şükela:  tümü | bugün
  • yarın kapalı kasa bi kamyonet bulup istanbul'un ara sokaklarında dolaşıcam. gördüğüm ilk kaçan kurbanlığın önünde ani bi fren yapıp " atla " diyicem ve onu alıp götürüp çatalca taraflarında geniş çayırlara salıcam. doğal seçilimse doğal seçilim kardeşim. kesileceğini anlamış bir hayvan kurtarılmayı hak ediyordur. üstüne bir de depar atmış, ipten kurtulmuş, o kadar yolu koşmuş hayvan, insanların kurnaz tuzaklarına düşüp ölmeyi hak etmiyor bence. sinsi sinsi arkadan yaklaşıp boynuna ip takmalar filan... yakışır mı delikanlı yaşam formuna?

    hazır yeri gelmişken size bi fıkra anlatayım;

    iki koyun çayırda otlarken birisi aniden kafasını kaldırmış ve diğerine bakıp konuşmaya başlamış; meeee meee meeeeeeee me... yani demiş ki " hey, bu insanlar var ya, bizi yakalayıp boğazımızı kesecekler, sonra derimizi yüzecekler, sonra satırla parçalayacaklar, sonra ince ince doğrayıp ateşin üstünde pişirecekler ve sonra da bizi yiyecekler. " diğer koyun ağzındaki otu çiğneyip yutkunmuş ve " mehehehheee " demiş. anlamı " nerden buluyorsun bu komplo teorilerini " imiş.

    yani kurbana, et yemeye, şuna buna karşı değilim ama kaçan kubanların kurtarılması gerektiğini savunuyorum. onlar artık kendi kaderini çizebilme hakkına sahiptir.

    bütün sevgili kurbanlıklara duman'ın şu şarkısını ve özellikle klibini armağan ediyor, hepinize hayırlı kavurmalar diliyorum.

    koşar gibi ölüme atlarım
    ezip geçer yine de kalkarım
    yetmez gücün bir bana yetmez
    sözün geçmez gücün yetmez...!
  • suçtur, hırsızlıktır, bir iki koyundan sonra polis yakalar sizi zaten.
  • ekip oluşturulursa hırsızlık suçuna ilaveten suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu da eklenir, cezanız artar.
  • yeşil çayırlardaki otların ve bitkilerin ezilmesi, yenilmesi ve tahrip edilmesi ile sonuçlanır. bitkilerin canı yok zaten değil mi !?
  • bir reality şov olarak fox tv'de başlayacak yeni eğlence programı formatı.

    zaten fox, kurban bayramı gibi batıl etkinlikleri pek de siklemediği için sunucu da ömür gedik/ayşe arman türevi sadece saman yiyen veganlardan biri olur diye tahmin ediyorum. kamyonu süren de fatih portakal. tutmazsa şerevsizim!
  • şimdi bakunin ne demiş? ekonomik eşitlik yoksa politik eşitlik sahtekarlıktır, yalandır ve kurbanlıklar artık yalan duymak istemiyorlar. hayvanlarla insanlar arasında henüz politik eşitlik de yok. ama olsa noolacak ki, ekonomik eşitlik olmadan onun bir yalan olacağını hebimiz biliyoz. ekonomik eşitlik dersen ekonomi malum, herkese yetecek kadar dolar yok. ülkedeki altı tane türk lirasına karşılık bir tane dolar var. o da kimin elinde kim bilir? dolayısıyla kurbanlıklar için tek seçenek onları uygun yeşil çayırlara salmak. bu konuda hemfikir olmalıyız önce.

    proudhon ne diyor? 'mülkiyet ibneliktir'. ama proudhon bunu miras yoluyla edinilmiş mülkiyet için söylemiştir, kimseye babasından kalmaz kurbanlık, çalışıp üreterek kurbanlık alınır denebilir. fekat çabalayarak iplerinden kurtulmuş bir kurbanlık da bir emek vermiş ve ortaya bir değer koymuştur. en azından eşitlik için e5 te ufak bir desteği hak etmiyor mu?

    diyelim yeşil çayırlara saldık, o zaman noolacak? burada da stirner giriyor devreye ve diyor ki çıkarları birbirlerine bağlı olacağından birbirlerine saygılı olacaklardır. içlerinden birisi sevmediği bir koyunu sahibine ispiyonlamaya kalksa hepsinin yeri deşifre olacaktır. hayvanlar sandığımızdan daha zeki. özellikle inekler.

    ama devlet kurban sahiplerinden yana olacaktır ve diyelim ki yolda çevirmeye denk geldin, hayvan hırsızlığından tutuklanma ihtimali var. işte tam burada da gencebay giriyor devreye ve diyor ki batsın bu dünya.

    umuyorum gencebay'a gerek kalmaz ve görevimizi başarıyla tamamlarız. geçen sene tecrübesizlikten dolayı bi takım aksaklıklar yaşadık. mesela bir dana kamyonete binmeyi reddetti, onu sahipleriyle birlikte kovalamaya başladık falan. ama bu yıl kktt (kaçan kurbanlıkları toplama timi) olarak örgütlenip, broşürlerimizi kurban pazarlarına geceden atıcaz. yani onlar da bizi biliyor ve bekliyor olacaklar.

    bunları neden anlattım? organizasyona katılmak isteyip de bazı çekinceleri olanlar varsa, bunun öyle amatör işi bir şey olmadığını bilsinler diye. unutmayalım ki; tarikatların arkası vatandır?

    milli marşımız ve milli klibimizle kapanış.