şükela:  tümü | bugün
19 entry daha
  • uzun süredir üzerinde kafa yorduğum bir paradoks bu. öyle boktan bir dünyada yaşıyoruz ki, kadın çalışmasın desem; eve para getiren erkek olduğu için kadının tüm özgüveni ve özgürlük alanı yok olacak. yok, çalışsın desem; evde iki tane stres küpünün yetiştirdiği ve annesini, babasını sürekli kavga halinde gören psikolojisi bozuk bir evlat... bu durumun ilacı sanırım maddi geliri sabah 7 akşam 7, 12 saat çalışmadan kazanmak olabilir. sanatçı olunabilir. küçük bir şehirde çiftçi ya da benzeri işlerde kendi yağında kavrulacak kadar çalışılabilir. tabii sanatçı olunca toplum baskısı var. doğru düzgün işin yok, gelirin yok klişelerine diren(e)bilmek gerekir. küçük şehir hayatı da bağnaz ve cahil toplum, çocuğun imkanlardan kısıtlı kalması ve sınırlı gelir kısır döngüsüne girebilir. zor iş dostlar.
  • evi tek başına geçindirebilecek kadar kazanıyorsan neden olmasın dostum?
  • kadinin çalışmamasının evliligi bitirememesi yada.
  • calismayan kadinin evliligini bitirememesi belkide.
  • kesinlikle yanlis olan önermedir.

    evlilikleri bitiren, gelirin olmayisidir, parasizliktir, farkirlesmedir, vs. vs. dir. kimin calisiyor olup olmadigi o kadar da önemli degildir.

    benim kuzenim ingilterede yasayan 45 yasinda türk bir kadinla evlendi kadinin sponsorlugunda ingiltereye gitti. kac yildir orda daha bir gun calismis degil. altinda araba da var. kadin da topu topu kucuk bir cicekci isletiyor vari yogu bizim kuzen. bir defasinda kadin sinirlenmis niye calismiyorsun diye bizim kuzen evi terk etmis. yalvar yakar dönmus evine geri.
  • örnekleme kendimi koyarsam bir ucundan destekleyebileceğim fikir. evlilikleri bitirmesi sadece mevcut evliliklerin bitmesi anlamında değil, hiç evlenmemeye katkı sağlaması anlamında da geçerli.

    ülke standartlarında iyi sayılabilecek bir işim var.
    doktora düzeyinde eğitimim var.
    uzun süredir çalışıyorum. herkesten bağımsız bambaşka bir şehirde kafama göre yaşıyorum.
    almak istediğim şeyleri alabiliyor, görmek istediğim yerleri görebiliyor, görüşmek istediğim kişiyle görüşebiliyor, istemediğime yol verebiliyorum. şartlar bu kadar güzelken ben niye evleneyim? aşktan da mantıktan da 12 den vurulmam lazım ki birinden gözümü karartıp bu düzeni bozabileyim. yoksa çok mantıksız, keyfim bu kadar yerindeyken evlenme gereği duymak. benim gibi yaşayan ve düşünen kadınlar çoğaldıkça evlilikler de azalıyor, boşanmalar da artıyor.

    ha bu kötü bir şey mi? nenelerimiz, annelerimiz, zamanında, tanımadıkları adamlarla küçük yaşta evlendirilip, mutsuz da olsalar dayak da yeseler başka seçenekleri olmadığı için evliliklerini sürdürmek zorunda kalmış. evlenmeyi istiyor musun diye soran olmadığı gibi, boşanmayı da ayıp saymış. onlar gibi esir hayatlar süreceğimize, böylesi çok daha güzel bence. kendi kararlarını alabilen, hür kadınlar. umarım çoğaldıkça çoğalırız.
  • bunun en guzel ornegini amerikada gormek mumkundur.

    kadinlarin ekonomik ozgurlugunu kazanmasiyla dunyanin en zavalli ulkesi haline gelmistir

    dunyada bosanmalarda intiharlarda hapisteki insan sayisinda silahli saldirilarda kanser oraninda cocuksuz kadin oraninda depresyona girme oraninda psikologa gitme oraninda depresan kullanma oraninda icki ve uyusturucu kullaniminda hep dunya birincisi veya ikincisidir

    butun bunlarin sebebide kadinlarin ekonomik ozgurlugunu obur dunya ulkelerinden daha once kazanmasidir. dunyanin en mutsuz ulkesi oldugunuda anlamak zor degil heralde.

    turkiyede herseyde oldugu gibi amerikanin yolunda hizla ilerliyor. bok var amerikan kulturunde bok var amerikan filmlerinde. bu ulkenin her zaman en kotu yonlerini taklit etmede ustunuze yok!!! bok var!!!! agzina sictiniz turk kulturunun de eski huzurunda turk geleneklerininde herseyin herseyin agzina sictiniz. elinize uc kurus para gecti diye herseyi alt ust ettiniz.

    not: musluman degilim deistim.
  • "ortak noktada buluşmak nedir" bilmeyen zihniyetlerin ortaklık olması gereken her işte hüsrana uğradıkları için bu işte de hüsrana uğramalarının sonucudur.
    neden kadın çalışınca evlilik bitsin, bir sürü faydası var görene;
    -mali katkı sağlar refahı artırır
    -hani erkeklerin kadın dırdırı dedikleri şey varya o olmaz mesela kadının da bir iş hayatı olduğu için dırdır yerine sohbet etme imkanı olur.
    -kadının da içinde bulunduğu iş hayatı ona da birşeyler katacağı için evde ailesine ve çocuğunun yetişmesine katkıda bulunur.

    olaya dini açıdan bakıp yontanlar için de,

    kadına mihr verilir, köle olarak hizmetçi alınmaz müslümanlıkta kölelik yok. allah asla kadını dövün dememiştir iyi okuyun, peygamberimiz her aksam eve geldiğinde eşlerine gününün nasıl geçtiğini sorar hatta mutlaka ya yediği kaşıktan ya içtiği bardaktan birşeyler içer , eşlerine danışarak iş yaparmış adam gibi okuyun. şu 4 kadın işinin bile içinden çıkamadı anakronik cahiller.

    he diyosan ki kadın çalışırsa beni iplemez parası da var, e günaydın o işler paraya bakmaz saygı göstereceksin ki saygı göresin.fiziksel güç ile iş yaparsan en ufak bir ihtimalde hakkettiğini bulursun zaten.
  • bir kadin olarak destekleyebilecegim onermedir.

    calistigim zamanlar esimle aramizda tartismalar olurdu. bunlar genelde utusuz gomlekleri, yikanamamis camasirlari, yine dunden kalan yemekler vb. konularda olurdu. esim asla ev isi ve yemek yapmazdi. ben de ondan sonra eve geldigim halde bunlarla ugrastigim, o uyurken utu ve temizlik yaptigim icin gergin ve kizgin olurdum. gel zaman git zaman ev kredimiz bitip maddi olarak duzluge cikinca cocuk planlari devreye girdi ve bebegim icin isten ayrildim zira aldigim maas cocuk bakicisi masrafini ancak karsiliyordu. esim de benim maasimin yaklasik 4 katini aldigi icin isten benim ayrilmam ve cocuga bakmam finansal acidan daha dogruydu.

    simdi gercekten hersey cok yolunda. utulu gomlegi gectim, utulu donlar, her aksam iki cesit yemek, salatasina kadar hersey ve mutlu bir cocuk var... ve her aksam eve yorgun argin ve gergin gelmedigim icin ayiptir soylemesi gelsin cowgirller gitsin blowjoblar *.... yorgun kadin (ve erkek) maalesef cinsel hayatina herkes gibi ozen gosteremez. en azindan ben o kadar yorgunlugun uzerine uyumayi tercih ederdim.

    isi birakmam maddi olarak olmasa da manevi olarak evimizdeki huzuru fazlasiyla arttirdi. ha ama benim gelirim yuksek degildi. maasim 5-6 bin olsaydi 2 bin bakiciya verip uzerine hala para kalsaydi bu karari bu kadar kolay alamazdim herhalde.

    edit: dinci falan degilim, alakam olmaz :) sadece tercih meselesi!

    edit2: ev isini calisirken de yapiyordum ve isle beraber cok zorlaniyordum cunku esim elini bile surmuyordu, uzerine cocuk gelince tercih yapmak zorunda kaldim. pisman degilim.

    edit3: evet cinsel hayatimiz inanilmaz pozitif yonde etkilendi.

    edit4: 3 dil biliyorum universite mezunuyum ve cocugumun en iyi okullarda okumasini istiyorum. bunu eve 500 tl fazla girip, bakici kadinlarin elinde buyuyup, anne babasini mutsuz gorerek basaramaz. daha 2 yasinda bile degil ingilizce kelime dagarcigi turkcesi kadar. her gun ozenle ogretiyorum herseyi ilmek ilmek. oyun gruplarina katiliyoruz, muzeleri, cocuk parklarini geziyoruz. haftada bir kelime turkce ve ingilizce harici baska dillerden bir sozcuk ogreniyoruz. bu hafta "hola" ogrendik mesela. ona gonlunce vakit harciyorum. ben eminim ki cok basarili ve guclu bir kadin olacak.

    edit5: kocama ve cocuguma huzurlu bir hayat sundugum icin kezbansam kezbanim. kocami hergün sofrasi kurulu karsiliyorsam ve bundan zevk duyuyorsam ve bu kezbanliksa evet agir kezbanim.

    edit6: sadece baslikta bahsedilen duruma istinaden fikir beyan etmek istedim. gunumuzde her iki evlilikten biri bosanmayla biterken cok huzurlu bir evliligimiz var ve evlilik tecrubesi olan biri olarak ve evliligim suresince hem cift olarak hem tek esim is hayatinda yer almis beyaz yakali insanlar olarak yani totodan sallamayarak, yani tecrube sahibi bir insan olarak sadece yasadiklarimi yazdim. bizim evliligimiz olumlu yonde etkilendi. sizinki olumsuz yonde etkilenir buna birsey diyemem. o da sizin tecrubeniz olursa aktarirsiniz, kulagimiza kupe olur *

    edit7: mutsuz oldugum vs. gibi görüşler sunulmus muhtemelen evli bile olmayan insanlar tarafindan. olayin ozu su ki biz hayvan gibi mutluyuz yahu. ve benim calisma hayatindaki donemimizden daha mutluyuz. o yuzden bu basliga yazdim zaten. arkadaslariyla disari ciktiginda eve donmek icin kosturan bir esim var. arkadaslarinin "kilibik yea" dedigi ve tum bunlara "evimde daha mutluyum" diyen bir esim. ya cok uzgunum ama ozgur irademle verdigim ve esimin ve cocugumun mutlulugunu da dusunerek, hicbir baski altinda kalmadan aldigim karardan cok memnunum. nazar degmesin masallah :)

    edit8: is hayatina 19 yasinda basladim. hatta daha onceki au pairlik tecrubemi deneyimden saymam bile. siz o yasta babanizdan 50 lira dilenirken ben gecenin 3unde sumugum donarak ucusa gidiyordum. o yuzden geciniz efendim dunyayi gormemis bilmem ne zirvalarini. dunyayi gordum ve soyleyebilecegim tek sey "aile"den ote hicbir sey yok bu hayatta. en onemli sey sevdiklerimiz ve onlarla birlikte huzurumuz. simdi evladima zaman ayirip atatürk'ü anlayan, izinden giden, din, dil, irk, tür, cinsiyet, tercih ayrimi yapmayan, gorgu kurallarini bilen, degisen dunyaya uyum saglayan, cok kulturlu, kendine guvenen bir birey yetistiriyorum. cocugumu bakiciya verip dayak yeyip yemedigini kontrol etmek icin hergun vucudunu kontrol etmek zorunda kalmiyorum, ucuz olsun diye dogu bloku ulkelerinden gelen bakicilara verip aksanli turkce ogrenmesini izlemiyorum, esimin ve cocugumun her daim ihtiyaclarini zevkle karsilamak icin yanlarinda oluyorum ve bundan gurur duyuyorum!

    edit9: esim utu yapmiyor bu is bana kaliyor diye bosanmam gerekiyormus. yapamiyor! adam yemek yapamiyor! utu yapamiyor! temizlik yapamiyor! beceremiyor! bunun icin insan terkedilir mi? biz cok severek evlendik. bu isleri benim ustlenmis olmam beni yoruyordu evet. ama sirf bu sebeple birbirimizden ayrilip, onca emegimizi cope atmak yerine cozum yoluna gittik; bebek te gelince isten ayrilip sadece bunlari ustlenmem daha dogruydu. biz islerimizi icisleri bakanligi ve disisleri bakanligi diye ayirdik. ıki bakanlikta cok onemli hatta icisleri daha bir onemliydi, esim tarafindan hep takdir edildim... iki bulasik yikadim diye hayatimin askindan mi bosanacaktim? ustelik mutluyken? iste sizin bu tahammulsuzlukleriniz yuzunden evlilikleriniz yurumuyor. ben yaptigim isten mutluyum zaten. mesaim cogunlukla gece yarilarina kadar suruyor diye, butun gun sandalyeye kurulup haber sitelerinde sorf yapip, markafoni'deki saks mavisi elbisenin kargoya verilmesini beklemiyorum diye saygi gormemeyi de pek sorun etmem acikcasi *

    edit10: fakir ve eşime muhtaç olduğum için boşanamadığımı ve bu hayatı kabul ettiğimi söyleyenler olmuş. lol. yani, üzeleceksiniz biliyorum ama boşansam şurada yazan bir çok yazardan daha zengin bir hayat sürerim :)) nafaka ile falan da değil. kira gelirimiz vs. var. ayıptır böyle şeyleri söylemek ama bizim de, anne-babamın da maddi durumları iyi ve her daim arkamdalar. neden hala tüm bunları eşimi çok sevdiğim için seve seve yaptığımı kabul edemediniz? şimdi de eşimle zengin olduğu için evlendiğimi söyleyeceklerdir. eşimle evlenmeden 20 yaşındaki külüstür arabamıza 2 liralık benzin aldığımız günler oldu. 2 tl benzin çünkü kart limiti 2 lira idi! herşeyimiz el emeği göz nuru yani. üzgünüm hakaret ve savlarınızın hiçbiri doğru değil. bazen insan hayatta yanıldığını kabul etmeli. eh şimdi biz kızımla dans ederek sayıları öğreneceğiz, normalde bu saatlerde deniz kenarına yürüyüşe gider orada oynardık ama hava malum ne zamandır. haydi siz trendyol'daki yeni kampanyaları incelemeye devam. ortamlarda ''21. yy'da millet mars'a koloni kuruyor biz de buna katkı sağlıyoruz'' falan diye anlatırsınız :)

    edit11: owww üniversite mezunu 3 dil bilen bir insana 2500 tl maaş veren firmalar ve ekonomi normal, bu parayı kazanan insan vazıfsız? sizi gidi zavallılar sizi. gidip hayatta bir -bok- bile olmamışken işkembeden sallıyorsunuz işte. izmir çukurunda 5 bin tl olan müdür maaşları var. ne ev geçindirmissiniz, ne ekonomi bilirsiniz, ne evlisiniz, ne bir evladınız var ama kafanız pisliğe çok güzel çalışıyor. siktirin gidin zavallı sevgisiz hayatınıza devam edin. tanrı birgün evlat verirse ki hiç istemem sizin gibilerin üremesini, o zaman anlarsınız aşk, sevgi nedir. çünkü o zamana kadar gerçek aşk ile karşılaşacağınızı sanmam. siz ancak facebook'ta profil fotosu değiştirmek, instagram'da like almak, gelinlik giymek ve şirkette soyadınıza ekleme yapmak için evlenirsiniz. çok üzülüyorum sizin gibilere, allah yardım etsin. aha bu da dünden beri duyduğum hakaretlerden artık yorulduğum içindi :/
  • ulan tam gözümü kısmış, odaklanmış şekilde ciddi ciddi entryleri okuyordum, aydınlanıyordum, ufkum genişliyordu en son entryde evli bir kadın yazarımız işten ayrıldıktan sonra eşine fevkaledenin fevkinde oral seks yaptığını, cowgirl pozisyonunda(onla kalmıyordur muhtemelen) hunharca seviştiklerini yazmış.

    ya hacı abla niye bozuyon şu güzel ortamı?:)
99 entry daha