şükela:  tümü | bugün
  • şartlar değişeceği için bastırılmışlığı ortadan kaldırıldığında değişecek kavramdır. zira şöförlük ne kadar doğal bir erkek özelliğiyse, bugün bu coğrafyada (ya da şu gün öteki coğrafyada) kadın cinselliği olarak niteleyeceğimiz şeyler de o kadar doğal kadın özellikleridir.

    onun haricinde varolmasının, ya da en azından "erkeğim" kavramını birincil almadan varolmasının, birçok kişiyi tedirgin ettiğini, inkara sürüklediğini gözlemlediğim kavram.
  • vatan millet sakaryamızda açıkça ortaya koyulan kadın cinselliği, aşağıdaki şekillerde algılanır ve bunlarla sınırlıdır:

    1) ahanda yollu.
    2) zekis istediğini, cinseli olduğunu açıkça ifade ettiğine göre hemen zikip hemen gidebilirim.

    (daha uzun bir liste bekliyordunuz herhalde ama, maalesef this is the end, my only friend, the end)
  • sozluk'te de gorulebilecegi uzere, turkiye'de hep erkekler tarafindan konusulan, kadinlar tarafindan da artik sahiplenilmesi gereken konudur. boylece kendi cinselliklerine, bedenlerine, isteklerine, beklentilerine de ancak sahip olabilecek ve kendi hayatlarinin kontrolunu kendi ellerinde bulundurabilecekler. cunku birisinin sesi olmadan ozgur olmasi mumkun degil.

    bir erkegin, kadinlarin irade gucunu elinden alip, onlara ikinci sinif vatandasmis gibi davranip, onlarin cinsellikleri hakkinda erkek-egemen toplumumuzda neyin kabul edilir neyin kabul edilemez oldugunu soyleme hakkina sahip oldugunu dusunmesi cifte standartciliktir. bu da baskalarinin hayati hakkinda sirf kadinlar diye ahkam kesme hakkinin kendinde bulundugunu dusundugunun ve kadin-erkek esitligine inanmadiginin gostergesidir. bir nevi xy kromozomu hegemonyasidir. adaletsizliktir.

    simdi dumduz devam edip gidecegim, bu catalli konuda baslik disina tasacagim. o yuzden lafi uzatmadan belirteyim: bazi haklar verilmez alinir. adaletsizlikleri ile iyi yonleri ile kotu yonleri ile bir konuyu konusmaya baslamak, kendi hayatini etkileyen seyler hakkinda ses sahibi olmak da kisinin haklarini eline almaya calismasinin en onemli asamasidir.

    * *
  • erkek diline öykündüğü sürece ne yazık ki hiçbir anlam ifade etmeyecek. bu dünya düzenini idare eden iktidar aygıtının erkeklerin elinde bulunmasından mütevellit, dünyayla ve yaşamla ilgili her türlü eylemin dili de erkekleşiyor elbette. spor, siyaset, genel kültür, bilim, cinsellik vb. gibi konuların tartışmaları ya da bu konular üzerinde belirtilen fikirler, baskın aygıtın (bu durumda erkeğin) dilini sahiplenmek zorunda kalıyor. kaldı ki başarılı ya da haklı olma tanımlarının da, ancak bu dille kurulan bir söylemi içermesi gerektiğine dair -söylenmemiş- içkin de bir kabul var. kadınların cinsellikle ilgili her türlü fikir veya sorunlarını dile getirirken; ciddiye alınmak, göze çarpmak ya da haklı olmak adına nedense erkeğe ve erkeğin öne sürdüğü malümatfuruş dile sahiplenme dürtüleri, ne yazık ki onların kendi dillerini oluşturmalarına engel oluyor. erkeğin ya da kadının söyleminin birbiri içine geçmesi değil söylemek istediğim; erkeği de kuklâ hâline getirmiş olan iktidar söyleminin, her iki cinsi de ketenpereye getirmiş olmasıdır.

    kadınların, cinsellik söz konusu olduğunda özgür bireyler olduklarını belli etmek ve cinsel özgürlük de dahil olmak üzere erkeklere bahşedilmiş gibi görünen her türlü özgürlüğü yaşayabileceklerini toplumun kolektif bilincine yerleştirmek için ihtiyaç duydukları şeyin -nedense- "açık sözlülük" ya da "cesaret" olması, bu öykünmenin en kritik noktasını ifade ediyor. burada açık sözlülük derken, erkeğin kemiksiz cinsellik övgüsünü kast ediyorum: "kırk yıldır yoğurtçuğum böyle kâse görmedim" minvalinde bir kemiksizlik. iltifat kisvesi altında cinsel tahakkümü de içkin olarak barındıran bu "açık sözlülük", günümüz dünyasının erkek imgesine ve söylemine birebir yapışmış bir tür "kolaycı erkek olma" ritüelidir. bir kadının kadın olma özelliğine karşı beslenen hayranlığın böyle açıkça dışavurulması, erkeğe atfedilen ve kimi kabilelerde "elinin kiri" olarak bile addedilen bir tür kolaycılık, haktır. işte kadın cinselliğinin, kadınlar için nirengi noktası da burada ortaya çıkıyor. kadınlar, bu söyleme bina edilerek oluşturulan -sözde- cinsel özgürlüğe, kendilerinin de sahip olduklarını belirtmek için bu söylemi benimseyiveriyorlar. bir erkeğin kalçalarını ya da penisini ya da başka bir ülkeye ait olduğu için kazandığı farkılılık emarelerini vurgulamak; bunlardan hoşlanıldığını -eh biraz da- ham bir dille belirtmek, ne yazık ki erkek diline sahip çıktıklarını ve cinsel özgürlüğün bu şekilde tanımlanmış olmasını da yeniden ürettiklerini gösteriyor. başka bir cinsellik mümkün değil mi? başka bir dünya mümkünken, neden olmasın?

    erkeklere ait olan cinsellik algısını, istemeden de olsa bir tür norm olarak kabul etmek ve tüm cinsellik söylemlerini bu dil üzerine bina etmek, ortaya tek tip bir cinsellik algısı getiriyor. ayşa arman'da, hülya avşar'da, sözlük dahilinde ug tek'te ve muadili yazarlarda görebildiğiniz şey de ne yazık ki bu. erkeğin, kadınlara ve cinselliğe yönelik patavatsız, karikatürist ve "author"cü olarak kabul edilen söylemini sahiplenmek ve bunu -sanki savaşılıyormuş gibi- karşı atak sırasında bir silahmış gibi kullanmak, bu temel üzerine oturtulmuş tüm cinsellik söylemlerini ve suçlarını da zımnen kabul etmek demektir. erkeğin, bir kadının poposu ile ilgili olarak yaptığı benzetmenin kolaycılığı ve hamlığı ile bir kadının, bir erkeğin poposu ile ilgili olarak yaptığı benzetme, biçim itibariyle farklı görünse de öz olarak aynı mefhuma dayanıyor: karşı cinsin nesneleştirilmesi; son tahlilde iktidarın içkinleştirilmesi ve ötekinin tahakküm altına alınması. kadınların, cinselliklerini özgürce yaşama hakları olduğunu erkek dilini benimseyerek belirtmeleri, ne yazık ki aslında özgür olmadıklarını gösteriyor. erkek diline -aslında iktidar diline- bağımlılık, bu aracın kullanılarak geliştirildiği her türlü kompozisyonu, o aracın kullanıldığı tüm söylemlerin özüne ne yazık ki eşitliyor.

    kadının cinsel özgürülüğü, yalnızca cinselliği rahatça konuşabilmesi değildir ve olmamalıdır; bu erkeğin getirdiği bir tanımdır. yaygınlığı, evrensel olduğu anlamına gelmiyor. cinsellik konusunda görüşlerini ve beğenilerini kendine saklayan ya da bunu bir filme dönüştürüp heykelleştiren ya da ölene kadar içinde tutan kadın formülleri de, benzer bir temaya hizmet edebilir. kadınların, söylem açısından erkekleşmeden (ya da müktedirleşmeden) önce, baktıkları pencerelerinin farklılığını yüceltmeleri bana en nazik ve en değerli yolmuş gibi geliyor.
  • şaşıfelek çıkmazı'nda türkiye'deki kadınlar açısından çok güzel bir biçimde özetlenmiştir, söz seda'nın.

    http://www.youtube.com/…uy&feature=g-all-u#t=16m50s
  • cenga diye isim mi olur heh
  • kadın, yüzyıllardır süregelen maşist algıların daimi kurbanıdır. dolayısıyla kadının cinselliğine hem bu eril zihniyetlerin hormonal esiri, hem de cinselliği üzerinden tüm aşağılık unvanların sahibi rolleri biçilmiştir.
  • güneş sistemindeki durumu bilmiyorum ama bu dünyada henüz keşfedilmedi.
    kaşifler erkek olduğu sürece bu keşif serüveni g noktası aramanın ötesine geçemeyecek.