şükela:  tümü | bugün
  • var böyle bir bağlantı.

    artan kadın cinayetleri önce kadınları tedbir almaya itiyor.
    kılık-kıyafette daha kapalı olmaya yöneliyorlar. özellikle genç kadınlar akşam eve daha erken gelmeye çalışıyorlar. üniversiteye başlayacaksa, aile baskısıyla kendi şehrindeki üniversiteye yöneliyor. mezunsa, bir an önce evlenmeye bakıyor.

    tüm bu eğilimler, her cinayet haberiyle daha fazla artıyor.
    çünkü, her cinayet haberi kadınlar üzerinde müthiş bir psikolojik baskı yaratıyor. savunmasızlık hissi buram buram yayılıyor.

    esasında kadın cinayetleriyle ülkenin sosyokültürel çehresi değişiyor ve bu da yaşam şeklinde muhafazakarlaşmayla sonuçlanıyor. bu durum birtakım siyasilerin siyasal islamcı emellerine katkı sağlıyor. işte bu yüzden bazı siyasiler, kadın cinayetlerinin önlenmesi ve suçluların cezalandırılması noktasında ilgisiz, yetersiz, isteksiz.

    çünkü, kadınlar ne kadar huzursuz olursa, kendilerini ne kadar savunmasız hissederlerse, o kadar geriye çekilirler. kendilerini sosyokültürel alandan soyutlarlar. fiziken bedenlerini, fikren dünyalarını kapatırlar. korunma içgüdüsü.

    sosyal alanda şiddet varsa ve mahkemede adalet yoksa, kadın özgürlüğünü kaybeder.
    kaybediyor da.
  • cümlenin tersten okunması gerekmektedir. yoksa sonuç, sakat olur.
  • cümle hakikaten ters, aslında olan bu kadar bariz göz önündeyken üstelik, nasıl oluyor da ötekileştiren kesimin duymak istediği/beklediği cümleleri kuruyorsunuz anlamakta güçlük çekiyorum. böyle önermeler/cümleler onların ekmeğine yağ sürmek değil mi?

    olması gereken "muhafazakarlaşan ülkede kadın cinayetleri". çok basit aslında kadın cinayeti olarak bile değil bambaşka bir örnekle anlatacağım, ramazan ayında oruç tutmayan insanlar şiddet görüyor bu ülkede. her sene zaytung ramazan ayında ilk dayağın hangi şehirden geleceğine dair anket yapıyor. insanlar din kisvesi altında başkalarının özgürlüklerini şiddet ile sınırlandırıyor. bu dünyada çekeceği cezadan korkmayan adama öteki dünyada çekeceklerini de anlatamayan din, yobaz kesimin uyguladığı davranışları "yumuşatmak" için (tahrik edici unsur gibi) kullanıldığı sürece daha pek çok vaka ile karşılaşacağız korkarım. vicdan olgusunun din ile verilemediği durumlar için yasaların daha keskin uygulanması gerekecektir. keşke okullarda verilen din kültürü ve ahlak bilgisi dersi içeriği, islamın kişiye önce kendi sonra toplum için iyi bir birey olarak yetiştirecek değerleri aşılayacağını anlatabilecek nitelikte verilebilse