şükela:  tümü | bugün
  • olcay yılmaz'ın psikanaliz, penis hasedi, oedipus kompleksi ve süper ego üzerine yazmış olduğu kitap. çıkar çıkmaz satın aldım. yankı bulacağını umut ediyorum.

    (arka kapak)
    tavus kuşunun kuyruğu doğrudan görülebilir ve dişi tarafından seçilebilir; dişi zaten büyük ve gösterişli kuyruk seçme beğenisi ile doğmuştur ve büyük gösterişli kuyruğu seçmesi doğaldır. dişi tavus kuşu için kuyruğun büyüklüğü belki bizim için hiç tahmin edemeyeceğimiz başka anlamlar taşıyabilir. her şey üç-dört yaşında başlar ve penis (güş simgesi) bu başlangıcın odağında yer alır. penise kavuşma arzusu insan türünün sürekliğinde bir atalet görevi görür ve çeşitli karmaşık yollar izleyerek kadını ve erkeği bir araya getirir. izlenilen bu karmaşık yolda insanların bütün bu çabaları genlerin bir sonraki kuşağa aktarılmasından başka bir anlam taşımaz.

    (bkz: http://www.idefix.com/…asp?sid=w3kr6a86cp6pkpv4yy0t)
  • "insanlardaki çekingenliğin psikanalizde bilinç dışı nedeni şöyle açıklanıyor:

    çekingen çünkü kararsız. kararsız çünkü hayatta başarılı olamamış, her işi yarım bırakmış; çünkü, aradığını bulamamış. aradığını bulamamış çünkü en mükemmelini istemiş. ama en mükemmeli yok. demek ki olmayacak bir şey istemiş. çünkü kendini cezalandırmak istiyormuş. çünkü suçluymuş. neymiş suçu? yoksa adam mı öldürmüş? hayır, kimseyi öldürmemiş ama öldürmeyi ve ölmelerini çok istemiş, taa çocukluktan beri isteyip de gösterseymiş o zaman suçu azalacakmış, ama öldürmek istediklerine güler yüzlü görünmüş. demek ki ikiyüzlü bir sahtekârmış, kötü bir insan. ya onun içindeki kötülük anlaşılırsa. çekingenliği bundan. bu düşünce dizisinin dile getirilmesi birkaç dakika, aklından geçmesi ise bir an bile değil."

    ya da

    "oysa oedipus karmaşasında babası ve annesiyle özdeşleşmeyen çocuk, babayı bir güç nesnesi olarak görmediği gibi din ve tanrı kavramlarına da karşı çıkar. baş başa kaldığı ölüm ile hesaplaşmaya ve onu yenmeye çalışır. çocuk babayla özdeşleşemediği için bir penise de kavuşamamıştır ve evrimsel gerekliliği yerine getiremeyecektir. ancak yüksek algı düzeyi sayesinde kendine güç de olsa bilimle veya sanatla ideal bir ben ve süperego yaratabilmektedir. bu durumda kendi kendini yaratma pozisyonuna girerek tanrının kendisi olduğunu, babasının ise bir güç nesnesi olamayacağını kanıtlamaya çalışacaktır. böylelikle babanın penisini almak yerine kendine yeteneğiyle bir penis yaratmış olmaktadır."

    gibi pasajların da yer aldığı enteresan bilgiler içeren bir kitap. argümanları çok sert ve ilgili kısımlarda getirdiği temeli sağlam yorumlarla freud denen zatın fikirleri ile harmanlanmış savları okurken, koca bir siktir çekiyorsunuz. psikanalize bu kitapla başlamak hiç iyi olmadı, onu bilir onu söylerim.
  • valla acik ve net konusayim, cok armonik bir ikili olabilir.
  • kitapta şöyle bir tespit var;

    "esasında insanlar için cinsel ilişki baba otoritesini yok etmek için kullanılan bir eylemdir. baba otoritesi ne kadar büyükse cinsel ilişki o kişi için o kadar değerlidir. çünkü ancak orada özgürdür ve bu özgürlüğe karşı çıkan herkes o kişi için tehdittir. bu anlamda üzerinde aşırı baskı kurulmuş çocukların cinsel ilişki ile olan sıkıntısı da o kadar ağırdır. baba erki ile cinsellik bastırılır, cinsel ilişki sırasında ondan uzaklaşılır…"

    doğru olabilir, bilemedim.
  • "hep suçu tecavüzcüyü asıp öldürmekle yok edebileceğimizi düşünüyoruz. oysa suç hepimizin ve ancak sokaklara çıkıp suç bizim diye haykırarak bu kara lekeden kurtulabiliriz." demiş bu kitabı yazan ziraatçi kişi.

    deli miyim lan ben başkasının işlediği suçu üstleneyim? hadi diyelim ki yaptım. ben sokağa çıkıp suçlu olduğumu haykırınca tecavüzcü tecavüz etmekten vaz mı geçecek? onun yerine suç işleyenleri cezalandırsakda suça meyilli kişiler suç işemekten korksa? bağırmaktan daha etkili bir çözüm sanki?