şükela:  tümü | bugün
  • değin, dek, denli anlamındaki sözcük.
  • (bkz: degin)
    (bkz: e$anlam)
  • 1981 sayimina gore hindistan'da kerala, ernakulam, palakkad, ve trichur bolgeleri ile andhra pradesh; tamil nadu, coimbatore, tiruchchirappalli vethanjavur bolgelerinde 2265 kisi tarafindan konusulan dil.

    diger isimleri kada ve kadir'dir.
    dravidian, guney, tamil-kannada, tamil-kodagu, tamil-malayalam, malayalam sinifina aittir.
  • sınırsız istediğin şeyler vardır, bunları sınırlamak istemezsin ama sınırlaman gerekir. işte böle durumlarda kullandığın şeydir
  • dokuzuncu nesil çaylak.
  • eet ka, sadece.. elveda rumelinin etkisi büyük bu söyleyiş tarzını benimsemem/izde. kasiyere "ne ka??" diye sorduğumda cevap alabiliyorsam bence kullanmanın bi sankıncası yok ayrıca çok tatlı geliyor kulağa, ağza..
  • bengü'nün 2011 yılında çıkardığı dört dörtlük isimli albümünün, üç numarılı şarkısı. aynı şarkının bir de slow versiyonu yine aynı albümde 12. sırada bulunmakta.
  • bütün ilgeçler gibi yalnız olan ilgeç. ancak sözcüklerle yoldaş olduğunda anlamlı.

    bazen sınırlama anlamı katar.

    kederin kadarsın.
    aşkların kadarsın.
    çocukluğun kadarsın.
    bölüştüğün ekmek kadarsın.
    ağladığın, güldüğün kadarsın.
    kalbindeki çentik kadarsın.
    pişmanlıkların kadarsın.
  • - bu kadar acının bir nedeni olmalı mı ki ayça'cığım?
    + ne kadar acı ki o bu kadar dediğin acı?
    - bu kadar işte. al işte bu kadar. (gülümseyerek, iki elini birbirine yarım metre mesafede yere ve birbirlerine paralel tutarak)

    ayça, sahte facebook hesaplarındaki ergen emo kızlar kadar güzeldi. ayrıca ayça, hüseyin'in bildiği yegane türkçe isimdi. hüseyin, türkçe diye bir dil olmadığına inanıyordu. şimdiki türkçe'nin zaten türkçe olmadığı kesindi ama bu türkçe'nin de içinde bir miktar türkçe olduğuna inanılan kelime varsa bile, o kelimelerin de moğolca'dan aşırıldığına inanıyordu. örneğin at kelimesinin, moğolların at sürüsü için kullandığı bir kelime olduğunu iddia ediyordu. fakat hüseyin o kadar milliyetçi bir insandı ki bu iddialarını sadece yakın çevresinin yanında dile getiriyordu ve tanıdığı herkese yabancı milletten insanların yanında bu tür konuları açmamayı tembihliyordu.

    + bu kadar büyük bir acı sadece bu kadar büyük bir aşkın ürünü olabilirdi zaten.
    - anneler evlatlarına gerçekten büyük bir aşk duyar di mi ayça?
    + kesinlikle. belma doğduğundan beridir, belma bir yana dünya bir yana mesela benim için.
    - ne kadar büyük bir kutsiyet bu?
    + dalga mı geçiyorsun?
    - dalga geçiyorum tabii. yani doğurmasaydın ölmeyecek olan bir bebeği, öleceğini bile bile doğurmak için ne kadar büyük bir kutsiyet talep edilebilir ki?
    + sus ve siktir git burdan.

    ayça, hiç bu kadar çaresiz gözükmemişti. hüseyin'in ise neden milliyetçi olduğuna 2013'e kadar anlam verilemedi. 2013 yılında ise hüseyin ''ben milliyetçiliğin her türlüsünü ayaklarım altına aldım'' deyince her şey biraz daha anlamlı gözükmeye başladı. bütün o saçma ideolojilerin ömrü işte bu kadardı: beyin çalışmaya başlayana kadar. belki biraz geç, belki çok geç ama son buluyordu. işte bu kadar.