şükela:  tümü | bugün
  • çok acayip oturuyolar böyle yol kenarına içiyolar. ben de yaptım bunu çok keyifli ama 30'undan sonra yapan ne yazık ki gavattır.
    süper topluluk.
  • uzun süredir dahil olduğum ve keyif aldığım, tahminimce üyesi olmaya ömrüm yettiğince devam edeceğim topluluk. işin güzel tarafı aslında sokakta içmek isteyen herkesin dahil olduğu hümanist gruptur çünkü elinizde birayla yanlarına gidip muhabbete ortak olduğunuzda hiç biri olumsuz yanıt vermez, evrensel küme.
  • öncelikle

    (bkz: tanım)

    kadıköy'de genellikle barlar sokağında küçük gruplar halinde içkilerini yudumlayan insan topluluğudur. 30'unu geçip orada içki içen insanlara gavat diyenleri de görmemizi sağlaması açısından da güzel bir vesile olmuşlardır.

    30'una gelmemiş biri olarak; insanları yaşına ve yaptıklarına göre ayıran ve küfür eden kendini bilmezlere, tüm kadıköylüler adına itimat etmemenizi öneririm. ne olursanız olun, buyrun gelin.
  • otuzundan önce sokakta içki içmenin keyifli, otuzundan sonra içmenin ise kişiyi gavat yapacağını ortaya atan dal yarrakların varlığından emin olunmasını sağlamış insan topluluğu.

    (bkz: kavat)
  • 30 yaşından sonra bunu yapan tabii ki gavat felan değildir de, yine de siz siz olun, otuz yaşından sonra "çok sık" olarak bu tarz aktiviteler yapıyorsanız ve çevrenizde bu tarz aktiviteler yapan insanlardan kurulu ise bir hayatınızı uzaktan çekinmeden sorgulayın. yoksa tabii kadıköy olur, caddebostan sahili olur arkadaşlarla bir kaç bira kapıp zaman geçirmek keyiflidir. burada anahtar sözcük sıklığı :)
  • kaçınılmaz sonları ishal olan insancıklar. çek gecenin köründe soğuk biraları, sonra taşa maşa otur offf hayal edince bile içim bir mayhoş oldu.
  • içsinler etsinler seviyorum kendilerini de...

    1-gaza gelip şişeleri kırmasınlar.
    2-kalkarken çöplerini toplasınlar.
  • barlar sokağında içenlerin hepsi tanış gibi. hani arada iki üç kişilik, kalabalıktan nispeten daha ileride bir apartmanın önüne oturanlar falan neyse de, arkadaş bazı sokakların girişi hıncahınc dolu ve hepsi kırk yıllık dost gibi. aralarına girmeye çekiniyor insan. birden dönüp "sen kimsin lan, nerden çıktın" diyecekler sanki.
  • haftasonu her kadıköy'e indiğim akşam özellikle bu gurubun arasından geçiyorum, çünkü gayet keyif alıyorum bu topluluğu görünce. cıvıl cıvıl bir sürü insan. kızlı erkekli hem de, tam istenmediği gibi. 29 yaşında olsam da sokakta içmekten keyif almadığım için katılmadım şimdiye kadar. yazın, caddebostan sahil hariç tabi. ama eğer içlerinde burayı okuyan varsa kendilerine sesleniyorum: olm hayvan mısınız lan şişenizi sokakta bırakıp gidiyorsunuz? niye sokak kenarlarına işiyorsunuz? şişe kırmak nedir ha amın evladı? o sokakta da yüzlerce aile oturuyor, ne sikime gecenin köründe nara atarsın?

    insan gibi için işte. baksan hepsi üniversite öğrencisi bir de.
  • insanların genel olarak şişelerini topluca kenara koymasının sebebi oradan geçen toplayıcılardır. sık sık toplayıcı geçer ve cam ve teneke kutuları toplar, ama kırılan camlar tabii ki kimsenin işine yaramaz. milletin apartmanının duvarına, bodrum katların camına falan işeyenler ise net söylüyorum kadıköylü değildir. benim tahminim karaköylü oldukları yönünde