şükela:  tümü | bugün
  • artık kabak tadı veren, bozuk plak gibi kırk bin varyasyonunu okumaktan sıkıldığım önermedir.

    he, nisa 34.
    ver bi de ahzab 50.
    aha, ateist oldum.
  • (bkz: tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir)

    atasözümüz de var. bunun kadını erkeği yok laf dinlemiyorsa çok abartılmadığı sürece olabilir çünkü kimileri hakikaten başka dilden anlamıyor.

    misal ben yakınlarımı genelde sarhoşken dövüyorum. la bi dur yok. yapma yok. olm rahat dur yok. yeter daha amı götü kaybettin yine yok. e amıa diye ağza vurdun mu bi tane bak nasıl duruyor ondan sonra.
  • bunu diyecek delikanlı karısını kızını da yanında getirsin. son 15 yılda çok doldum, daha da dolacak yerim var ama bir şey denemek istiyorum.
  • (bkz: #66726475)

    edit: kadını koruyan, kadına şiddeti engelleyen, şiddeti şartlara bağlayan ve bu şartlar gerçekleşirken kadına boşanma hakkını veren bir ayet ancak bu kadar çarpıtılabilirdi.
  • nisa suresi 34. ayette geçen darb kelimesi arapçada 6 anlama gelir ve ilgili ayette uzaklaştırma, ayrılma anlamıyla kullanılmıştır. siz emevilerin evirip çevirdiği ayetlere inanmaya devam edin. ne vardı bir de? evlatlıkla evlenmek, miras paylaşımında kadının payı değil mi? tabi zaten bir siz akıllısınız, 1500 yıl boyunca islama inanıp varoluş nedenlerinden bir tanesi de kadın erkek eşitliğini savunmak olan dinin kadına miras paylaşmınında eşit olmamasının arasında çelişki olduğunu aklına getirmeyip körü körüne inanmış değil mi? uydurulmuş emevi ayetlerini alın, kuranı öyle kirletin, allah'ın ayetlerine bulaşmayın.

    edit: yine zehir gibi kafalar çalışmış, ve beklenen çürütme tezi gelmiş: olası bir tanrı'nın darb kelimesinin 6 ayrı anlama geleceğini öngörmesi gerekirmiş. biri türkçe bu adama 'yüzsüz' dese 'yüzü ne anlamda söyledi acaba' diye kafası karışacak adam gelip engin evren hakimiyetiyle ispat kasıyor. yemin ediyorum şu ülkenin yobazı da ateisti de aynı bok.
  • ulan inandigi tanri ayet gondermis "su sartlarda kadinlari dovun" diye dinci de gelmiş basliktan rahatsiz olmus.

    olum bu ayetler kara kapli kitapta dursun uygulanmasin diye gonderilmedi kimbilir hangi din kardesin su an karisiyla sikinti yasiyor biliyor musun? adam bu ayeti gorse karisina iki tane yapistirsa belki her sey duzelecek, bunu engellemeye ne hakkin var?

    zamani geldiginde karisini dovmesi gereken din kardeslerine ayet takviyesi yapanlara tesekkkur etmesi gerekirken ayetlerden rahatsiz olan dinci de bir tek bizim ulkemize has galiba.
    edit: sozluk ayetleri carpitma ekibi de hemen yetismis.neymis aslinda ayirma anlamina geliyormus da araplar yanlis anlamis. sanki kitabin anlamini gonderildigi araplardan daha iyi biliyor haspam. inanmayacaksan inanma ama kendi kitabinizda gonderileni carpitmayin.neyse o.
  • pardon? bunun nesi provokasyonmuş? allah'ın yazdığını düşündüğünüz ve buna inandığınız ayetleri ara sıra size göstermenin neresi suç? işin ilginç kısmı bu ayetlerin sizi rahatsız etmesi.

    ayrıca olası bir tanrının darb kelimesinin 6 ayrı anlama gelebileceğinden ötürü oluşabilecek bir anlam karışıklığını öngörebilmesi lazım. evet basit bir mantık biliyorum, ama aklı başında herkesin dusunebileceği bir şey.

    edit: herkesin vakıf olduğu bir ya da birkaç dil vardır. bu dillere vakıf kişiler kelimelerin birden fazla, hatta sözlüklerde geçmeyen, anlamlarını bilebilir. ben arapça bilmiyorum. alakam da yoktur. arapça sözlüğe girdiğimde karşıma çıkan anlamların hangisinin doğru olduğunu bilemediysem o dönemin ahlaki normlarını göz önünde bulundurarak bir çıkarımda bulunurum. işin içinden çıkamazsam türkçe meallerine bakarım. hepsi aynı şeyi söylüyorsa öylece kabul ederim.

    "varoluş nedenlerinden bir tanesi de kadın erkek eşitliğini savunmak olan din"

    benim tahminime göre böyle bir cümleyi ancak kur'an'ın iyi anlaşılamadığı yerlerde kurabilirsiniz. laik ve 'nispeten' kadın haklarının önemli görüldüğü bir ülkede yetişmiş biri, tıpkı yukarıdaki yazar gibi, kendi normlarınca ayete kendisine uygun anlamlar yükleyebilir. oysa arabistan'da veya çok eşliliğin olduğu yerlerde yetişmiş bir adam için bu ayetin anlamı "karın seni dinlemezse döv" şeklinde olacaktır. karısı ona karşı çıkarsa dövebileceğini söyleyen bir dinden daha güzel ne olabilir ki o adama göre.

    kusura bakma kardeşim. ben öbür tarafta sorguya çekilirken "tüh yaa ben o kelimenin bilmem kaçıncı anlamını almışım" demek istemiyorum. bütün bunları gayet sıradan bir akıl yürütmeyle yazdığım için de "aynı bok" olmuşum. çok sevdiğim bir yazarın sözünü anımsadım:

    "işte hakkında kötü söz söyleme izninizin olmadığı bir fikir ya da bir kavram; tek kelimeyle, bu yasaktır. peki, neden olmasın? çünkü yasaktır!"