şükela:  tümü | bugün
  • herhangi bir aksiyon sonucu olmasi kesin olan.
  • "sırtını dünyaya döndü.
    önünde dünyayı gördü."
    - ferit edgü -
  • kaçınılmazın gerçekleşeceği an yaklaşırken insan zihninin çalışması ve insan düşünceleri hakkında dostoyevski'nin yazdıkları dikkat çekicidir.. budala aslı eserinde hakkında idam kararı verilmiş ve idama doğru ilerleyen bir mahkumun hislerini ve düşüncelerini anlatır.. düşmanla karşı karşıya kalmış, kendisine silah doğrultulmuş bir askerin bile yaşama ihtimalinin olduğunu bu yüzden ölümünün kaçınılmaz olmadığını, ancak idama giden mahkumun birkaç dakika sonra "kesinlikle" öleceğini bilmesinin mahkumda yarattığı etkinin, o çaresizlik hissinin en büyük işkence olduğunu söyler..

    kaçınılmaz olan şeyi illaki ölümle ilişkendirmemek lazım.. insanın hayatı boyunca her anında bir seçim söz konusu olmalı diye düşünürüm.. hayatta yapılan her seçim kendi hayatımızı çizer şüphesiz ki ancak bizim seçimlerimizin başkaları üzerinde etkisi de yadsınamaz.. bir insanın yaşamı bu kadar seçimler üzerine kurulmuşken her şeyden kaçınılabilir gibi duruyor.. ancak sonucun öyle olmadığı aşikar..

    kadere inanmam.. yani geleneksel anlamıyla kadere inanmam.. ama insanın hayatındaki bütün seçimleri aynı yere çıkıyorsa bu bir anlamda kader olarak nitelendirilebilir.. ancak ilahi bir güç tarafından değil de bir başkası tarafından, devlet tarafından, yasalar tarafından önüne konulmuş bir duvardır bu..

    şu an o duvarın dibinde, kaçınılmaz tırmanışıma başlamak için gün sayıyorum.. nasıl ki idama mahkum edilmiş bir insan hakkında yazılı bir karar varsa ve o adam kesinlikle idam edilecekse benim ve benim gibi olanların hakkında çıkmış kararı elimde tutuyorum şu an.. bunu ölümle benzeştirmek değil amacım ama bu analoji de hatalı sayılmaz.. idam mahkumundan tek farkım kendi seçimlerimin bile eninde sonunda beni bu noktaya getirecek olmasıdır.. idam mahkumu suçu işlemeyerek şu an onun için kaçınılmaz olandan kaçabilirdi.. ancak bir erkek vatandaş olarak yapabileceğim hiçbir seçimin benim hayatımdan belirli bir sürenin alınıp koparılmasını engellemeyecek olduğunu bilmek, bunun kaçınılmaz olduğunu bilmek hayal kırıcı..

    ajan smith neo'ya "it's inevitable mr. anderson" dedikten sonra bile neo ortamdan ceylan gibi sekerek uzaklaşabilmişti.. matrix'te bile kaçınılmazdan kaçabilen insanoğlu bu sınırlarda bunu yapamıyor..
  • kaçınılamaz değildir. hep bir ihtimal barındırır. ben kaçınmayıveririm bazen ve bu benim kaçınılmazım olur. kaçınılmaz şekilde sigara ister canım, karnım acıkır ama öngörebilir birşey bu, sakınıverilebilir yani. biraz daha sündüreyim: kaçınılmaz olan sakınılmazdır, ama sakınılabilir de aynı zamanda, kaçınılabileceği gibi. "kaçınılamaz" olsaydı mesela ölüm gibi, işte o durumda (o durum her ne ise, genelde fizikseldir bu nedense) ne dersen de olacak demektir. parantezi de sündüreyim: kaçınılamaz durumların genelde fiziksel daha doğrusu maddeye ait şeyler oluşu (mesela dünya üzerinde havadan bırakılan bir taşın muhakkak yer çekirdeğine doğru harekete geçmesi, halk arasında yer çekimi) ayırt edici olabilir mi? "kaçınılmaz" olan şeyi de metafizik alanına alsak mesela, bak sanki açıklığa kavuşuyor gibi. o halde kaos teoremine uzananlar olacaktır, güzel, sevdim bu bakış açısını. peki tamam bizim kaçınılmaz dediğimiz şeyin aslında çok detaylı ve karmaşık bir hesapla "kaçınılamaz" olduğunu iddia edeceksiniz, peki bu durumda maddenin alanına girmiş olmuyor musun? bu konuda düşünmek gerek. hava tahmini dediğimiz şeyi tahminden çok çok öte mutlak bir kesinlikle tespit ettiğimizde bile kullandığımız doneler neyin alanında allasen?

    başa dönüyorum: kaçınılmaz olan şey toplumsal, kişisel ya da metafiziğe ait, kaçınılamaz olan ise bildiğin taş... kafa yarar.
  • su an itibariyle (bkz: ecel) tibba bir kac yuzyil daha ver, bi ihtimal...
  • bir de kaşınılmaz var, iki kürek kemiğinin arasında bir yerlerde.

    .