şükela:  tümü | bugün
  • gibi, türünden, çeşidinden*

    "o kazadan sonra sadece sol ayak parmağında hafif kırıklarla kurtulması mucize kabilinden bir şeydi, şanslıymış adam '' deriz mesela..

    biri yapıştırır hemen (bkz: def i bela kabilinden) der.. doğrudur.

    ''... hem sonra kesmedi kabilinden olsa gerek geldi bir de dövdü'' deriz :
    ''... hem sonra adamı kesmedi gibi geldi bir de dövdü'' anlamına denk gelir.. bu da doğru ..

    (hemen eklemekte fayda olabilir, ''kıblinden'' diye de bir kelime vardır; ses benzeşmesi dışında yakınlıkları yoktur)
  • kâbil başkadır kabîl başkadır. kabilinden derken kabîl- kullanılır.

    "yerine kabul edilmek üzere" şeklinde tercüme ile karışık enterpretasyonu yapılabilir.

    kökünün, yetenek anlamına gelen kabiliyet'in kökü olan "kabil" kelimesi ile aynı yazılması olması tesadüf değildir.

    kabil, kabul kökünden gelir, "kabul ed(il)ebilir", "olabilir" yani bir bakıma "bünyesi müsaade eder", "yapısı elverir" anlamındadır.

    örnek:
    kabil-i haciz* = hacze olanak tanıyan (kabul eden) = haciz edilebilen

    kabilinden derkenki kabil de "... yerine kabul edilebilir" anlamındadır. o da kabul kökünden gelir. bu iki kelimenin okunuşları arasında da nüans* vardır. kabilinden derken a kısa i uzun okunur. güç yetiren anlamındaki kabil'in ise a'sı uzun i'si kısa okunur.

    ingilizcede bu anlamda on the lines of denir.