf bir tarzda yanıtladılar; ben de iki gün dayanabildim. öğle yemeği ekstraya giriyor ve başka bir alternatifiniz olmadığı için 3 milyona yumurta(sene 2004)yiyor , 1.5 milyona ayran içiyorsunuz.
    bütün gün hamakta oturup kitap okuyabilir, denize girebilirsiniz. unutmadan et seviyorsanız asla gitmeyin çünkü yemekler tamamen bitki üzerine.
  • kabak koyundaki en gidilesi görülesi mekan. artık odaların çoğunda tuvaleti ve duşu var. işletme sahibi levent akad yerine göre son derece misafirperver, hoşsohbet yerine göre de karşısındakini bozmaktan (pansiyon misafiri de olsa) çekinmeyen bir insan.
  • kuş sesleriyle uyandığınız bungalovunuzdan çıkıp muz ağaçları ve begonviller arasında kahvaltı edebilir, iki dakika yürüyerek kasımda bir başka güzel olan denize girebilirsiniz.. öğle yemeği öncesi hamakta kitap okumak, akşam yemeği sonrası şömine başında ya da meydanda yaktığımız ateşin önünde sıcak şarabınızı yudumlamak da cabası...
  • huzur diyorum burası için başka ne diyebilirim ki? bir de cennet diyebilirim ki abartmış bile olmam. gün boyu aklınızdan güzellikler, dilinizden şarkılar düşürmez.

    born a poor young country boy
    mother nature's son
    all day long i'm sitting singing songs for everyone

    http://kabaknaturallife.com/
  • kabak koyunda kalınabilecek en güzel mekandır kendisi.. 2 sene önce el değiştirmesinin ve yeni işletmecisinin samimi, doğaya saygılı, müşterilerini gercekten misafirleri gibi gören bir insan olmasının etkisi cok cok büyük.

    natural life 2 sene içinde hızla gelişti ve güzelleşti. işletme anlayısı eskisine nazaran cok ilerlerdi. hizmet anlayısı, kalite, temizlik ve yemeklerde cok fazla çeşitle cok basarılı. ki bu kabak koyunda gercekten bulunamayan bir şey. kahvaltılar ve akşam yemekleri anlatıla anlatıla bitirelemiyor, ve söylenenlerden fazlası var. bu konuya cok özen göstermeleri,hijyeni, mutfagı cok önemsemeleri büyük avantaj.

    koydaki en güzel yerde, yani denize 2 adımlık ve koyu tam ortalayan bir noktada olması baslı basına bir avantaj. ayrıca yukarıya dogru genişleyen düzenlemesiyle manzaraya her kaldıgınız bungalovdan hakim olabiliyorsunuz, ağaçlar arasında, denizin turkuazlıgına cok yakın, taş merdivenler, harika yer aydınlatmalarıyla gercekten doğanın tam içinde oldugunuzu her an hissediyorsunuz.

    yeni işletmenin cok yerinde dokunuşlarla bu kadar büyük ve cok detaylı bir mekanı,hem kabak doğasına uygun, hem modern bir şekilde dekore etmesi, güzelleştirmesi hayranlık veriyor. sizi rahatsız edebilecek en ufak göze batan renk vs. yok ve tersine her yer çiçekler, doğal boyanmış ahşap, hamaklar, koca taş ocagının etrafında sıcacık bir kahve barı ve benzeri pek çok düzenleme ile mekanı cok çeşitli şekillerde kullanarak, size kocaman bir alanda özgür ve rahat oldugunuz hissini vermeyi basarmıs. bu kabak ta olmanın en güzel tarafı oluyor zaten.

    kabak normalde geceleri kapkaranlık ve sessiz kumsalından baska eglence imkanı sunmaz fakat natural life ta doğayla cok uyumlu eğlenceler düzenlemeyi basarıyorlar. kocaman ateş etrafında, upuzun barıyla pek çok müzisyene kapılarını açıyor ve size de eğlenceli zaman gecirme fırsatını, koyun dinginliğini bozmadan sağlıyor.

    ayrıca taş merdivenlerin sonunda, yukarıdaki ahşap roof barda, harika harika bir gökyüzü, deniz, yıldızlar manzarası var ki burada gecelerinizi gecirmekten bıkmak mümkün değil.

    bu kadar doğanın içinde bir işletmedeyseniz, gelenlerin her ihtiyacına detaylı bir şekilde cevap verebilmek cok zor, bunu basarmak için yaz kış orda kalmak, koyda yaşamak, burayı ve yaptıgınız işi cok sevmek gerekir. natural life sunu hissettiriyor; işletmecisinin burayı kendi evi gibi gördüğünü, burada yasadıgını ve misafirleriyle bu doğa harikası mekanı paylaşmayı cok sevdiğini anladıgınızda, kendinizi türkiye de başka bir yerde kolay kolay bulunmayacak müthiş bir deneyimi yaşarken buluyorsunuz.

    kabak koyunu sevmek için cok güzel bir nedendir natural life. umuyoruz uzun yıllar boyu bu kalitesi, içtenliği, başarılı işletmesi ile bizlerle olur.
  • anlayışsız işletmedir benim için.

    kabak koyundaki yangının ertesi gecesi ben de çoğu gibi travmayı atlatamadım, çadıra tekrar giremedim, hiçbir yerde uyuyamadım. tatlı bir çift bana battaniyesini verdi. kamptaki sofalardan birinde, her çıt sesine 15 dakikada 1 çarpıntıyla uyanarak berbat ve yorucu bir gece geçirip 7 gibi bayılmışım.

    8'de "kalkıp çadırına geçer misin burayı temizlememiz gerekiyor" diye uyandırıldım. "çadıra giremiyorum ki" dedim. ne halde olduğum ses tonumdan belliydi üstelik. "o zaman şuraya geç burayı temizlemem lazım" diye başka yer gösterildi. "kalkamıyorum, kalkabilsem..." dediysem de anlatamadım.

    5 dakika geçmeden bir başka çalışan "kalkar mısın buranın temizlenmesi gerekiyor" diye tekrar geldi.

    hayır anlamadığım zaten kampta benle birlikte 6 - 7 müşteri var. kalksam da sofanın örtüsünü düzelince tekrar yatsam hayatlarında ne değişecek? "tekrar yatamazsın oraya" mı denecek? üç beş müşteri kalmışız zaten lan, nasıl bir kafadasınız, kim için topluyorsunuz ortalığı, yaptığınızı bir düşünün.

    sonrasında da insanca konuşup halimi anlatmayı denedim ama "ay bunu senle tatrışamayacağım, işimi yapmaya çalışıyorum" cevabını aldım.

    siz işinizi yapın canlarım. ama kim için ve ne için yaptığınızı hiç düşünmeyin.
  • ayni travmayi yasadigi halde kicini devirip yatamayip calismak zorunda olan insanlara zorluk cikarma olayi nedir anlamiyorum arkadas.
    "kalkamiyorum, kalkabilsem..." ne demek, bu kismi biraz acar misin? alt tarafi zibardigin yerden az biraz kaykilacaksin, yetiskin bir insansin, kadinsin/erkeksin, travmadan felc mi gecirdin? 7 gibi bayilip, 8de 'uyandirilip', 9da vakit kaybetmeden sikayet entrysi girebiliyorsan fiziki anlamda iyi oldugunu varsayabiliriz.
    hizmet aldigi yerden 'azcik kaysana kizz" yaklasimi yerine, gulumseyerek 'birak uyusun' denilip uyurken parmak uclarina basarak ustunden kayan ortunun duzeltilmesi sefkatinde bir yaklasim bekliyor olabilirsin, normaldir, ben de bekliyorum. ama olaganustu bir durum var, evet senin icin de, onun icin de.
    bazi kotu olaylarin genel anlamda kisa sureli de olsa insanlari birlestirdigi, anlayis, empati ve hosgoruyu arttirdigi bilinir ama bu 'en kotu ben etkilendim, elim ayagim tutmadi taam mi' kafasini hic anlamadim, anlamayacagim. en ufak bir olumsuzlukta hayati kendine de etrafindakilere de zindan eden, o anlik cozulebilecek basit meseleleri don lastigi gibi uzatip ani da, anisini da mahveden insanlar, sanirim hic mutlu edilemeyecekler. git bir denize dal cik, ferahla, tatildesin.

    -kabak koyunda camping tarzi bir isletme. herkese gecmis olsun.
  • çalışanları, gönüllüleri şeker gibi kişilerdir. başka kamptan olsanız bile sizi kendi misafirleri gibi bağrına basarlar. hemen yanı başlarında çıkan yangınla gönül verdikleri vadide büyük bir travma atlatmışlardır, geçmiş olsundur.
  • kabak koyu'nda bulunan işletme. işletme dediysem çok resmi bir yer anlaşılmasın. ortalıkta gezen tavuklar, şirin mi şirin civcivler, bir türlü susmayan horozlar, mini mini köpekler ve heykel kıvamında yaşayan tatlış bir kedisiyle çok sıcak bir ortam.
    kahvaltısı ve akşam yemeği gayet yeterliydi, ücretlerse koy genelinde çok çeşitlilik göstermiyor. yani oralara göre normal diyebilirim. denize olan mesafesi bakımındansa gayet makul. çalışanlar da oldukça anlayışlı ve güzel insanlar (özellikle ibo, on numarasın)
    kısacası ben mükemmel bir tatil geçirdim. tavsiye de ederim. gidin, görün ve bi de şelaleye mutlaka uğrayın.