şükela:  tümü | bugün
  • kadın, erkek, lama, başka bir şey; cinayet cinayettir arkadaşım bunun şusu busu olmaz .
  • bir tanesi çağatay aksu tarafından işlenmiştir.
  • ingilizce'de domestic violence ( aile içi şiddet) olarak tanımlanan ve türkçe'de cinsiyetçi bir şekilde kadın cinayeti olarak kullanılan kavram.

    kadın cinayeti denince bazı kesimlerin hoşuna gidiyor bütün çaba bu.
  • erkek egemen, gerici, baskıcı, kadını cinsiyetinden kaynaklı haklarından yoksun bırakmış toplumlarda sıkça karşılaşılan, aslen erkeğin üstünlüğüyle kendini var etmiş geri olanı her yönüyle temsil eden toplumsal yapıda, temsil ettiği bütün geriliği korumak adına gerçekleşen cinayettir.
  • canini yikan kadindan yalnizca fiziksel siddetle intikam almasini bilen erkek davranisi.

    kadinlarin uyguladigi sofistike duygusal siddeti hazmedemiyorlar ve bu sekilde patliyor.

    dusun, karin 3 tane kendinin zannettigin cocugu baskasindan yapmis ve sen bunu 20 yil sonra ogrenmissin. nihilizm ustadi degilsen yarattigi buhran intihar sebebi. bu cinayetleri onlemenin cozumlerinden bir tanesi turk ceza kanununa duygusal siddetin yaratacagi tahribat goz onune alinarak cok daha agir cezalar getirilmeli. boyle bir seyi yapan kadin muebbet hapis cezasina carptirilmali.
  • son zamanlarda cok kisiye aciklamak zorunda kaldim ne yazik ki bu terimi. genel itiraz "neden kadinlarin cinayeti ayri tutuluyor, bu ulkede cinayete kurban gidenler kadinlardan cok erkekler, niye ozellikle belirtiyorsunuz?" seklinde.
    elbette cinayet cinayettir, fakat bir sorunu cozmek istiyorsaniz altinda yatan sebebi bulmaniz gerekir. pek cok farkli motivasyonla yapilmis cinayet var. her birini de kurbanina yahut motivsayonuna gore siniflandirmiyoruz, cunku pek cogunun altinda sebep genellikle ayni oluyor. ** kadin cinayetlerinde ise olay farkli. israrla kadin cinayeti diye ayiriyor olmamizin sebebi oldurulen kadinlar kadin olduklari icin oldurulmesi. ataerkil zihniyet tarafindan belirlenen sinirlardan ciktiklari icin oldurulerek "cezalandiliyor" bu insanlar. ornegin kadin bosanmak istiyor yahut bosaniyor, veya erkek tarafindan kiskaniliyor, yahut kendisiyle ilgilenen erkege karsilik vermedigi icin iliskiye baslamiyor ve sonuc olarak erkegin hosuna gitmiyor bu durum; cunku "kadin kimdir ki? ne demek benim isteklerimin disina cikacak, ne curetle?" denip olduruluyor. kadin cinayeti diye ozellikle vurguluyoruz cunku toplumun buyuyen bir sorunu haline geldi cunku ataerkil zihniyet yokolmak yerine daha da yerlesiyor, kok saliyor, kisitliyor, egemenlik kuruyor toplumumuzda. vurguluyoruz cunku yargi faillere ya bir sey yapmiyor ya da yok denecek kadar az ceza veriyor ki kadinlar sussun, pussun ve erkekler tarafindan sindirilsin. faillerin gozu korkutulup caydirilacagina insan olmak isteyen, birey olmak isteyen kadin caydiriliyor. kadin cinayeti diye ozellikle vurguluyoruz cunku kadinlar bu ulkede seks objesi, dogurma makinesi ve evcil hayvan yapilmak isteniyor. bunlari dusunememis olabilirsiniz, goz onunde bulundurmamissinizdir ve o yuzden bu durumu sorgulamis olabilirsiniz - artik sebebini biliyorsunuz. ama bunlari su an okuduktan sonra da hala "cinayet cinayettir, kadinlarin oldurulmesinin bir farki yok!" diyebiliyorsaniz, sizden hicbi bok olmayacagi gibi ustelik siz de elinizde o kani tasiyorsunuz cunku siz de ayni ataerkil zihniyetin uzuvlarindan birisiniz.
  • ölmek, insan için yaşamın normal boyutudur. hasta olduğu için ölen insan, ölümlü olmanın patolojik boyutunu yaşamış oluyor. hasta olmayan insan ise sağ olduğu için ölmüş oluyor. ancak ikincisini dile getirmek hoşumuza gitmiyor. çünkü ölümü kabul edebilmemiz için ölüme yaklaştıran, ölümü yakışık kılan sebepler aramak, ölümü daha kabul edilebilir hâle getiriyor. kadının ölümü ise bazen, erkekle doğrudan ilişkisi içinde, erkekle arasındaki hiyerarşinin kanıtı olarak sunuluyor.

    kadın cinayetleri, normlar düzeyinde kabul görecek bir sebep bulunarak işleniyor. adına “aşk cinayeti” deniyor mesela. vurgulanan unsur, kadının ölümü değil, katilin aşkı oluveriyor. cinayet, kahramanın tutkusunun son dışavurumu olarak görülüyor; onun aşkını sınaması ve kanıtı. kadının ölümü ve ölümsüzlüğü, bakirenin kurban edildiği şu meşhur ayinlerdeki gibi, erkeğin iktidarının kaidesi niteliğinde. ölümlü kadın, âşığın kendi gönül gözüyle aziz tuttuğu; kutsallaştırılmış imgeler kümesinde durağan bir ideal resim olarak kalıyor. nihayetinde cinayet edimi, âşığı fark edilir* kılıyor, hatta onu efsanevi, kahramanca ve tarihsel özellikler ile donatıyor. namus cinayetleri de böyle, sadakatsiz bir kadın imgesi sunularak, kahramanın intikam aldığı bir ihanete uğrama duygusu veriliyor. kadına mal edilen ihanet, soysuz fransız ihtilali’ne giden yolda, mozart’ın, özellikle librettolarını lorenzo da ponte’nin yazdığı uvertürlerinde, tüm çıplaklığı ile pompalanmaya başlanıyor (bkz: don giovanni), (bkz: la nozze di figaro) ve (bkz: così fan tutte).

    erkeğin biraz da evrimsel olarak sahip olduğu ve zaman zaman bu sebeple, aydınlanma zihniyeti karşısında dibine kadar haksız olarak meşrulaştırılmaya çalışılan bu ayrıcalıklar, yukarıdaki eserlerin kendi aralarında fısıldaştıkları yüzyıldan bu yana devam ediyor. ontolojik aşka bireysel geçiş deneyimi için doğal yol olarak kabul edilen bu romantik edim, erkeğin sevme eyleminin önceliğini ve postulatını onaylıyor. âşık olarak belirlenen erkek-özne karşısında, yalnızca sevilen olarak varlık buluyor kadın. güzelliği ve arzuyu kesinleyen mutlak bir özne dışında, insani herhangi bir duygusu yokmuş gibi, diyalektik bir sorun olarak, tarih boyunca yazılıp duruyor. sanki arka planda her an buharlaşıp gidecekmiş gibi mevcut olabiliyorlar kadınlar. zevk aldıran ve sevilen olarak, ideal açıdan kısır bir idrak üstüne oturtuluyor.

    modern hakları doğuştan bir bir gasp edilmiş kadın, perspektif belirleyici erkeğin karşısında konumlanarak yavuz hırsızın bir belirtisi oluyor. erkek ise babasının desteklediği ideal erkeklik modelinin omuzlarında yükseliyor. kadına reva gördüğü her şeyi yapabilme özgürlüğü içinde, sadece sınırları reddettiği için cezalandırılıyor. pozitif hukuk, gerçeği tartıp ölçse de, erkeğin tutkusu daha bir yüksek sesle konuşuyor. cinayeti işleyen eldeki evlilik yüzüğüne yapılan bir yakın çekim, erkeğe duygusal açıdan bir paye, bir nişan bağışlanmasına kadar uzuyor ve tarihsel anlatıda, kadının ölümü erkeği yüceltiyor.

    aslına bakılırsa, ölümlü insanın motivasyonu yine ölüm. orgazmın seksle bağlantısı ne ise insanın ölümle bağlantısı da o. ister patolojik bir ölüm, ister kaza, ister bir cinayet olsun; ölüm, ihlalkârdır. ölümlü ve kadın olmak ise ihlal edilmeye her an açık olmak demektir.