şükela:  tümü | bugün
  • sosyal bilimlerle ilgili bir bölümdeyse %98 feminizm veya women studies çalışır. ulan hepiniz aynısınız be. dili pabuç kadar çıkarıp çemkirmeye gelince "erkek egemen toplum kadınları sınırlüyür lölölölö" diye bağırıp çağıran kadınları serbest bıraktığınızda yine gidip 2 bölümden birini seçer. her şeyi siktir et, %90'ının kızlardan oluştuğu bölümlerinde birbirini öyle gazlarlar ki, sonunda berbat teoriler çıkar ortaya. bir bakarsınız ki kadın deneyimini erkekler kadınlardan daha iyi anlamış.

    şahsen parlak bir zihne sahip dişi arkadaşlarımın bile çıkıp "yakın çağ izlandasında kadın", "anarkofeminizmin irigaray okuması", yok efendim sik sok "ekofeminizm ve ulus devletler" gibi tezler yazdığını görünce kova kova kusasım geliyor. oğlum sırf kadınsınız diye gerek yok bunu yapmanıza. gerçekten gerek yok.
  • gıcık olmayanına rastlamadığım akademisyen türü.
  • hirs kupu.

    sexist ifadelerden nefret ederim, cinsiyet ekseninde hicbir tartismada yokum, ama bir kadinda hirsi maksimize eden is/ sektor neresi derseniz, akademi.

    bu hirs oyle bir hirs ki, ne bir hobi kalir, ne bir ozel hayat, ne kendine bakmak, ne aile... hele bir de, calistigi departmandan biriyle birlikte olmussa ve o kisi su anda yine ayni departmandan baska biriyle birlikteyse, iddia ediyorum yeryuzunde gorup gorebileceginiz en hirs kupu insanla karsi karsiyasiniz demektir. in case this is your ex, god bless you. amen.

    not: gelen tum sacma sapan, kaba mesajlara ragmen silmeyecegim bu entryi. birazcik elestiriye tahammul etmeyi ogrenin. karsinizdaki insan sacmaliyor dahi olsa, onu dinleyecek nezaketi gostermeyi huy edinin diye. en ufak bir elestiride, bel altina vurmayin ve nezaketi 30 yasinizda dahi olsaniz ogrenebilin diye. sorsak dusunce ozgurlugu, feminizm diye on gun konusursunuz. ayrica maalesef hemcinsinizim, birine yaramdan dolayi da su entryi yazmis degilim. gelen bir iki mesaj onu iddia etmis, hicbirine cevap yazmiyorum ama buradan ozet geceyim dedim. ayrica ayrica belirtmek isterim ki bu entrye cok kotu oyu vermeniz, bireysel hirslarinizdan oturu mobbing yaptiginiz gercegini de degistirmiyor.
  • 4 yıllık öğrenim hayatım boyunca sadece bir kez denk geldiğim kadın türüdür. 2010'da mezun oldum ama dersinden geçirmek için bana yaşattığı travmayı hala atlatabilmiş değilim. entry'i okuyanlar içerisinde istanbul üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi öğrencisi varsa eğer, kimden bahsettiğimi tahmin edebilirler.
  • 2500 tane vize, final, quiz vs sınava girmis birisi olarak sınavımı yanlış cevap kağıdından değerlendirmiş ve bunu sisteme girmiş akademisyen kadındı. sonra düzellttirdik.
  • pek cogu ise yaramaz, bos vakitlerini degerlendirmek amaci ile universiteye gelir. aralarinda isini duzgun yapan 3-5%'i gecmez.
  • 5harfliler'de bu konuyla ilgili güzel bir makale çevirisi yayınlanmış. kalpsiz ve çekilmez denilen ya da kadınlıklarına laf sayılan* bu akademisyenleri anlamak için iyi bir ilk adım olabilir kanaatindeyim.

    http://www.5harfliler.com/…-tarz-olarak-kalpsizlik/
  • başlığının altındaki yorumları görünce kusma isteğimin geldiği akademisyen.

    pek çoğu işe yaramazmış, işini düzgün yapan üçü beşi geçmezmiş. sanki istatistiki araştırma yaptı. ayrıca işe yaramazlığı nasıl tanımladığı ve araştırmasında ne tür metotlar izlediği de bilinmez. hani kadın akademisyenler hakkında onların bilimsel yönlerini eleştiren böyle bir ifadede az da olsa bir bilimsellik kırıntısı ararsın ama yok işte.

    böyle genellemelerde bulunduğunuz sürece ve kendi kişisel tecrübelerinizi bir gerçekmiş gibi aktardığınız sürece yazdıklarınızla kendinizi alçaltmaya mahkumsunuz ve sizin gibi insanların yapacağı eleştirinin hiçbir anlamı da yoktur.

    ben de gayet iyi kalpli, öğrenci odaklı, çalışkan, araştırmaya da öğretmeye de düşkün birçok kadın akademisyen tanıdım. o zaman diyeyim ki tüm kadın akademisyenler melek gibidir, birkaç tane de berbat erkek akademisyen tanıdım, o halde tüm erkek akademisyenler aşağılıktır. böyle bir mantık var mı? yani uğraşı bilim olan bir mesleğin üyelerini eleştirirken bu kadar mantık dışı yazmak sadece bizim ülkenin insanına mı özgüdür yoksa evrensel midir bence bu araştırılmalı.
  • yazarlarımız bolca hakaret yağdırdığı, emektar kadınlardır.

    kadın akademisyeni tanımlarken genelleme kasacağım diye, insanlara hakaret ediyorsunuz, bu yaptığınızın adı eleştiri değil kusura bakmayın.
    sanki türkiye'deki kadın akademisyenleri örneklem alıp alan araştırmasına çıkmışsınız gibi oran verip bu kadınların sadece 3-5%'i işe yarar demişsiniz.
    ayıp!

    eşek gibi çalışır bu kadınlar. ayda 1 üretkenliklerini dibe çeken hormonlarına rağmen üretmeye çalışırlar.
    siz uyurken çalışırlar, bazıları haftalarını ve aylarını günlük 3-4 saatlik uyku ile geçirir.
    yabancı dil öğrenir, çeviri yapar, yöntem, analiz, ölçek geliştirme...
    hepsi basit geliyor değil mi?

    sosyal bilimlerle ilgili bir bölümdeyse %98 feminizm veya kadın çalışmaları çalıştığı da doğru değildir.
    örnek, bizzat benim. ben de sosyal bilimler alanında çalışıyorum fakat hiç kadın çalışmalarına yönelmedim ayrıca feminizmden de haz etmiyorum.

    evet bunca hakarete rağmen çalışacağız. sizin gibiler için değil, araştırmayı sevip, hayatımızı buna adadığımız için çalışacağız.