şükela:  tümü | bugün
  • çünkü siz tüm kadınların değil, inandığınız değerler sınırları içerisinde bulunan kadınların haklarını savunan bir derneksiniz.

    bu nedenle yalnızca o cinsiyetçi genellemelerin yerini değiştirerek paylaşmak size ters geliyor. çünkü inandığınız o değerlerde, aslında toplumda kadının yeri tam olarak o ironisi yapılan seviye. bu yüzdendir ki, zaten kimse sizden bu akımı desteklemenizi bekleyemezdi.
  • kadem'in inandığı değer erkek egemen toplum olduğu için gayet mantıklı açıklamadır.
  • bulundukları yeri ekseriyetle ailesindeki erkeklere borçlu olan kadınlardan gelen şaşırtmayan harekettir.
    işte bu yüzden geldiğin yere tek başına gelmen çok önemli.
  • akp'li erkeklerin iktidarına ve düzenine çomak sokulur mu acaba korkusuyla yapılmış bir ön alma çalışması. korkmayın, korkmayın bu akımın birilerinin 3. veya 4. zevcesi olmanıza hiçbir engeli olmaz. bu oluşumun kadın haklarını koruma amacı gütmediğini biliyordum ama bu kadar da belli etmeyin bari.
    gerçi bu açıklamayla yıllardır merak ettiğim bir sorunun da cevabını almış oldum. bundan sebepmiş ki milli görüş veya siyasal islam ideolojisinde kadını ilgilendiren bir konu olduğunda hep erkekler konuşuyormuş. söyleyecekleri şeyler çok da farklı değilmiş.
  • bence kadem de ironi yapıyor. başka bir açıklaması olamaz.
  • kadem önce gitsin 'başı açık kadın perdesiz eve benzer' ya da 'kabuksuz domatese benzer' sözünü eleştirsin. sümeyye o kadar abd'de sosyoloji eğitimi almışsın, bir kere babanı eleştirdin mi? mesela 'kız mıdır, kadın mıdır bilemem.' söylemini hiç sorguladın mı? o eğitimin hakkını verecek tek bir şey yaptın mı şimdiye kadar?

    kendi iktidarınızın kadına kahkahayı ya da hamile kadınların sokakta gezmesini yasaklayan söylemlerine karşı çıkıyor kadınlar. çok da iyi yapıyor. sizin iktidarınızın kadın düşmanı politikaları yüzünden, kadına yönelik şiddet ve cinayet olayları bu kadar arttı, herkes bunun farkında. yine sizin iktidarınız yüzünden sürekli nafaka ve istanbul sözleşmesi hakkında dezenformasyon yapılıyor. akit denen oluşum bunun öncülüğünü yapıyor, siz de göz yumuyorsunuz. kendi imzaladıkları ama her zamanki gibi kandırıldıklarını iddia ettikleri istanbul sözleşmesi'nin kurallarını uygulasalar, aleyna çakır, emine bulut, ayşe paşalı, güldünya ve isimsiz pek çok kadın ölmeyecekti. yaşadıkları şiddet karşısında, devlete şikayette bulunup, koruma talep etmiş kadınlardı bunlar. emine bulut 20 kere dilekçe vermiş, niye koruyamayıp da çocuğunun gözü önünde bıçaklanmasına sebep oldunuz rahmetlinin? bir kadın milletvekiliniz bile dayak yediği için emine erdoğan'dan yardım istemişti. sorunun bu boyuta vardığını görmüşken neden istanbul sözleşmesi ile kadınları korumadınız?

    ne sümeyye, ne de adını bilmediğim kardeşi çocuk gelin ama çocuk gelinlerle evlenenleri hapisten çıkarıp, toplumun iyileşmeyen bu yarasını sürekli kanatıyorlar. eminim tek bir akp milletvekilinin kızı bile çocuk gelin değildir ama yoksulların çocuklarının küçücük yaşta çok ağır bir sorumluluk alarak, gelin olması gerektiğini savunuyorlar. tıpkı tek bir akp ya da mhp milletvekilinin çocuğunun şehit olmayıp, yoksulların çocukları üzerinden vatan millet sakarya edebiyatı yapmaları gibi.

    bu ülkeyi kadınlar dönüştürecek bu kesin. sizin kadınları savunuyor görüntüsü veren kadem denen makyajlı kurumunuzu kimse yemez. sizin derdiniz kutsal aile güzellemesi yapıp, size seçmen kazandırsın diye kadınlara kuluçka makinesi muamelesi yapmak. kim sallar kadem'i? değişmeye karşı koyamazsınız, en fazla geciktirirsiniz. o yüzden kendinizi bu kadar ciddiye almayın. biz almıyoruz çünkü.
  • anlam veremediğim eleştiridir. özetle, bu akım, inandığımız değerleri zedeleyecek boyuta ulaştı, kınıyor ve reddediyoruz demişler. iyi de bu akımda kullanılan ironik tabirler, yıllardır kadınlar üzerinde kullanılırken neredeydiniz derler adama. hem bu kadem, “kadın ve demokrasi derneği” değil mi? buna itiraz edecekseniz, derneği kapatın gitsin. iddia ediyorum, bu çıkışı, çevrelerindeki erkeklerin tepkilerinden etkilenerek yapmışlardır.
    kaynak
  • böyle zamanlarda gözlerimiz, dernek dernek gezip, belediye projesi kovalayıp, tübitak hibesiyle yeniköy sırtlarında brunch keyfi yapan, erken cumhuriyet döneminde elde edilen kadın haklarına "sembolik" diyebilen tezler yazdıran 2. cumhuriyetçi feminist akademisyenlerimizi arıyor. ama tabi ki bulamıyoruz.

    türkiye'de akademik feminizm sipariş usulü çalışır çünkü, işvereni de alıcısı da erkektir. para gelen yere asla laf edilmez.
  • kademin gerçek bakış açısını göstermiştir. adında kadın geçecek, bu konuda erkeklerin bile iştirak ettiği paylaşımı eleştireceksin.
  • (bkz: kadın ve demokrasi derneği)

    yıllardır ''toplum değerlerimiz'' haline gelen cümlelerden rahatsız olmayan kadın derneğinin tarafını belli ettiği eleştirilerdir.

    kadın düşmanlığında zirveye oynayan bir ülkede aksi düşünülebilir miydi?
    kadın gülmeyecek, kadın eğlenmeyecek, kadın konuşmayacak...
    malum derneğe göre toplum değerleri bunlar demek ki.