şükela:  tümü | bugün
  • kadınların mecliste,kabinelerde,toplumdaki bilumum karar birimlerinde temsil hakkını muhafaza edebilmek ve cinsler arası eşitsizliği az da olsa giderebilmek için alınan bir önlemdir.
    uluslararası alanda sex kotası olarak geçer,yani her iki cinsin de belli bir oranın altına düşmesi engellenir fakat ülkemizde erkekler için böyle bir tehlike söz konusu olmadığından kadın kotası olarak geçer.
    en yüksek kadın kotasına sahip parti yanılmıyorsam shp dir % 33 ile.bazı partilerin ise konudan haberleri bile yoktur
  • kadınlar tarafından bile kadının aşağılanmasını meşrulaştırdığı gerekçesiyle burun kıvırılan bir mefhumdur. oysa ki kadının ifade ve temsili için yapılacak en doğru şeydir. (bkz: pozitif ayrımcılık ayrımcılık değildir) kota uygulanacak yer her neresiyse, kadının oraya erkekle eşit şartlar içinde ulaşamadığı kabul edilir. meclis de olsa parti de, eğitim, kariyer vs. yetmez, kadının cinsiyetçi uygulamalarla ve de sırtına yüklenen rollerle başa çıkması gerekmektedir. kota, erkek aklın ürünü değil, kadın hareketinin kazanımıdır (bkz: hak verilmez alınır)
  • sözlükte de uygulanan bir kotadır.kotanın %62'lik barajının korunması amacıyla sözlükten uçururken yazarların cinsiyetine bakılmaktadır.o yüzden kişisel bilgiler kısmında bazı yazarların gerekli operasyonlarla cinsiyet değiştirmesinde fayda vardır.* *
  • her akli basinda kadinin desteklemesi gereken kotadir. zira bizim sistemimizde parti genel baskanlari secilecek milletvekilleri adaylarini kendileri, kendilerine yakin kisiler arasinda belirlemekte ve her ile aday gosterilen kisiler ile o partinin alacagi tahmin edilen oy oranina gore secilmektedirler. zira bagimsiz adaylar haric secmenler milletvekilleri seciminde adaydan cok partilere oy vermektedirler.

    dolayisiyla kota konuldugu zaman degisen tek sey parti genel baskanlarinin bir takim iller icin onerecekleri milletvekilleri adaylarinin kadin olmasindan baska degildir. zira bir daha tekrarlamak gerekirse, milletvekilleri adaylarini secen halk degil parti baskanlaridir.

    bunun otesinde kadina yonelik ayrimciliklarin azalmasi, minimize edilmesi, kadin icin konusan kadinlar tarafindan saglanacaktir. burda onemli olan kadinlarin yasalarin cikarilmasinda soz sahibi olmasidir ki anlasilan o ki, en geri kalmis devletlerin bile altinda kalan kadin milletvekili sayisina sahip olan turkiyenin boyle bir kotaya ihtiyaci bulunmaktadir.
  • bir de soyle bir gorus vardir, kotayi koy, ama egitimsiz haklarini bilmeyen ve bu toplumun icinden ciktigi icin seksist ve heteroseksist bakis acilari ile yogrulmus * atanmis milletvekili gelsin yonetmeye kalsin.

    ancak burada soyle bir sey vardir, bakanlik ve milletvekilligi koltuguna oturmus erkek kisiler bu isi daha once biliyor midir ? baktiginiz zaman muhendisler, doktorlar, asiret reisleri, ekonomistler, mafya, derin devlet, subaylar kimler gecti bu koltuklardan.

    milleti yonetmek sirf bilgili olarak yapilan birsey degildir. zira bu ise baslayan kisiler bu isi bilmemektedirler. o yuzden burakrat kadrosu, burakratlar yani deneyimli devlet memurlari vardir. burada kadin milletvekilleri gaf yapa yapa, salak sulka konusa konusa, cesitleri kurum ve kuruluslarla iletisime gece gece, onlar tarafindan egitile egitile ogreneceklerdir. duse kalka, diger tum yonetim kadrolarinda olan insanlar gibi.

    kadin kotasi, kadina firsat vermektir. kadin kotasi kadinin devlet kademesinde yer almasini, ogrenmesine ve cok yonlu dusunup turkiye varolan her kademedeki, her statudeki kadinlar icin birsey yapmak icin firsattir.
  • ülkemizde, tek meziyeti "kadın olmak" olan tuhaf birilerinin meclise girmesine sebep olan; "kötü uygulanagelen" siyasi ölçüt.
    (bkz: ayseli göksoy)
    (bkz: ışılay saygın)
  • sosyalist partilerde bulunur. parti ici iktidar mucadelelerinde cok ise yarar. kadin kotasindan da iki ki$i soktuk mu yonetim kurulu bizimdir. adini bile bilmedigimiz yolda$larimizin adini kadin kotasindan aday yazabilmek icin ogreniriz. kendi grubumuzun kadin adaylarina da oy vermeyi ihmal etmeyiz. biz ayirdik mi pozitif ayiririz.

    yani bir acidan sosyalistlerin turbani gibidir... kadinlar adina savunulan, erkeklerin iktidara gelme aparatidir. olmazsa kadinlar magdur olur, olunca erkekler muktedir.
  • türkiye'de kadin kotasiyla ilgili anayasal bir düzenleme yok. ama dört parti - kendi istegiyle - kota uygulamasi yürütüyor:

    - chp, yüzde 25'lik bir kota saptamis; ama gercek anlamda uygulamiyorlar - yani kendi kendilerine koyduklari kurala uymuyorlar
    - demokrat parti, yüzde 10'luk bir kota saptamis; ama ayip denen bir sey var - yüzde on ne demek yahu? bizle dalga mi geciyorsun dp?
    - ödp, yüzde 30'luk bir kota saptamis; ama tbmm'de temsil edilmedikleri icin bu kotanin - önemli olan sembolik degeri disinda - pek bir anlami yok
    - dtp, yüzde 25'luk bir kota saptamis

    dolayisiyla durum pek ic acici degil. sanirim su an tbmm'deki kadin milletvekili orani yüzde 10'u bile bulmuyor (avrupa ortalamasi yüzde 20'nin üzerinde). 150 ülke arasinda siralamada 106'inci sirada yer aliyoruz böylece. bu listedeki bir numaranin ruanda olduguna dair dikkatinizi cekmek isterim, zira entry'yi okumaya devam ederseniz bu bilgi - birazdan - lazim olacak.

    simdi basbakanimizin kotalarla ilgili düsüncelerine göz atalim (radikal'den alinti):
    ''ka-der başkanı hülya gülbahar'ın seçimlerde kadınlara kota getirilmesi isteğine şu karşılığı verdi: "haksızlık yapıyorsun. niye adil olmuyorsun. şu anda herkes eşit. ben kotayı eşitlik olarak almıyorum. eşit katılım zaten şu anda var. git kazan al. sen kendin gidip kazanıp alamıyorsun. kota olduğu zaman ben erkeklerin ianesine sığınıyorum demektir. bana bunu anlatamazsın. bütün dünyada bu yok. abd'de kota var mı? fransa'da kota kaç? sen ruanda mı olmak istiyorsun, buyur ruanda ol. kotayı kadına saygısızlık olarak görüyorum."*

    basbakanimizin bakis acisi böyle olunca, elbette kimse özel sektördeki kotalarla ilgili konusmuyor. henüz politik alanda o kadar yetersiz bir konumda ki kotalar, sirketler icin kota uygulamasi kimsenin aklinin ucundan gecmiyor/gecemiyor gibi. halbuki bu da cok önemli konu. örnegin norvec'te 2006 yilindan beri yürürlülükte olan bir kanun, sirketlerin yönetim kurullarinin en azindan yüzde 40'inin kadinlardan olusmasi gerektigini öngörüyor.

    entry'mi kotalarin tam olarak neden bu denli önemli oldugunu aciklayan bir dolu argüman ile bitirebilirdim. ama buna gerek yok, cünkü tek bir cümle yeterli: kotasiz bir dünyada bizi ''münasip''/yeterli sayida kadin temsil etmiyorsa, kotalara ihtiyacimiz var demektir. bu kadar basit.

    *(kaynak: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=234565)

    edit: bitter cikolata'nin verdigi bilgiye göre chp'nin kotasi vekiller icin degil il genel meclisi icin gecerliymis ve bu alanda kotayi düzgün sekilde uyguluyorlarmis. benim kaynagim eski oldugu icin, hangisinin dogru oldugunu bilmiyorum. ikimiz de üsenmezsek, hangi bilginin dogru oldugunu arastirip buraya aktaracagiz. bitter cikolata'ya düzeltmeleri icin tesekkür eder, kotali günler dilerim.
  • sadece bir partide %50 olarak belirlenmiştir. * chp gibi bir partide, izmir'de ise %100 erkek kotası olarak uygulanmaktadır.

    http://yesilgazete.org/…0/03/04/chpde-erkek-kotasi/