şükela:  tümü | bugün
  • erkek gibi bir cinsiyet sıfatı değil, adam gibi bir şahsiyet sıfatı olan kadın soyut bir kimliktir. kolektiftir de üstelik. yani parçaların meydana getirdiği bir bütündür. (bkz: gestalt psikolojisi)

    yine de bu bütünün parçalarından her biri sanki bütünün kendisiymiş gibi değerlendirilirler. (bkz: e pluribus unum)

    oysa örneğin fenerbahçe'yi oluşturan sporcuların her birine teker teker fenerbahçe denmediği gibi fenerbahçeler diye bir şey de söz konusu değilken, kadınlar diye bir tabir kullanılır. tıpkı adamlar gibi. bu da demek oluyor ki kadın da tıpkı adam gibi; sözümona bir kavrayış/anlayışa vakıf olabilmiş, bir ruha ermiş olmakla birlikte tekil kişi olarak dünyaya geri dönmüş bireye deniyor. bir nevi hz. isa gibi göğe yükselip orada kalmaksızın hz. muhammed gibi geri dönmüş kişi yani.

    velakin böyle bir durumda kadın erkek eşitliği düpedüz ruh ve beden eşitliği benzeri bir soyut - somut denklemi meydana getirmekte ve erkeğin aleyhine işlemektedir. soyut ruh veya bilinçten yoksun olarak adlandırılan erkek, yalnızca somut cinsiyetiyle (sözde adam olmadıkça) şahsiyetsizmişçesine ele alınırken kadın şahsiyetiyle bütünlük arzeden ve tamamlanmış bir beden olarak muamele görmektedir. böylesi bir eşitsizliğe dair eşitlik iddiası, geçerliliği ispatlanmadıkça kare ile çember eşitliği gibi hükümsüzdür. (bkz: squaring the circle)

    bütünlük veya olgunluk babında bir ittifak içerisinde olan adam ve kadınlar tarafından cinsiyetçi bir ayrıma maruz kalan erkeğe apaçık bir taarruz söz konusu. normalde cinsiyetçilik yanlış bir şey de değildir çünkü cinsiyetlerimiz var. burada yanlış olan cinsiyetlerden "tekine" yönelik hakkaniyetsiz tutum yani cinsiyetçilik değil cinsiyete dayalı ayrımcılık ve bu yapılırken kullanılan tümüyle soyut şahsiyetçilik. kötü olan cinsiyetlerimiz de bedenlerimiz de değil, kötü olan hayalet. adil olmayan şey ise somut olan bedene galip gelinebilecekken soyut olan hayalete galip gelinemez. bu saldırının kutsal ruh katolisizminden farkı yok. beden ruhun değil ruh bedenin hapishanesidir.

    üstelik erkeğin sözde adam olması için gereklilikler silsilesi söz konusuyken dişinin kadın olması için gerekliliklerin değil söz konusu edilebilmesi, bu hususta ağzını açabilmenin bile muazzam bir tabu haline gelmiş olması düşünce ve ifade özgürlüğüne ağır bir darbedir. erkeğin güya adam "olması" gerekirken kadın otomatikman kadın oluveriyor. üstelik erkek sözümona gereklilikleri yerine getirmiş olsa bile akıbeti belirsiz çünkü her an yeni gereklilikler dayatılıp bekleneni karşılamıyor olduğu gerekçesiyle adamdan sayılmayabilir. (bkz: eppur si muove)

    hiçbir şekilde öntanımlanmış sınırları çizilmiş bulunmayan bu keyfiyetin doğurup beslediği ve hukuki eşitlik ilkesine her durumda aykırı bu denklemin; ilintili yani sosyal ittifak halinde bulunan adam ve kadın camiasının elbirliğiyle dışarıda bıraktıkları erkek bireyi antisosyal bir seçeneğe itiyor olması mülki açıdan da onu kendi gibilerle bir ittifak oluşturmaya yönlendirir. konunun akışı içerisinde buraya kadar erkek diye bahsetmiş olsam da saldırı altında olanın esasen birey olduğunu anlatabilmiş olduğumu sanıyorum.

    böylesi bir ittifaka dahil olmadıkları ve bu ittifakın nimetlerinden yararlanmakta olanların arasına girmeleri bile imkan dahilinde olmadığı halde sırf cinsiyetleri dişi olduğu ve okuma bilmedikleri için yukarıda bahsettiğim hususların ayrımına varamadıkça kendilerini kadın olarak gören ümmi kızlarımızın da sömürülmekte oldukları aşikar fakat gözleri kör olmuşçasına sömürülmeyi sürdürüyorlar. erkek ya da dişi fark etmeksizin bedenlerimiz üzerinden hepimizi yoksun bırakan bir mülki sömürü bu. umulur ki birbirinizi yemeyi sürdürün.

    aramızda bir hayalet dolaşıyor. kendi bedensel bütünlüğü iddiasında bir hayalet. siyasi bütünlüğünü geç tamamlayan almanya misali, muğlak bir ruhtan yoksun olduklarına dayalı üstünkörü ve mesnetsiz bir iddia karşısında sömürülen erkekler ve dişiler birleşin! birbirinizden başka kaybedecek şeyiniz yok. ver müzüğü.