1. fizbozun askerliğinin başlangıcı isimli fantastik bilim kurguya ev sahipliği yapan kurumdur.

    üniversitesi bittikten sonra daha nefes almadan yüksek lisansa başlayan fizboz kişisi, ön kayıttan bir hafta önce, askerliğini tecil etmesi gerektiğini öğrenir. "lan hassiktir napacaz" derken, kendisinin üsküdar askerlik şubesine gitmesi gerektiğini öğrenir, keza kütüğü erzurumdadır.

    macera burada başlar. bir arkadaşı buraya gitmeyi denemiş, çıldırıp memleketine gitmiştir. fikir almak için arkadaşını arar, ve arkadaşı şu cümleyi kurarak fizbozu şoke eder: "abi saat 9 da gittim, sabah geleceksin dediler !"

    fizboz düşünür; 9 değilse kaçtır sabah. heralde 6 falandır diyip, evden çıkıp 6'ya 10 kala askerlik şubesi önünde olur. bakar ki bir liste var, bakar ki 118. sıra boş, der ben buraya kaydolurum, zaten yamuktur bu allah bilir 18. sıradır. kaydolur, beklemeye koyulur. sonra erle muhabbet eder, ve öğrenir ki, ilk 100 sabahtan alınacak, kalanı öğleni bekleyecek.

    fizboz evine gider, 1 de tekrar askerlik şubesi önüne gelir; ilk 75 in alındığını öğrenir. isimler okundukça içeri girilir, fizboz da girer o arada. oturduğu ilçeye göre ayırırlar kişileri, fizbozkadıköy tarafına gider, beklemeye koyulur. danışmaya gidip numara alır, formları doldurur (muayene olmak istiyorum yazar oraya), ardından da yukarıya, şubeye çıkar. burada memure hanım kendisinden 3 diploma fotokopisi, 4 nüfus cüzdanı fotokopisi, 4 de resim ister. tabi asıllarını da ister. ardından evrak kayıda gönderilir. ardından bahçeye soyunmaya gönderilir.

    fizboz heyecanlıdır. keza soyunmak istememektedir o kadar erkeğin arasında. burada ilk ayrımcılığın başladığını görür. gittiği yerdeki erin "abi yedeksubay adayı mısın?" sorusuna "evet" cevabını verince, "o zaman sırf gömleği çıkarsan yeter abi" der; etrafına bakar ki herkes donla güzel güzel koşturmaktadır. üniversite mezunu olmanın ilk faydasını gören fizboz, tartıya çıkar, tartı ona 94 kilo der, fizbozyuh der, boyunu ölçtürür, boyu 1.91 çıkar.. fizboz yanlışlık var der, benim 1.98; fakat mantığın bittiği yer olan askeriye sözkonusu olduğu için bi kez daha ölçemeyiz derler.

    artarda atılan birton imzadan sonra albay hazretlerinin huzuruna çıkmaya gider fizboz. burada uzuuun mu uzun bir kuyruk vardır. öğrenilir ki albay hazretlerinin misafiri gelmiştir, bu yüzden insanların işleri güçleri ayakta bekelmeleri önem arz etmemektedir. yarım saat süren bir imza atmama sürecinin ardından atılan imzalar, fizboza majestelerinin haydi çocum kadıköy askerlik şubesine tekrar demesiyle son bulur. burada tekrar kuyruk beklendikten sonra, tekrar evrak kaydedilir, tekrar albaya imza kuyruğuna girilir ve çile biter..

    şimdi tavsiyelerim:
    - yukarıdaki geçerli olmazsa, 6şar diploma, nüfus cüzdanı fotokopisi, 12 fotoğraf götürün. keza her şube başka birşey istiyormuş. ben maksimum isteyenini götürdüm.
    - gitmeden önce dua edin. çevremdeki kimse "modem bağlantısı" denen olaydan kuramadı, fax gelmesini bekledi saatlerce. benim önümdeki arkamdaki insalnar dahil. bense "modem bağlantısı kuruldu" yazısına şahit olan ender şanslı insanlardanım sanırım.
    - memurelerle ters düşmeyin. evet bu arada memur yok memure hepsi.

    son olarak: askerlik şubede başlar şubede biter, alıştırın kendinizi.
  2. önünde allahın cezası kuyrukların olduğu yer. bazen buradaki 30-40 kişilik kalabalık bile bekleyene 10.000-20.000 kişilik, saatlerce bitmeyen bir kuyruk gibi gelir, bilen bilir.
    ayrıca önündeki yoldan gelip geçenler bunun önündeki kuyruğa merhamet dolu gözlerle bakarlar.
  3. kadıköy'den 12a, 13, 13b, 14, 14c-d-f-k-m-r-y, 15f numaralı tek biletle çalışan otobüslerin yanısıra, 110, 120, 125, 127, 500 ve 500a numaralı çift biletle çalışan otobüslerle de ulaşılabilen askerlik şubesi. kadıköy rıhtımdan 12a ile gidilmesi tavsiye olunur, zira kendileri çok sık kalkmaktadır. ayrıca erken gidilmelidir zira faks çek faks bekle asteğmene albaya ona buna imzalat getir hastaneye git uzunca bekle kısaca muayene ol şubeye geri gel asteğmene albaya ona buna imzalat derken bütün gününüz rahatlıkla gitmektedir.
  4. içinde verdiğim savaş neticesinde mansiyon ödülü aldığım fantastik askerlik şubesi.

    uyarı: kısaca anlatacağım hikayemin bazı bölümleri tüm askerlik şubeleri için genellenebilir.

    ilk kural: celp dönemi işlem yaptırmayın olm!

    27.08.2008: liquid sabahın 6'sında uyanır ve saat 7 gibi ikamet ettiği bölgeyi kapsayan yeniköy askerlik şubesinde soluğu alır.

    liquid - abey ben ismimi yazdırıcam.
    nöbetçi er - abey yazayim de, önümüzdeki salı değil, ondan sonraki salı boş şu an.
    liquid - (mavi ekran)
    nöbetçi er - (masum masum gülümser)

    liquid'in adını bile zar zor not alabilen bu dünyalar güzeli erin mizacı, kendisinin, bundan sonra göreceği her askerin de aynı tatlılıkta olacağına dair saçmasalak bir beklentiye balıklama dalmasına yol açar.

    liquid - abey ne zaman açılıyor zindanın kapıları?
    nöbetçi er - sekiz buçuk.

    liquid bekler bekler bekler ve türkiye'nin saatleri 8.15'i gösterirken şubenin önüne tekrar gider. veriler: kapıda belirli bir biçimde dizilmemiş, yığıntı oluşturmuş yaklaşık 20-25 kişi; nöbetçi değişmiş.

    yeni nöbetçimiz liquid'in adını bir çırpıda yazabilen cinsten ve kendisine birim zamanda maksimum sorunun yöneltildiği her insanın olabileceğinden biraz daha fazla ukala.

    liquid - abey, benim yüksek lisans başvurum var, üniversite istiyor durum belgesi cart curt. cumaya kadar vaktim var.
    nöbetçi er - iki hafta sonra salı, yani 9 eylül'de, saat 10'da gel hacı.
    liquid - ama abey!
    nöbetçi er - ...

    liquid boynu bükük bir şekilde evin yolunu tutarken, bir yandan da "yüksek lisans yattı mı lan şimdi" diye aklından geçirmektedir. yolda tavsiyeler almak için aradığı aynı yolun yolcusu arkadaşı, kendisine adalar askerlik şubesinden bahseder.

    home sweet home!

    saat 08.45. bu aşamada, liquid sefa pezevengi bir götlek olduğu için, yüksek lisanstan ziyade, sabahın altısında uyandığına ve üstüne üstlük, yataktan çıktığına yanmaktadır.

    liquid'in kafası uykudayken, elleri, gugul'da askerlik şubelerinin telefonlarını taramaktadır. işe adalar şubesi'nden başlanır:

    liquid - ee, ben şey...
    karşı taraf - adalar dışından almıyoruz.
    liquid - eöyyyyyyyy.
    (çotank)

    beykoz:

    liquid - elölölyö
    karşı taraf - ha hı? ses gelmiyor. bip
    (çotank)

    bilumum askerlik şubesi'ne telefon yardımıyla ulaşma çabasından çıkarılacak dersler: faturanıza, kontörlerinize yazık; aramayın. [ilerisi için spoiler: askerlik şubelerini dışarıya bağlayan tek şey fax'tır. nokta.]

    liquid bedbaht, liquid ümitsiz.

    ve ve ve ve ve ve ve ve...

    bir arkadaş - üsküdar askerlik şubesi'ne yazdırayim adını.
    liquid - hm ok, orayı deneyelim bakalım. [epic fail]

    fast forward x16

    legendary battle begins:

    28.08.2008:

    liquid 6'da uyanır ve 3 vasıta yardımıyla üsküdar-kadıköy askerlik şubelerinin mekanına ancak 7.45 sularında erişebilir.

    ilk gözlem: biri uzun ince dizilmiş, pek ümitsiz ve uzunca; diğeri ise 2'li 3'lü insanların kaotik bulamacıyla harmanlanmış bir sıra olmak üzere toplamda iki sıra vardır mekanda.

    bir mekana ilk kez dahil olmuş birinin garibanlığıyla liquid, uzunca duran ve ümitsizlik girdabına batmış sıranın sonuna konumlanır.

    saat 08.30: encounterlar içeri girmeye başlar. sıralar hafifçe uzamış.

    flashback - bir veri: kısa sıradakiler fişe sahiptir, andıçlanmışlardır; uzun sıradakiler hür halkın talebeleridir. soru: fiş derken?

    saat 08.30 - 09.00 arası: kısa sıra sprinte kalkıyor, hür vatandaşlar şaşkın. düşünce balonu: ben de fişlenmek istiyorum üleyn!

    [zihin açıcı ek bilgi: kadıköy-üsküdar askerlik şubeleri'nde randevu sistemi yok(muş).]

    09.00 - 10.00 arası: false judgment: şu sıra biterse heralde biz de sprinte kalkarız.

    10.00'dan sonra: bahçeye girilir. gözlem: iki sıra, soldaki kısa, sağdaki uzun.

    liquid uzununa girer. soru: neden? cevap: liquid biraz eblek. [epic fail]

    retorik soru: sıraya girmek için mi sıra bekledik yani biz?

    10.10 suları: iki sıradan da 10-15 arası adam içeri alınır.

    if clause: soldaki sırada olsaydım içerdeydim.

    meanwhile: fişliler hem binaya, hem de bahçeye rahatça girip çıkabilmekteler. bir tanım: fişler, bankada alınan sıra fişleri tarzında.

    [nefes açıcı metin dışı düşünce: nedir bu yılmaz özdil havası layn, iğreniyorum şu an kendimden. mevzumuz askerlerle ilgili diye heralde.]

    saat 10.20: liquid, takma adının "üsküdar" olduğunu öğrendiği kısa sıraya geçer. bir önceki sırasının takma adı ise "kadıköy"dür. savaşa "sarıyer" takma adıyla katılan liquid için ise biri ile diğeri birdir.

    false judgment: bahçeye girişinin 10. dakikasında içeri adam alınması vesilesiyle liquid umutlu.

    düşünce balonu: şimdi neyi bekliyoruz acaba?

    10.20-11.35 arası: liquid pek çok kez bakırköy askerlik şubesi'ne gitmeye meğillenir. ama çok yorgun.

    bina girişini erler değişimli olarak tutuyor, fişlenmişlere öpücük veriyor, hür vatandaşların önüne dikiliyor.

    vaka: binanın girişini tutma görevi verilen bir ere, bu fantastik işten gına gelir ve görev yerini terkeder.
    gelişme: hür vatandaşlar bina içine akın ediyor.
    sonuç: sıralar bozuldu, herkes yine bahçede.
    öğrenilenler: fişlenme sırası bekleniyor. yani hür vatandaşlar yine bir sıranın sırasındalar.

    zincirleme isim tamlamasıyla oyunlar: sıranın sırasının sırasını beklemek. sonuç: bir tebessüm.

    saat 11.45: liquid içeride ve "müracaat" birlikleri tarafından fişlendi.

    bahçe sırası - flashback: binadan çıkan fişlenmişler bildiriyor: "ohoo, beklemeyin hiç. fiş sırası 3 güne gelir heralde."

    geri sar: umut yıkıcı pre-fişli tayfa 4 yıllık üniversite mezunu değil. sebep: liquid'e sadece 7 kişi var.

    ara bilgi: üsküdar'dan çıkan liquid, kadıköy'den fişlendi.
    sonuç: bahçe sırasının ikiye ayrılmasının hiçbir mantığı yok.
    derinlemesine sonuç: bahçe sırasının hiçbir mantığı yok.
    pratik akıl yürütme: müracaat kabini bahçede olsa ve gayet otomatik olan bu işlemi yürütmek için 2 er tahsis edilse; biri bitmek tükenmek bilmeyen sorulara cevap verirken, diğeri milleti fişlese, her şey çok güzel olacak, eylül'de faşizm gelmeyecek.

    soru: liquid neden kadıköy'de? cevap: çünkü daha çok memurun ışığı yanıyor. ana fikir: liquid'de çokluğa yönelme eğilimi var. söz elias canetti'de.

    oyunun en heyecanlı yerinde yemeğe çağıran anne modeli: öğle arası.

    ara bilgi: binada işlem yaptıranların kullanabileceği bir lavabo dahi yok.
    sonuç: bol sıvı tüketmeyin.

    liquid sırasına 3 kala dışarıda. memur yaşamı deneyimi: memurlarla aynı anda öğle yemeği yemek.

    saat 13.00: liquid tekrar mekanda. gözlem: herkes dışarıda. soru: neden herkes dışarıda?

    veri: öğle yemeği arasında, tüm işlem için gelenler de dışarı çıkarılmış.
    mantık: bulunamadı.

    olanlar: sabah sularında yaşananların özeti geçiliyor.

    saat 13.20: zindan kapıları hala kapalı. liquid bu sefer fişliler sırasında.

    ortam: metal konseri sahne önü. sahnede erler.

    saat 13.30: memurlar sağlam yedi.

    saat 13.35: liquid tekrar içeride.

    saat 13.35-14.00 arası: kadıköy şubesi güzellik uykusunda.

    saat 14.00: ışıklar yandı. show must go on.

    saat 14.15: liquid 3. katta memuresiyle karşı karşıya.

    memure - sarıyer derken?
    liquid - 2 haftalık sıra, randevu. got it?
    memure - sokarım bu diğer şubelere. albayla konuşeceğim, biz de randevulu sisteme geçelim layn! niye herkes buraya geliyor löyn!

    ara bilgi: merdivenlerde insanlar. insanlarda merdivenler. düşünce: binanın yapımında tuğla yerine insan kullanılmış olabilir.

    saat 14.20 - 14.30: liquid memur(e)lerin bulunduğu büyük odanın hemen dışındaki 2 ere sahip faxhouse'da.

    elindeki belgesini, kütüğünün bulunduğu bölgeye bakan askerlik şubesine gönderilmesi için uzatan liquid - buyrun.
    er - tamam, yarın gel sen.
    liquid - ama ama.. ühü!

    ertesi gün geldiğinde yanında bulunsun diye herhangi bir fiş almaya giden liquid'in müracaat'tan tamamen istemdışı bir şekilde evrilen bir dialog sonrası öğrendikleri: kütüğe bağlı şube aranırsa fax'a cevap 15 dakikada gelir.

    az evvel eve dönmeye hazırlanan saf liquid'in düşüncesi: tanrı'nın eli değdi sanırım.

    3. kattan liquid manzaraları: liquid - kütüğüme bağlı şubemin telefonunu öğrenebilir miyim?
    er - üsküdar şubesi'nden öğreniver, çok kalabalık burası.

    gözler üsküdar'da: liquid - kütüğüme bağlı şubemin telefonunu öğrenebilir miyim?
    er - tabii öğrenebilirsiniz. [elinde bir takım dosyalarla birlikte başka bir yöne yönelir]
    düşünce balonu: "-ebilmeyi" sikeyim.
    sonuç: bir şekilde kara kaplı defter ele geçirilir.

    ara bilgi: bahçe dahil olmak üzere mekanda cep telefonuyla konuşmak yasak.

    liquid - eloloy abey, ben istanbul'dan arıyorum. benim fax geleceydi de.
    çankırı'da, ebesinin örekesinden bir er - [anlaşılamıyor]

    liquid'in konumu: binanın dışı, caddenin göbeği. caddenin hali: sürekli kamyon veya otobüs ağırlamakta. gürültü: gırla.

    çankırı'daki telefon hatları: kötü.
    çankırılı erin sesinin gücü: kötü.
    sonuç: bip bip.
    anahtar kelimelerden öğrenilenler: fax gitmemiş.

    liquid tekrar 3. katta. gözlem süreci: faxhouse'un içinde oturan er sürekli çeşitli faxları birleştiriyor, ayırıyor, kaydediyor, götünü yırtıyor. liquid'i evine postalamaya çalışan er ise evrak getiriyor, şube komutanına bir şeyler onaylatıyor, çevredekileri merdivenlere doğru kovalıyor.

    hafif işi kapmış liquid'den, 10 dakikalık bir gözlem sürecinden sonra perfect timing geliyor:

    liquid - abi şu solundaki faxları gönderecek misiniz?
    oturan er, ayaktaki ere yönelik - şunları içeri götür de faxlasınlar.

    yarım saat sonrası: liquid bankadaki başka bir işini halletmek için üsküdar sahilde. sessiz bir mekan, çankırı'yı aramak için mükemmel bir an:

    liquid - alüü, benim fax vardı, geldi mi yau?
    çankırılı başka bir er - liquid osmangilyan değil mi? geldi geldi. atıcaz onu 15 dakikaya aradınız diye, yoksa normalde 1-2 günde yapardık. [günün en güzel haberi. liquid'in herhangi bir çabası sonuç verdi.]
    liquid - çok teşekkür ederim. [duygulu anlar.]

    gözler yine kadıköy şubesi'nde: ufukta yine fiş var!

    liquid bir yandan sırasını beklerken, bir yandan da cevabı gelmiş olan faksının akıbetiyle ilgileniyor. sonuç: liquid işi iyice kaptı.

    hızlı adımlar: liquid memureyle karşı karşıya.

    memure - diğer formlar?
    liquid - diğer derken?
    memure - koş koş!

    liquid sağlık durum raporuyla, anket formunu yarım solukta müracaat'tan kapıp dolduruyor.

    ara bilgi: memure'ye ilk gidişten önce doldurulan 2 çeşit formla birlikte toplamda 4 form dolduruluyor. ilginçlik: her form çeşidinden 2 kopya dolduruluyor. mantık: balığa çıkmış.

    zihin açıcı başka bir bilgi: faksın teyit telefonunu işlem yapan adam açıyor. sebep: memurelerin önlerindeki telefonları şehiriçi kullanmaları bile yasak. mantık: kıçıma kaçtı.

    bilgiler devam etsin: erlerin şubeye gelen telefonlara, işlemlerle ilgili bilgi vermeleri yasak. bilgi sadece şubeye gidince alınabiliyor. sonuç: şubede iletişim namına kullanılan en teknolojik aygıt faks.

    sorgulama: ordunun bütçeden aldığı payın binde biriyle bu askerlik şubelerini nasıl bir hale getirebilirdik acep? en azından işlem yapanlar için ayrı bir tuvalet?

    kalınan yerden:

    memure hızlı. 1 saatlik fişsiz süreç: memure --> evrak kayıt --> asteğmen onay --> şube komutanı onay.

    saat 16.45: muayene? doktorlar gitmiş, doktorlar yok. sonuç: kıl payı.

    toplamda gereken evraklar: 4 x (fotoğraf+diploma/çıkış belgesi fotokopisi+nüfus cüzdanı fotokopisi) + nüfus cüzdanı + diploma/çıkış belgesi. fazlası? yok. gerek? belli olmaz. sonuç: ne olur ne olmaz.

    the end.

    mission failed.
    consumed time: 11 hours
    time bonus: 0
    difficulty: hardcore
    difficulty bonus: 1.000.000
    experience gained: 2.040.504
    congratulations! you are now level 2!

    [exit] [menu] [retry] [next]

    director's cut:

    evrak kayıttan belgelerin gelmesi beklenirken bir vatandaş ile bir memure arasında cereyan eden diyalog:

    memure - evraklar? diploma, fotokopi, vs..
    vatandaş - yok.
    memure - e, nüfus cüzdanı fotokopileri, nüfus cüzdanı, vs.
    vatandaş - yok.
    memure - yok derken?
    vatandaş - nüfus cüzdanım yok, kayboldu.
    memure - (mavi ekran)

    düşünce balonu: devlet dairelerini karıştırmış olabilir.
  5. kütüğünüz istanbul dışındaysa gitmemenizi önereceğim askerlik şubesidir. atlayın birşeye kadiköy'e inin, ordan da vapurla adalara geçin.

    her sabah önünde sıra olan bir yerdir burası. fakat içeriye ilk girerken, yerli kütük, isim yazdırmış ve redevulu gibi değişik gruplardan birisine dahil olmanız gerekir. bunlar girdikten sonra diğerleri alınır ancak. benim önerim akşam 3-3:30 gibi gidip içeriden bir sonraki gün için bir numara almak, bir sonraki gün de 8:15 gibi mantıklı bir saatte gelip sıra beklemektir.

    bunların hiçbirisini yapmak istemiyorsanız kallavi bir adam bulup torpil kullanmak gerekir. bir keresinde komşunun bir tanıdığı çıkmıştı böyle, normalde 2 tam günümü alacak işim 2 çay ve 15 dakika sonunda hallolmuştu.

    "yok illa da gidip bekleyeceğim sırada" diyorsanız sabır taşı olmanız gerektiğini hatırlayın. ne siz ne de sivil memur ve memureler askerdir burda ama tipik devlet dairesi havasından şaşılmaz. işinizi yapanlar içlerinden (hatta bazen dışlarından) "lanet olsun" derler ve işinizi "lütfen" yaparlar. oraya giren herkesin askerlik işlemleri konusunda kendileri kadar bilgili olduğunu düşünüp garip garip triplere girerler. albaylar asker adaylarına bir terslik çıkarır ve sizi memurelere yönlendirirlerse kadınların sizi bir dövmediği kalır. şahsen birgün askerlik işlemleri filan bittikten sonra kıytırık birşey almak için gidip o şeyi almadan bikaç kişiye uçmayı düşünüyorum ki işlemleri bitmeden uçanını da gördüm burda.

    kısacası "askerlikten sogutmak" diye bir suç olduğunu söyleyen insanın gizli kamerasını alıp gitmesini önerdiğim yerdir. çok cevher vardır burda çok.
  6. içerideki kadıköy katındaki sarışın memurenin herkesi azarlayıp, bağırıp çağırdığı sahnelere neden olan askerlik şubesi.
    aman ondan uzak durunuz, diğer bayanlar gayet tatlı.
    yeterki belgeler tam olsun.
  7. 325 kısa dönem askerliğimi bitirmem sonucunda tezkere kaydı yaptırmak için uğradığım, ancak "hiçbir şey yapmanız gerekmiyor, boşuna gelmişsiniz" diyerek beni şaşırtan şube.
    hani askerlik şubede başlar, şubede biterdi?
  8. türkiye cumhuriyeti sınırları dahilinde "en kısa sürede vatandaşlıktan çıkacam" ve "terk edecem bu ülkeyi" cümleciklerinin en çok duyuluduğu devlet dairesi. kadıköy ilçesinin nüfusu çok az olduğu için kendisi gibi nüfus bakımından küçük olan üsküdar ile üç katlı bir binayı paylaşmaktadır. iki ilçenin nüfusunun toplamı ise son sayıma göre milyonu geçmektedir*. celp döneminde sadece ama sadece iki memur işlem yapmaktadır. bir tanesi yedek subay aday adayları ile ilgilenirken, diğeri uzun dönem erlerin kayıtlarını yapmaktadır. dönem itibari ile şube başkanı albay izinde olduğu için yerine bir asteğmen bakmaktadır. koskoca kadıköy'ün asker alımı gencecik ve dallama bir asteğmenin yönetimine bırakılmıştır askere alınma döneminde. saat 09:00'da açılan sistem öğlen 12:00'de durur. saat 13:15 de sistem açılır ve saat 16:00 da ertesi güne kadar işler bırakılır. kapıdaki sıra ise doğal olarak ilerlemez. ah şu asker adayları olmasa ne de güzel işlerdi kadıköy askerlik şubesi!

kadıköy askerlik şubesi hakkında bilgi verin