şükela:  tümü | bugün
  • dr. louann brizendine'in kitabı/çalışması.

    söz konusu çalışmadan çıkarılacak *en büyük sonuç; cinsiyetin yarattığı farkların sorgulamadan kabul edilmesi ve doğanın gerçeklerinin değiştirilmeye çalışılmamasıdır.

    giriş

    kadınlar, cinsel hormon olan östrojene yoğun miktarda maruz kaldığından; duygularına odaklanıyor ve iletişim kurmaya yoğunlaşıyorlar. diğer taraftan, yoğun testosteron salgısına maruz kalan erkekler; daha iletişime kapalı ve rekabeti saplantı haline getirmiş bir ruh halinde oluyorlar.

    genç kız beyni

    - genç kız beyni kendi varolma nedenini; cinsel açıdan arzulanır olmak ve erkeklerin dikkatini çekmek üzerene kurmuştur.

    - ergenlik çaginda kızlar; sosyal ilişkilere bağımlı ve sevilmeye muhtaçtır. diğer taraftan erkekler, statü sahibi olmak ve saygı duyulan biri olmak üzerine yoğunlaşmıştır.

    - kızlar için sır paylaşımı veya dedikodu; ilişkileri daha da güçlendirdiğinden, vazgeçilmez bir zevk kaynağıdır. özellikle cinsel romantik bir sırrın paylaşımı; dopamin ve oksitosin salgisini beraber tetiklediğinden orgazmdan bir sonraki en büyük zevki yaşatır.

    ilişkilerin yapısı *

    - ikili etkileşimlerin başlangıç aşamalarında; erkekler avcı, kadınlar av konumundadır.

    - kadınların erkeklere karşı duyduğu ilgide; erkeklerin iyi baba olabilme kapasitesi ve sosyal statüsü, dış görünüşlerinden önce gelir.

    - kadınlar kendilerinden ortalama 3,5 yas büyük ve en az birkaç santim uzun erkekleri ararlar.

    - ilişkilerde ilk 6 aydan sonra cinsellik isteğinde azalma görülür. (evrimsel amaç: çocuğa zaman ayırma)

    - sarılma ve dokunma her iki cinste de oksitosin salgılatır. bu hormon rahatlama, korkusuzluk, güven duygusu ve bağlanma yaratır. ancak aynı hormon salgılanmasını yaratabilmek için erkeklere, kadınlara oranla 3 kat daha fazla dokunulması gerekmektedir.

    - beynin bu etkileri uzun süre koruyabilmesi için, düzenli günlük dokunmalara ihtiyacı vardır. çiftler ayrı kaldığında hissettikleri dokunma ihtiyacı, oksitosin gibi bir bağımlılık yaratıcı hormona duyulan ihtiyaçtan kaynaklanır.

    - ayrica oksitosin ve dopamin salgısıyla, aşık olunan kisinin hatalari farkedilmez ve dikkat edilmez hal alir.

    - beynin öfke, korku ve saldırganlık merkezi (amigdala) erkeklerde daha büyüktür ve bu merkezi kontrol eden merkez (prefrontal kortex) kadınlarda daha büyüktür. bunun sonucunda kadınların öfkelerini daha iyi kontrol edebildikleri söylenebilir, erkekleri öfkelendirmek daha kolaydır.

    - kadınların öfkeyi kontrol ederek, çatışmadan kaçınma eğilimleri vardır. özellikle ilişkilerde, karşısındaki erkeğin öfkelenmesini ve kaçmasını engelleme gibi bir eğilimleri vardır. (bu sayede vahşi doğada erkeksiz kalarak, çocuğunun ölmesini engellemiş olur.) diğer taraftan erkekler, rekabeti ve tartışmayı üstün gelmek için sürdürürler.

    - vasopressin reseptörü geninin miktarı arttıkça, tek eşlilik isteğinde artma gözlenir.

    seks

    - cinsel arzunun (aynı şekilde flört etme eyleminin, mastürbasyonun ve cinselliği düşünmenin) tetikçisi olan hormon testosterondur. bu hormonun erkeklerde üretilme miktarı, kadınlara oranla 10 kat fazladır.

    - erkek beyninde cinsellikle ilgili bölge kadinlara oranla iki kat daha büyüktür.

    - kadinlar ateşli olduğu bir günde günde bile 3-4 kez seksi düsünürken, 20-30 yas arasi erkeklerin %85'i 52 saniyede bir seksi düsünürler. *

    - kadınların önceliklerinde seks yapma bulunmadığından, erkekler uzun süre dil dökmek zorundadırlar. bu noktada erkeklerin kandırma ve yalan söyleme konusundaki yetenekleri gelişirken; kadınların da yalanları tespit edebilme yetenekleri gelişmiştir.

    duygusal zeka

    - kadin beyninde erkeklere oranla daha fazla ayna nöron*'u bulunur. bu sayede yüz ifadelerini okuma, ses tonlarini yorumlama ve duygusal değişimleri farketme konusunda uzmanlaşmışlardır.

    - ayrıca kadınlardaki yüksek östrojen salgısı, beyindeki içgüdü gelişimini arttıran bir faktördür.

    - erkekler duygusal deneyimler esnasında beyinlerinin tek tarafını kullanırken, kadınlar iki tarafını da kullanırlar.

    - kadınlar, duygusal olaylar konusunda çok hassas ve detayları hatırlamada çok güçlüdürler. erkekler ise; seks, öfke ve tehdit durumları dışında, duygusal olayları hatırlamada zayıftırlar.
  • "yaprak kımıldasa" saniyede binlerce düşünceyi içinden geçirebilen, en küçük ve belki anlamsız olay hakkında binlerce analiz, inceleme, olasılık hesabı yapıp, o olasılıkların çıktıkları yolları, yollar sonunda olabilecekleri sadece bi kaç dakika içinde ortaya döküp sonunda yaşayabileceği tüm endişelerin, mutlulukların, korkuların dökümünü yapabilen ve tüm bu "hız"a rağmen yine * yanlış kararlar* almayı başarabilen..
  • içindeki her kayıt cold case olan devasa bir raf sistemidir.
  • akıl sır ermeyen biyolojik kaos
  • erkek beyninden daha küçük olan ama nöronları daha sık olduğu için işlevsel farkı kapatan ve hatta bir iddiaya göre geçen beyin türüdür.
    buna kız beyni de denebilir. fakat kız beyni ile kadın beyni aynı şey değildir diyenler için (bkz: bekaret bacak arasında değil beyindedir)
  • gramajı erkek beyninden düşük, buna karşın yüzey alanı, dolayısıyla da kıvrım miktarı fazlaymış.
    kaynak:nasyonel coğrafya sosyetesi bilgi seli, belgeseli.
  • paranoya sever, iki ters bir düz çalışır.
  • bol kıvrımlısı makbuldür.

    (bkz: beyin kıvrımı)
  • dr. louann brizendine 'nin yazdığı hem kadınlara hem de erkeklere çok faydası olacak, bilimsel temellere dayanan bir kitap. öyle ki sonunda yaklaşık 80 sayfa kaynakça var.

    beğenenler erkek beyni ile devam edebilirler.
  • bilimin ışığında kadın beynini inceleyip tanımak için ideal bir kitap. ve aynı anda erkek beynine göre farklılıklarını da görüyor ve anlıyorsunuz. hem de her açıdan... louann brizendine 80 sayfalık kaynakça kullanarak, kanıtlarla, deneylerle, bazen bilimsel terimlerin arasında kaybolmanıza neden olan açıklamalarla ustaca anlatıyor kadın beyninin yapısını.

    kitabın ilginç benzetmeli bir bölümü şöyle:

    "erkeklerin beyinlerinde cinsellikle ilgili alanların büyüklüğü ve bu bölgede harcadıkları enerji kadınlarınkinin iki katıdır. tıpkı, kadınların duyguları işlemekte sekiz şeritli otobanları, erkeklerinse toz toprak bir arayolu olması gibi. erkeklerin cinsellikle ilgili düşünceleri işleme alanları uluslararası uçuşların yapıldığı havaalanlarına benzerken, kadınlarınki özel uçuşların düzenlendiği havaalanlarına benzer. bu, kadınlar günde bir-doğurgan dönemlerinde belki üç ya da dört-kez seksi düşünürken, yirmi ile otuz yaş arasındaki erkeklerin %85'inin neden 52 saniyede bir seksi düşündüklerini açıklıyor."