şükela:  tümü | bugün
  • bazen kabul etmek, basitçe saygı göstermek, saygı duymaktan gelir..kendin için geçerli olmayan bişeyi başkası adına kabul etmektir..
  • razı olmak ile benzetilir, siz kardeş misiniz diye sorulur yüzüne karşı kabul etme'nin. yüzünde ince bir gülümseme ile yok, uzaktan akrabayız der o vakit. kabul ediyorum derken boylarımız eşittir seninle; fekat ben razı olurken kısalır, ezilir, küçücük olurum sanki...
    insan aklında ne varsa ona göre dolduruyor sözcüklerin içini. yoksa pekala, bir evlenme teklifi de kabul edilebilir, güzel bir davet de, enfes bir hediye de... azı kabul edince, seni eksiltiyorum, kendimi yontuyorum mesela benim aklıma o geliyor.
    niye aklıma razı olmak geliyor. ama hemen ardından vazgeçmemek, çok sevmek geliyor. onlar gelmese arkadan, razı olmakta insan nasıl durur sahi... durabilir mi. boyumu uzatmaya çalışıyorum her gün kendimi çekiştirerek, kabul etmek istiyorum.
    öyle bir isyan edesim var ki aslında.
  • microsoft turkcesinin en son bombalarından biri, windows live messenger* sürüm 2009 (yapı 14.0.8050.1202) ile dosya transferi yaparken kendini gösteriyor.

    hayır, ilk defa yapıyor olsan çeviri işini, biraz zorlayarak hak verebilirim de neredeyse tüm sürümlerde kabul et olan butonu kabul etmek olarak değiştirmek hangi çalışanın aklına geldi? lan yoksa!!!11! ondan sonra ayda 10.000$' ı koy cebine biz de burda 3 milyara (eski parayla) talim edelim.
  • uzlaşmaktır, koymaz adama. asıl koyan kabullenmektir.
  • kimi zaman pes etmektir.
  • politik mecrada "ağırladı" manasında kullanılıyor ama bu anlam, tümcenin nahoşluğundan bir şey kaybettirmiyor.

    "erdoğan platini'yi kabul etti" mesela.

    platini el pençe divan durmuş, "mr. erdoğan lüfen kabul et beni!" diyor sanki.

    hayır abi, adam "görüşme talebinde" bulunuyor en fazla. belki talep erdoğan'dan gelmiştir. ama bunun adı "kabul etti" oluyor niyeyse.

    yeni değil, yıllardır olan bir şey bu. ecevit de "kabul etti", süleyman demirel de "kabul etti"...

    bürokrata yersiz "ulvilik" kazandıran bir ifade. bu yüzden bu manada kullanılmaması, yerine "ağırladı" "görüştü" gibi ifadeler kullanılması taraftarıyım.
  • söyleyecek çok şey varken ve bunları anlatacak yeteneğe sahipken susmaktır.

    -insan sever
    -insan duymak ister
    -insan özler
    -insan düşünür
    -insan konuşmak ister
    -insan bekler
    -insan bir fotoğrafa bakar
    -insan ki o fotoğraf aklından çıkmaz
    -insan mesafelere küfreder
    -insan yine de şükreder
    -insan bu aklı karışır/gelgit(ler) yaşar
    -insan bu rahat bırakır
    -insan bu elinden bir şey gelmez
    -insan bu kabul eder
  • kibirinden arınmaktır.
  • ses cikarmamak anlaminda kullanildigin da sonu kotu olucaginin garantisidir. insani bi baska seye donusturur susmak. bir sure sonra ne kendini taniyor olursun ne de ne icin sustugunun bilincinde olursun