şükela:  tümü | bugün
  • dünyada yaygın bilinen adı female genital mutilation olan kadın sünnetinin üç farklı uygulanış derecesi vardır:
    1. derece: labia minoranın birleştiği bölge olan klitoris kılıfı alınır, iltihap riski ve iyileşme süresi en az olandır.
    2. derece: klitoris labia minoranın üst birleşim kısmıyla birlikte alınır.
    3. derece: klitoris, labia minora ve labia majora tümüyle kesilip alınır. ağır iltihapların dışında vulvanın yapışarak vajina girişini tamamen kapatması riski vardır. bu tip durumlarda idrar çıkışını sağlamak için urethraya içi boş bir çubuk takılır ve vulva ilerde ilişkiye girecek erkek tarafından bıçakla yarılarak tekrar açılır.
    kadın sünneti gelişmiş ülkelerin önlemek için büyük çaba göstermelerine rağmen kuzey ve doğu afrikanın büyük bölümünde uygulanmasının yanında amerikada yaşayan zenci ailelerinde kız çocuklarının yüzde 6 sına uygulanmaktadır.
    (bkz: allah belanızı versin)
  • erkek egemen toplumların kendi egolarını tatmin için en uç noktadaki sadistliği
  • afrika'da kimi kabilelerde kadınlar klitorisleri kesilerek sünnet edilirler ve böylece cinsel aktiviteden aldıkları haz azaltılır. zannediyorum o toplumlarda cinselliğin kadın tarafından arzulanması tabu olarak görülüyor.

    başka bir çeşit sünnet de şu şekilde olabilir:
    nasıl ki müslüman ülkelerde erkek çocuklar doğduktan bir süre sonra sünnet ediliyorlarsa (niyeyse) kız çocuklar da ergenleştikten sonra kızlık zarları aile içi bir törenle aldırılarak sünnet edilebilir. böylece hem kadınların "bana sahip oldu" gerzekliğinden (ki vajinasında ruhsat taşıyan kadını kim ne yapsın) hem de erkeklerin aptal bekaret saplantılarından kurtulmalarına yardımcı olunabilir. bonus olarak ikinci sınıf olmak kadınların doğasında var diyen mallar sürüsü susturulabilir, artan etlerden pilav yapılıp doğayı çözdüm ben tribindeki örümcek kafa şövenlere yedirilebilir.
  • ırak'ta sol muhalefet kitabından bir gazeteci ve sünnet edilen kadın;

    '' gazeteci (g): sünneti kim yapıyordu? kadınlar mı doktorlar mı? sünnet dinde yer alıyor mu?
    sünnet edilen kadın (sek): kadınlar 1500 yıl önceden beri, islam öncesi de sünnet ediliyordu. bu bir tür kültürel gelenekti. örneğin bugün afrika'da müslüman olmayan kimi bölgelerde de sünnet yapılmaktadır. islam'da muhammed tüm müslümanların lideri ve peygamberi olarak başa geçtiğinde ve tüm bölgenin kontrolünü eline aldığında kadınlar muhammed'i ziyaret etmiş ve bir talepte bulunmuşlar.

    - çok uzun süreden beri sünnet oluyoruz, buna son verebilir miyiz?
    - sünnet olun, fakat çok kesmeyin. sadece biraz alın.

    muhammed'in sözleri işte böyle. buna sünnet deniyor ve söz dinleme anlamına geliyor. muhammed'in bu sözü yıllar içerisinde islam tarihine ait bir gelenek haline gelmiştir. islam tarihinin bir parçasıdır. ama kur'an'da buna dair bir ifade yer almamaktadır. muhammed sünnete karşı olduğunu söylemeyince islamcılar da izin verdiğini söylemişlerdir.

    g: sonuçta sünneti kadınlar mı yapar?
    sek: evet, kadınları kadınlar, erkekleri erkekler.

    g: sünneti yapan aileden bir kadın mıdır yoksa aile dışından mı?
    sek: aile dışından, komşuların arasından bu işi yapan bir sürü kadın çıkar. bazen para karşılığı yaparlarsa da çoğu zaman bu iş allah rızası için yapılır. 96 yılında doktorlar da sünnet yapmaya başladı çünkü klitorisi kesilen kızların enfeksiyon kaptığı, kanamalarının durmadoğı ve öldükleri sık sık söyleniyordu.. o kadar çok kız ölmüştü ki doktorlar temiz ve profesyonel olarak bu işi yapmaya aday oldular. '98'de ben bu ülkeden ayrılırken insanların çoğu doktorda sünnet oluyordu.

    g: kızlar kaç yaşında sünnet oluyor?
    sek: doğumdan sonraki ilk gün ile sekiz, on yaşları arasında sünnet yapılmalıdır. genellikle 7 yaşına doğru yapılır. üç ile yedi arasında. ben 5 yaşındaydım sünnete maruz kaldığımda.

    g: nasıl olduğunu anımsıyor musun?
    sek: elbette hatırlıyorum! babam hala yaşıyordu. işteydi. teyzem beni sünnet etti. teyzem bu konuda çok ünlüydü. hatırlıyorum, daha önce hiç bu kadar sıcak suyla banyo yapmamıştım. banyoya girdiğimde sıcak su çoktu. ''kim yıkanacak'' diye sordum, ablam cevap verdi. ''bu senin için, özel.'' çok mutlu olmuştum, hemen küvete atladım. ablam banyoyu bana bıraktı ve çıktı. sonra dönmedi. yirmi dakika, yarım saat bekledim, gelmedi. ''ablaaaa'' diye bağırdım, annem ve teyzem birlikte geldiler. çırılçıplaktım. onları öyle üç kişi görünce sordum;

    - ne yapıyorsunuz burada?
    - sakin ol, hiçbir şey! sana küçük bir şey yapacağız. eğer uslu bir kız olursan, sana bir sürü oyuncak alacağız.

    o anda usturayı gördüm, ustura ile bir şey yapacaklardı, yepyeni. çok keskin bir ustura. usturayı görünce hemen anladım. bundan konuşulduğunu duymuştum, çünkü tüm kızlara yapılıyordu. bağırdım, koşarak kaçmaya başladım. beni yakaladılar ve suya götürdüler. ablam ''sakin ol!'' diyerek başıma vurdu. bağırıyor ve ağlıyordum. bacaklarımı tuttular, ablam birini annem diğerini. ve de ellerimi. teyzem geldi ve kesti.

    sonra çıktılar, kanım tazyikle küvete akıyordu. kanamanın azaldığını hatırlıyorum, çünkü tüm banyo kan olmuştu zaten. sonra teyzem geri geldi, beni tekrar yakaladılar. bağırdım;

    - neler oluyor, olmadı mı? kestiniz zaten, kestiniz!
    - hayır o çok küçüktü, biraz daha büyük kesmeliyiz.

    sonra yine kestiler, ikinci kez. her yerde kan vardı.
    ardından beni yatağa götürdüler. günlerce, bir hafta boyunca hiç kıpırdayamadım. yürüyemiyordum. çişimi yapmak için bile tuvalete gidemiyordum, çünkü çok ağrım vardı. dahası enfeksiyon kapmıştım, tamamen enfekte olmuştu yara. ateşim çok yükselmişti. hastalanmıştım. yemek de yiyemiyordum artık, her şeyi kusuyordum. sonra babam bağdat'tan döndü. beni görünce ağladı. babama onların yaptıklarını anlattım. bana her şeyin iyi olacağını söyledi ve yanımdan ayrıldı.

    benim deneyimimde asıl kötüsü, ölene dek asla onların bana yaptıklarını unutmayacak olmam. bir kabus gibiydi. büyüyene kadar, evlenene kadar.. her gece rüyamda beni yakaladılar ve kestiler. tamamen çökmüştüm ve zamanla biraz unuttum, fakat evlendikten sonra, orgazm olmayı başaramamak korkunçtu. evliliğimin başlarında kocam bana her gece tecavüz ediyor gibiydi. beni beceriyor ve gidiyordu.

    sonra kadın sünnetine karşı pekçok faaliyette yer aldım. önlemler aldık, açıklamalar yaptık. ''
  • dunyanin hicbir yerinde, hic bir zaman yapilmamasi ve yapanlarin cezalandirilmasi yonunde yeterince calisilmadigini/calismadigimizi dusundugum dunyada sinirlerimi en cok bozan birkac olaydan biri.
  • once bir bicak aliyorlar.

    genelde ateste isitmiyorlar.

    ya da kaynar suya batirmiyorlar.

    birkac dakika icinde hissedeceginiz aciya karsi, sizi uyarmiyorlar.

    bicagi vajinaniza yaklastirip, klitorisinizi cikariyorlar.

    ya da vajinanizin dudak gibi iki yana acilan kismini.

    ateste isitmadiklari, ya da kaynar suya batirmadiklari bicaklariyla, sokup atiyorlar.

    bazen ikisini de.

    genelde kan kaybindan öluyorsunuz.

    hemen degilse de ilerleyen gunlerde.

    ya da cocugunuz olmuyor hic. olursa da olu doguyor bircogu.

    ya da hayatinizin sonuna kadar cinsel haz hissetmiyorsunuz.

    amac da o zaten.
  • geçen hafta tesadüfen sözlükte başlığıyla karşılaşınca, elim sağ taraftaki "araştır" fasilitesine gitti istemeden. ne olduğunu, nasıl yapıldığını tam olarak biliyordum ama ilk kez google görsel aramada fotoğraflarıyla karşılaştım. şöyle söyleyeyim, ben her türlü ameliyat videosunu merak edip oturup seyreden, bunu yaparken yemek bile yiyebilen bir insanım. filmlerdeki kanlı sahnelerde millet ayılıp bayılırken benim kılım bile kıpırdamaz. ama ne olduysa, bu olayın fotoğraflarını gördüğümde aynı metaneti gösteremedim. neredeyse bayılacaktım. hâlâ da aklıma geldikçe fenalaşıyorum. çünkü bu insanı iyi etme amaçlı bir ameliyat değil. bir film ya da herhangi bir kurgu da değil. bu bir grup sapığın insanlara yaptığı bir işkence de değil. bu, küçücük çocuklara çoğunlukla bayıltmadan, bağırta bağırta uygulanan bir "gereklilik", bir "gelenek". ardından arkadaş bir de video gönderdi, onu izledim. hayır sünnet görüntüleri falan değil. afrika'daki kadınlarla yapılmış bir röportaj. kadınlardan çoğu bu sünnetin, erkeklere uygulanan sünnet gibi, dinlerinin bir gerekliliği olduğunu sanıyorlar. öyle söylenmiş onlara, öyle inandırılmış. üstelik hallerinden de o kadar memnunlar ki... bir kadının ancak bu işlemden sonra gerçek anlamda "özgür" olabileceğini, onuruna kavuşabileceğini düşünüyorlar. çocuklarına da yaptırdıklarını ya da yaptıracaklarını söylüyorlar.

    bu kadınlar, çocukken bir jilet parçasıyla bağırta bağırta bir parçası alınan kadınlar. internette fotoğraflarını görüp fenalıklar geçirdiğim, içimin acıdığı, oradan, o insanların arasından kurtarmak istediğim o küçücük çocukların büyümüş halleri... büyüyüp de bu hale gelmeleriyse daha çok sıkıyor canımı. bunu kanıksamaları, bunu doğru sanmaları... diyecek söz bulamıyorum aslında. ama söylemedikçe de içimde büyüyor sanki.

    bir kadının ancak bu şekilde sadık kalabileceğini düşünmek, sadakati cinsel zevk veren küçücük bir organa indirgemek hangi aklın ürünüdür bilemiyorum. bilmek istiyor muyum onu da bilmiyorum. ama bildiğim tek bir şey var, aptalsınız. o kadar beyinsiz, o kadar sığ, o kadar aklı "orasında" insanlarsınız ki, bir kadının zina yapması için ancak cinsel zevk alabiliyor olması gerektiğini sanıyorsunuz. insan diyorum ama o da laf ola... insanı bırak, hayvan bile değilsiniz siz. eminim hayvanlara insanoğluna bahşedilmiş olan "düşünme" yetisi verilmiş olsa, onlar bile sizden daha iyi değerlendirirdi bu yeteneği.

    bu işlem sonrası onurlu, namuslu ve -tırnak içinde- özgür olduğunu zanneden kadınlar... siz kendinize edilen hakaretin farkında bile değilsiniz. çünkü, diyorum ya, aptalsınız. bu işlemi yapan, yaptıran, haklı bulan ya da buna sesini çıkartmayan herkesten nefret ediyor ve bununla da kalmıyor, hepsinin ölmesini istiyorum. evet. çünkü bu insanlara laf anlatamazsınız. sabaha kadar konuşsanız, bir kadını sünnet ederek onu yapmaktan alıkoyduklarını sandıkları şeyin önüne asla geçemeyeceklerini, bunun içten gelen bir şey olduğunu, insanın karakteriyle ilgili olduğunu anlatmaya çalışsanız; saatlerce susmadan, cinsel zevkse eğer mevzu, bunun da yalnızca klitorisle mümkün olan bir şey olmadığını, bir insanın onlarca değişik şekilde de zina yapabileceğini açıklasanız, hatta sonunda çatlayıp ölseniz, yine de anlamayacaklar. niye? söyledim ya, aptallar. düşünmek, sorgulamak denen şey yok onlarda. artık onlar için yapacak bir şey yok o nedenle. ilk gelen, beyinlerini ilk yıkayan yarışı kazandı. artık kimsenin onlar için yapabileceği bir şey yok.

    ben sadece neye yanarım biliyor musunuz? o çocuklara. ama onların o büyüyüp de birer asalak oldukları hallerine değil, o çocuk hallerine. isterim ki, geri dönüp hepsini daha kirlenmemiş, beyinleri yıkanmamışken kurtarabileyim, çekip çıkarabileyim o hayattan. ama yapamam. ben sadece bunu isterim. ben sadece o çocuklara yanarım, başka bir şeye değil.
  • karsi cinse olan vahsetin varabilecegi son noktadir, onun cinselligini oldurme ve onu bir 'cins' olmaktan bile men etme davranisidir. bati avrupa ve kuzey amerika'da tamamen yasaklanmistir ve hatta kanada, ülkesinde bu iskenceye maruz kalma tehlikesi olan kadinlara siyasi siginma hakki tanimistir.

    islam dini ile alakasi yoktur, kuran-i kerim'de kesinlikle yer almaz ve bahsedilmez, bu konuyla ilgili peygambere atfedilen sozlerin orijinalligi de ciddi sekilde su götürür.

    misir'da, ozellikle kahire'nin zengin semtlerinde** ikamet etmeyen kadinlar icin sunnet edilmek gayet olagan bir tehlikedir - bunda misir'in en buyuk alimi ve bir numarali dini otoritesi sayilan el ezher üniversitesi'nin imaminin 'her musluman erkegin kizini sunnet ettirmesi gerektigini' buyurmasi onemli rol oynar. 1997'de yuksek mahkeme tarafindan yasaklansa da yargicin degil imamin sozunu dinlemeyi tercih eden kirsal kesimde hala surmektedir. misir'in komsulari sudan ve somali'de ise daha da sik gorulur.
  • `http://haber.mynet.com/…623644609&date=30aralik2008`

    genelde afrika'ya özgü diye bilirdim. oysa şuracakta kuzey ırakta kız nüfusunun %60'ı bu "şey" e maruz kalıyormuş. barzani'nin insan haklarından sorumlu bakanı yusuf muhamed aziz de şöyle demiş: "toplumu ilgilendiren tüm küçük sorunlarla ilgili yasa çıkartmak gerekli değil." öyle ya küçücük bir sorun kesin atın anasını satayım.
  • eskiden ortadoğunun bir kısmı, mısır, endonezya ve bazı afrika ülkelerinde var olan ancak kuzey ırak ile beraber artık sınırlarımıza dayandığı görülen vahşi uygulama.
    çünkü 10-15 sene evvel kuzey ırakta böyle bir adetin olmadığı söyleniyor. tehlikeli bir virüs gibi yayılan bu vahşi geleneğin türkiyeye de sıçramasından ciddi olarak korkuyorum.
    bu geleneği uygulayan ailelerle yapılan röportajlarda aslında böyle bir şeyi yapmak istemediklerini ama yapmazlarsa toplumdan tamamen dışlanacaklarını, kızların asla evlenemeyeceğini, kimsenin kendilerinden alış veriş etmeyeceğini söylüyorlar. bir kısmı ise bunun allahın emri olduğunu ve uygulamak zorunda olduklarını söylüyor.

    mahalle baskısı denen korkunç illet bir kere bulaştımı bir daha söküp atmayacağımız bu virüsün yerleşmesini sağlayacak. müslüman bir erkek olarak sünnet olmadığınızda başınıza gelecekleri düşünün.
    bunun çok daha ağırını maalesef kadınlar yaşayacak. herkes ne kadar saçma olduğunu söyleyecek ama asla önlenemeyecek.
    umarım geç kalınmadan önlemler alınır.
hesabın var mı? giriş yap