şükela:  tümü | bugün
  • bugün 21. yüzyılın ilk dönemini yaşayan dünya çalışma aleminin (ilo) bile bazı temsilcilerinin içten içe kendilerine sordukları soru.

    gelin şu kadının iş hayatına / toplumsal hayata bu kadar katılım göstermesi ne kadar doğruydu, artık efendi gibi tartışalım. eğri oturalım, doğru konuşalım ve şu soruları da bir kenara not edelim: 1- kadınlarımız business alanlarında ne kadar başarılı oldu? 2- kadının asli hüviyeti evinin süsü olarak gelecek nesilleri yetiştirmek mi, yoksa hepimizin bir parçası olduğu haldır huldur iş hayatının bir parçası olmak, kendisini canavarların arasına sokmak suretiyle, giderek yıpranmak, sararıp solmak mı?

    ben bu soruları, doğrusunu söylemek gerekirse birkaç yıldır kendi içimde, kendi kendime soruyorum ve cevaplarını da kendi kendime veriyorum. velakin bu soruların cevaplarını ifşa etmek doğru mu, bilemiyorum; hiç bilemiyorum.

    çünkü bakın günümüzde, darwinist / ateist nizamın kaidelerini teşkil ettiği bir düzende, dikkat buyurun, 'şeye bile şey diyemiyorsunuz'. o yüzden, bakın bizler de bu soruların cevaplarını şu anda veremiyoruz. çünkü henüz daha erken, bu cevapların verilmesi, ortaya atılması için henüz daha erken. belki çok yol kat ettik, belki bugün milletin hakiki anlamda arzuladığı nizama, bundan atıyorum 20 sene evvelkinden çok yakınız. fakat yine de daha zamanı var.

    şunu unutmamak lazım: yapılacak her erken hareket zarar verir, zamanından önce yapılacak her davranış, kat edilen bunca mesafeyi bir anda yok eder. onun için beklemeliyiz, daha var.
  • iş hayatının kendisi ne kadar doğruydu sorusu kadar eski değildir. önce oradan devam edelim. (bkz: tembellik hakkı) (bkz: çalışmak yorar)
  • kahve köşesinde değil belki ama bilgisayarının başında oturup bir yerlerini kaşıyan ve iş kadınlarını eleştiren bir erkeğin beyanatı. klavyeden nefret kusmaya devam ettikçe bu tapılası ve her bir yerinden beyin fışkıran erkekler, bu iş kadınları yüklerini yüklüyorlar. geri kalanlar da ağızları bir karış açık aval aval izlesin.
  • özetle "kadınlar sıkı durun az kaldı, hepinizi çok yakında kara poşetlere sarıp eve tıkacağız. evet arzuluyoruz bunu delicesine, çünkü sizden çok korkuyoruz" diyen embesil fetullahist siktigimist dusuncenin son zirvasi...

    ve hala bu dinci zevatı destekleyebilen kadinlari sokakta gorunce insan cildiriyor adeta. bir erkek olarak soruyorum size ey kadinlar: elinizdeki gucun, erkeklerin cogundan daha ustun meziyetlere sahip oldugunuzun hic mi farkinda degilsiniz??

    bir insan kendi ozgurlugunu sinirlamayi amaclayan ve bunu da gelecekte yapmaktan cekinmeyecek bir zihniyete nasil hizmet edebilir anlamak mumkun degil gerçekten de!
  • güzel bir makale konusu.
    pek cesur önermeler göremedim içinde, lakin yine de görüyor ve artırıyorum. http://i53.tinypic.com/2r5x53p.jpg
  • halen, üzerinde fikirbirliğine varılalı nerdeyse 100 yıl olmuş konuları gündeme getirmekten zevk alan, kendi yetersizliğini saklamak için, aklı sıra kendinden güçsüz olduklarını düşündüğü kadınlara laf atan acizlerden birinin tekrar gündeme getirmeye çalıştığı tartışma. öncelikle yazıyla ilgili birşeyi merak ediyorum. daha ilk cümlesinde ''ilo''nun bazı temsilcilerinin de içten içe sorduğundan bahseden bu arkadaş, bu adamların ''içten içe'' bunu sorduklarını nerden biliyor ?

    nasıl bir kapanmışsa gözler, erkek ve kadının birbirinden bağımsız varolamayacağı gerçeği bir türlü akıllarına dank edemiyor. tarihte bile bereketin ve doğurganlığın sembolü olarak görülmüş kadınlar ve aile kavramını korumak, devam ettirmek ve bunların gerçekleşmesi için gerekli ne kadar sorumluluk varsa yerine getirme görevi üstlenen erkekler... basit olarak tekrar yazıyorum. kadın ve erkek bir bütünün parçalarıdır, biri olmadan diğerinin işlevi yetersizdir hatta yoktur.

    bu durumda zaten tartışmıyor olmamız gereken kadın erkek eşitliği dahilinde, kadınların da erkekler kadar eğitimli olma, özgür olma ve çalışma hakları mevcuttur. halen diriltilmeye çalışılan feodal mantık ise bunun tam tersini söyler. bu nedenle, bu karanlık feodal dönemlere için için özlem duyan, kendi kararlarını almak gibi herkesin yapamayacağı ve özgür olmayı gerektiren bir sorumluluğa girecek cesareti bulunmayan bir takım korkaklar, yetersizlikleri nedeniyle, kadınların onlardan çok daha iyi şeyler ortaya koyabileceği gerçeğini böyle saçma argümanlarla gizlemeye çalışmaktalar.

    istediğiniz kadar ağlayın, sızlayın. birbirinden sadece bir kromozom fark olan iki eşit cins var. biri olmadan diğeri olmaz ve biri ne yapabiliyorsa, diğeri de, sosyal hayatta bunu yapma hakkına sahiptir.
  • basitce, "erkegin is hayatina girmesi ne kadar dogruyduysa, iste o kadar" diye cevaplanabilecek soru.

    yil olmus 2011, sen hala bu sorulari soruyorsan kendine, ister nasilbirdemokrasiistiyoruz ol, istersen ilo baskani, sosyal hayatin birbiriyle etkilesim icindeki etmenlerine cozum uretme yolunda yaklasimin buysa seni hemen 1400 veya 2400 sene oncesine isinlayalim, sen orada guzel guzel cevapla bu sorulari.

    evrim gecirmemekteki bu israr nedir, anlamis degilim.
  • 2- kadının asli hüviyeti evinin süsü olarak gelecek nesilleri yetiştirmek mi, yoksa hepimizin bir parçası olduğu haldır huldur iş hayatının bir parçası olmak, kendisini canavarların arasına sokmak suretiyle, giderek yıpranmak, sararıp solmak mı?

    ne yorum yapsam küfürlü olacak, ne desem gg olacak. kadının da bir insan olduğunun ve her insanın sahip olduğu haklara onun da sahip olduğunun farkında olmayan hastalıklı beyinlerinizle lütfen entry yazmayın, konuşmayın, düşünmeyin. gelecek nesilleri yetiştirecek olan kadınlardır, analardır saçmalıklarınızla birlikte azalmadan direk kaybolun. madem ki kadın o yüklerin altında eziliyor size göre, o zaman böyle saçmalamak yerine çocukların bakımında, evin temizliğinde kıçınızı kaldırıp o kadına yardım edin. yiyiyorsa tabi. tek bildiğiniz kadını köleleştirmek. başka bir bok değil.

    işbu entry kadını kendi malı gibi görüp, onun adına karar verebilme hakkını kendinde gören erkekler ve kendisi üzerinde egemenlik kurulmasını destekleyen kraldan çok kralcı kadınlar için yazılmıştır.

    zöge: zoruna gitmiş birilerinin belli ki
  • bunu tartışacağımıza iş hayatının hepimize girmesi ne kadar doğruydu bunu tartışsak belki daha güzel hayatlar yaşarız.