*

şükela:  tümü | bugün
  • kadin ruhunda nerde oldugu bilinmeyen bir yerde varolan ve kendiliginden isleyen bir mekanizmaya sahip devamli renk degistiren bir dugmedir .

    ustelik bu dugmenin nerede ,nasil , ne zaman , kimle nasil basladigi da muammadir.
    ornekleyeceksek kadinin en buyuk egolari erkekler uzerinedir.ve en engellenemeyen egolar ise kadin kadinayken erkekler yuzunden olur.
    her ne kadar kahvehanelerde koz maca masasinin cevresinde abi su kadini soyle goturdum gibi sohbetler oluyorken kadinlar arasinda da bunun daha adicesi donmektedir .

    - aaa rifki bana ne kadar guzel sevistigimi soyledi [ ki bu daha sonra ayrintilara girer]
    -ee benim ki de der .. ic camasirlarima bayilir
    - yok benim de yemeklerime bayilir [ kimin kozu varsa tek tek cikarmaya baslar]

    konusan kadinlar en yakin dost bile olsalar bu konusmanin gidisatina engel olunamaz.

    kadinlarin birbirleriyle yaptiklari bu ego tatminleri ise en ufak mantikli aciklamasi yoktur kiskanclik , ask gibi guduseldir . sonra niye dedim diye iclerine yonelir aksam yastikla bogusurlar.
  • kadin egosu olarak erkekleri elde etmekte gereksiz bir istektir.
    zor olan erkegi elde etmek , evli olan erkege olan egilimler bundan kaynaklanmaktadir . kadin asik olmaktansa asik olunmasini seven bir yaratiktir . cogunlukla yer ve mekana gore erkegi elde ettikten sonra su cumleler cikar agzindan:

    - o kadar kadin var etrafinda ama benimle birlikte ...beni seviyor biliyorum ...
    -ay nasil asik oldu hic bilmiyorum
    - su bana bakiyor [ uzun uzun adamlara kesik atildiktan sonra ]
    - evinin anahtarini bana verdi ..(bkz: sevgiliye evin anahtarini vermek)
    - annesi aradi ama gitmedi benimle kaldi [uzar gider]ki anneyle yarisma ayri bir egodur .

    hatta is o dur ki " gay ama ilk kez bir kadinla yatmak istemis yani benimle"cumlesi bile kadinlarin agizlarindan cikmis cumlelerdir . arizali adamlara egilimler ise sadece bitmek bilmez elde etme gudusudur . eger kadin burda hirsli ve ruh mazosisti yse bu onun omrunu alir .
  • is yerlerinde kadinlarin erkeklerden dah acimasiz olmasinin sebeplerinden biri de kadin egosudur .
    guc meraklisi kadin olmakla birlikte bu onun icin is dunyasinda bir alt ust iliskisi hatta savas haline donusmustur. oyle bir hirsla cevrilmistir ki artik ne icin nerede calistigini unutur erkeklerden fazla mesaiye kalip iskolik halini alir .
  • az sayida erkekle birlikte olmasina ragmen erkege bir cok erkekle birlikte oldum demesi yle
    bir cok erkekle birlikte olup senden once bir kisi oldu demesi de sadece erkek karsisinda kendini ezik ya da kotu hissetmemek icindir.
  • herhangi bir insan egosundan farksızdır, abartıldığı kadar da öyle zor, illa okşanması gereken, mücadele ettiğiniz, kimi zaman bütün kötülüklerin anası falan da değildir.

    her insanın egosu gibi; hakettiği değeri gördüğünde, saygı duyulduğunda, önemsendiğinde, duymak için dinlendiğinde, görmek için bakıldığında, insan sayılıp insan gibi davranıldığında asıl gelişen ve rayına oturan egodur.

    cinsiyetten bağımsız tüm egolar için geçerli olan kaide; onu hırpalayıp, kötü davranırsanız arızalanır. farklı yerlerden kendini tamire çalışır, kanser olup farklı bölgeleri sarar ve mutsuz olduğu için mutsuz eder. nedenini niçini anlayamadığınız arızalar çıkarır. çünkü bozulmuştur.
  • kadın egosu bulundukları her ortamda en güzel, en hoş, en akıllı, en kültürlü, en şık vs. daha gider bu; "en", "en" olma saplantısıyla ilgilidir. az yetmez hep fazlasını daha fazlasını isterler. çok sevilmek, çok ilgi görmek gibi. çoğu kez normalde hiç birlikte olmayacaklara adamlara bu yüzden sardırırlar. evli veya arızalı tiplere aşık olma eğilimi bu en hırsdan kaynaklanır. "onunla evli ama en çok beni arzuluyor", "tamam biraz geçimsiz biri ama en çok ben onu anlıyorum" gibi.
    bir de evin tek kızı olarak büyümüş ve sürekli prenses muamelesi görmüş olanlarda bu ego daha da gelişkindir. bu prensesler daha sonraki sosyal hayatlarında da bulundukları her ortamda tek, birinci olma eğilimlerini sürdürürler. bu prenseslerin amacı bir gün ana kraliçe olup tahtı - ev/iş- ele geçirmektir. tahtı ele geçirdikten sonra da etraflarında bulunan diğer prenses-ciklere karşıda her zaman mesafeli tavırlarını korurlar ne de olsa o kraliçedir ve bilir ki kendisi de bir zamanlar prensesti ve sonuçta prenseslerin hepsi kraliçe olmak isterler. tahtını korumak için akıllı politikalar güdmesini bilir ne çok dost ne de çok düşman kazanırlar.
    kısaca, yeri geldiğinde kendilerinden güçsüz hemcinslerini ezmek için güç kullanmaktan çekinmezler.
    allah herkesi fazla hırslı, egosu tavan yapmış kadınlar korusun! amin!
  • genellikle rekabetle beslenir. kendine, kendi iç aynasından bakmayıp, başkalarına bakarak baktığını sananlarınki sakattır.
  • kadin egosunun ilk temelinde sadece elde etme gudusu yer alir.ikinci katin temelini ise begenilme gudusu alir .malesef 2 kat bile butun binayi sallayacak hasara sebebiyet verebilir .

    kadinlarin kadinlar icin giyinmesi , kadinlarin yaninda kendini iyi hissedebilme hepsi bu genellemeyle baglantilirdir . *
  • kendini sevdirme psikolojisi ise apayri bir kadin egosudur . poh poh perisiolan kadin tek derdi etrafinda devamli kendisine hayran hayran bakan insanlar bulmak istemesidir .

    vucut dili iyi kullanilirsa kadinlarin hal ve hareketlerinden durum daha net ortaya cikacaktir . nasil kim oldugu onemli degildir . masada 2 kadin 1 erkek oturuyorsa erkek, biraz erkek oldugunu hissettiren biriyse ve kadinlardan biri aniden dirsegini masaya koyup one dogru egilse ,
    diger kadin bunu otomatik icgudusel bir mekanizmayla dikkati kendi ustune cekecek vucut hareketlerine donecek 2li olan konusmada hak sahibinden ote kendini ortaya atacaktir .

    (bkz: sevgilisine guvenen kadin)