şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: tebdili mekan)

    bir vakit sonra edit:

    bırakıp her şeyi öyle ulu orta, kopuvermektir hayatın rutin akışından. plansızdır, programsızdır, anlıktır. sonrasında ne olacağı hesaba katılmaz. aslolan, o an oradan tüm o şartlardan kurtulmaktır. sonra başka başka dertleri olur insanın, yine dertleri olur ama o an ve oradaki dertler değildir. kaçıp gitmek bunun için güzeldir bazen.
  • kaçıp gitmek bazen çok kolay gelir. sonra hatırlarsın yarım kalan işleri. o kadar emek sarfettin ki bitirmeli değil mi ? ne olacak peki sonra ? ne geçecek eline ? ömür boyu çalışıp didinip elde ettiklerin peşinden mi gelecek ? öleceksin lan eninde sonunda. buna yanıyorum işte. bütün sorumlulukların bittiği o güzel an ölüm olmak zorunda mı ? yok mu başka çıkış yolu ? var mı bien ? gösterir mi acaba ?
    gösteremez tabii. herkes seninle aynı durumda. sanma ki senin dertlerin en büyükleri. sanma ki tek sensin dertli. ne yapmalı da kurtulmalı bundan ? bu eziyet bitmez mi hiç ? kim kurtaracak beni bu durumdan ? kim tutacak elimden ? kim çekip çıkaracak beni bu boktan çukurdan ? azrail elbet. o olmak zorunda mı çekip çıkaran ? yok mu başka bu işi bilen ? varsa çıkarar mı beni ?
    çıkaramaz elbet. anca çeker senide kendi çukuruna. herkesin içinde olduğu o boktan çukura. çukur demek doğru mu acaba ? belki de dipsiz kuyu. bi dibi vardır belki. sana göre bana göre biziz diptekiler. şükür mü etmek lazım halimize ? bunu bulamayanlar da var değil mi ? yeter mi ama mutlu olmaya ? yetirmeyi becerebilen var mı aranızda ? varsa öğretir mi bana ?
    öğretemez tabii. o gülen gözler de ağlar gizli gizli. bilir ki mutlu olmak zor bu hayatta. yaşamak zor. ekmek zor. yürümek zor soğuk havada ıssız karanlık yollarda. ışığa alışmak zor. belki vardır ulaşanlar. dönüp bizi de alırlar mı yanlarına ? beraber gider miyiz ışığa, sıcağa, rahata, mutluluğa ?
    gidemeyiz elbet. çok giden oldu belki ışığa. ama kimse gelmedi geri. unuttular bizi. unuttular hepimizi...
  • ilk akla geldiğinde çözümmüş gibi görünmekle birlikte, yapıldıktan sonra sorunlara sebebiyet veren harekettir.
  • herşeyi geride bırakmak, kimse tarafından bulunamamak ama arandığını, aranacağını ummak.
  • bir insan kaçacaksa ve doğal olarak bulunmak istemiyorsa akla hiç gelmeyecek bir yere gitmeli. o yer evdir mantık olarak. lakin nedense başarısız olunan bir yöntem bu:p kaçmadan önce "ben kaçtım" diye not bırakmak şarttır. ya herkes dışarda beni ararken evde uyusam misal. uğramasalar eve hiç. böyle de hayallerim var işte.
  • kadınların erkeklerden öğrendiği; ama daha iyi yaptığı eylemlerden biriymiş.

    - kaçıp gitme, ne olur.
    + unuttun mu? nasıl yapılacağını sen öğretmiştin.

    (bkz: boynuz kulağı geçer)
  • bir de bunu dusunurken ama durmaliyim der insan sonra da iyice sinirlenir ne demek durmaliyim zorunda miyim diye. ama bazen elden bir sey gelmez iste. kala kalirsin oracikta oylece...
  • psikolojik bir nedene bagli ise kacis karari eger,eylemsizlik ile ayni anlama gelir yani soyle bir ornek vereyim; aristo abi ye bir gun adamin biri gelmis demis ki - ya aristo abi bizim bi eleman vardi baya bir bunalima girmisti,kacti gitti buralardan uzunca bir sure gelmedi,gecen gun bizim tapinagin orada gordum,baya bronzlasmis falan ama baktim gene bunalimda oturuyor kos kos gittim sordum cikamamis bunalimdan ne is ?bunun uzerine aristo abi de soyle karsilik vermis
    -e oglum duzelmez tabi
    -niye abi
    -cunku kendini de yaninda goturdu de ondan

    birde kavga durumlari olabilir,dogal afet olabilir,manita olabilir bu gibi durumlarda is degisir tabiiulmuhut
  • imkansızmış ("-mış" çünkü yeni bir bilgi benim için)

    her şeyi bırakıp gitme, alışkanlık yaratan eylem/nesne/insanlardan uzaklaşma, gittiğin yerde yeniden kendini bulma... zamandan bağımsız bu dilekler. 3 gün için ya da 5 yıl. telefonu kapat, bilgisayarı unut, kıyafetlerini bile yenileriyle değiştir, saçını kestir, istersen kar maskesi de tak ki bir tanıdıkla karşılarşırsan tanımazdan gelme şansın olsun. yap bunları. en az 500 km uzağa kaç. pek bilmediğin bir yer olsun.

    kaçtın gittin diyelim. n'oldu? ne buldun gittiğin yerde? ne değişti? sadece çevren, görünüşün, belki sesinin tonu... peki sen? istersen 5000 km öteye kaç. kendini de yanında götürdükten sonra ne değişir?? bir şey değişmez. olay kafanın içinde bitiyormuş meğer. "sen"den kaçamıyormuşsun. kuzu kuzu evine dönüyormuşsun. yine soğuk, yine yalnız, hala sessiz, tütün kokulu. kafa da aynı kafa.

    boşuna gittin geldin o kadar yolu.
  • yüzleşmenin tersidir hatta herşeyi tersyüz etmektir.