şükela:  tümü | bugün
  • vakti zamanında uludağ üniversitesi rektörü mustafa yurtkuran'ın, uludağ üniversitesi'nin tıp fakültesinde ilk kez gerçekleştirilen karaciğer nakli operasyonuna dair düzenlediği basın toplantısında sarf ettiği talihsiz söz olup, karaciğer naklinin yapıldığı kadının kimliğine, kökenine, cinsiyetine ve ekonomik durumuna anlamsızca ve yersizce göndermeler yapıp sözü o insanın kürt olmasına, fakir olmasına ve kadın olmasına rağmen bu operasyonun yapıldığına, istenilse idi yapılmaya bileceğine getirmeye çalışarak anayasada belirtilen insanların ırk, dil, din, cinsiyet ve ekonomik durumuna bakılmaksızın herkesin eşit olduğu ve herkesin bu eşitlik gereği sağlık hizmetlerinden de yararlanacağına dair maddesini göz ardı edilmesi olarak beliren ve o yoksul kürt kadınına yapılan karaciğer naklinin bir iyi niyet gösterisi olduğu, birilerine insaniyet dersi vermek için yapıldığı yollu bir imayı dışa vuran açıklama olup kürt, yoksul ve bir de kadın kelimelerinin altının kalın çizgiler ile çizilmesiyle ırkçılığın ve etnik ayrımcılığın bariz bir biçimde surete vurulduğu, vurulmak ile de kalmayarak insanların kökenlerine, cinsiyetlerine ve ekonomik durumlara göre sınıflara bölündüğünün yansıması olan sözdür.

    bu sözün hangi ruh hali ile söylediği bilinmez ama türkiye insanının zihnine aşılanan gizli faşistliğin bir görünümü olarak boylu boyunca karşımızda belirmiştir. ülkenin doğu ile batı olarak ortadan ikiye bölünmesi gerçek anlamda olmasa bile demek ki zihinlerde ne yazık ki olmuş olandır. ya da o rektör o an söylediklerinin ne anlama geldiğini yani lafını tartmadan savurmuştur. veya bilerek bu sözü sarf etmiştir. kim bilir hangi niyetler ile bu sözü dilinden dökmüştür. ama bir gerçeği bizlere gösterdiği için o rektöre teşekkür etmek gereklidir.

    ne midir o gerçek ? tabi ki türkiye'de ki ayrımcılığın geldiği boyutlardır. evet artık nasıl ki, şehirler mahalle mahalle, sokak sokak belli gruplar tarafından parsellenerek öteki olarak işaret edilenlerin ikamet etmeleri için ayrılıyor ve buralara doğulu olarak adlandırılan insanlar yerleştirilip de buralar gettolara büründürülüyor ise, zihniyetlerde de öteki addedilen insanlar tutsak ediliyor, toplumdan ayrıştırılmalarına çalışılıyor ve bu zihnen ayrımcılık bir süre sonra somuta indirgenerek insanlar arasında bölünmelerin fitili ateşleniyor.

    birçok etnik kökeni içinde barındıran türkiye bir halklar mozaiğidir ve bunu inkar etmek, başlı başına ülke gerçeklerini inkar etmek ve halkların varlığını yok sayıp o halkları hor görmektir.

    sözlerde, dillerde ve satırlarda her türlü ayrımcı, ırkçı ve tek bir kökeni övüp diğerlerini yerici düşünce öğelerine yer verilmemelidir.

    insanların kökenine, cinsiyetine ve kimliğine saygılı olunmalı ve insanların eşit olup her haktan ki sağlık hakkından da, ayrıma tabi tutulmadan yararlanma hakları vardır. bu bilinmeli ve kabul edilmelidir. eşitlik kabul edilmelidir ki, birlikte kardeşçe ve barış içinde yaşansın.

    http://bianet.org/…-yoksul-ama-yine-de-tedavi-ettik