şükela:  tümü | bugün
415 entry daha
  • saklı düşlerin en derin ifadesi,
    tanrının bana en zarif hediyesi:

    link

    tanrı size bu mucizevi aşkı bu hediyeyi sunmayı uygun görmüştür işte, ama o tanrı'nın bazı kulları size bu tertemiz aşkı çok görür malesef. tanrı'nın işine karışırlar, kaderi ile oynarlar insanlarin... tanrı' dan daha çok bilirler (!) çünkü hangi kalp hangi kalbi ile mutlu olacaktır.

    siz de sevdiceginiz daha fazla üzülüp yıpranmasın diye bitirmek zorunda kalırsınız. ona kıyamazsınız işte. kendinizine ağır gelir bi beş dakikalık konuşmanın bile size çok görülmesi... sizi hiç tanımak bile istememeleri ağır gelir. bu kadar önyargı ağır gelir. onsuzluk ağır gelir. sesini duyamamak ağır gelir...

    aşkını, ruh eşini ve kalbinin gerçek sahibini bulmak insana bir ömürde kaç kez nasip olur? bulunca da bu mucizeye sahip çıkabilmek lazım. buna sahip çikamadıysak biz eğer, bu bizim yaşadığımız mucizenin "yanlış" olduğundan değil, bizim yeterince güçlü ve cesur olamayişimizdandi sanırım.

    ruhlar birbirini tamamliyorsa, karakterler o kişinin frekansi ile eşsiz bir uyum sergiliyorsa, iki kalp arasındaki o güçlü bağı hissediyordaniz, tamamen çıkarsız tertemiz sevebiliyorsaniz, yaşamdan ve bir ilişkiden beklentileriniz benzerse, birbinizi çekici de buluyorsanız- ki bunları birinde bulabilmek bazen
    bir ömür boyu nasip olmaz- bu kadar kıymetli bir hazineyi bulmuşsanız, söylesenize birinizin digerinden bilmem kaç sene önce dogdugunun ne önemi var? ben ömrümün kalanını beraber geçirmek istediğim biricik aşkımı bulmuşsam, onun gözlerine bakmadan duramıyorsam, onunla yakaladığım huzuru ve sevgiyi kimsede yakalayamiyorsam, o zaman hangimiz in önce veya sonra dünyaya gelmiş olmamızın ne önemi var? zaman denen göreceli kavramın benim duygularım üzerinde ne önemi var ki... yani yarın ben astronot olup uzaya çıksam, sevdiğim adam da dünyada rölatovistik olarak benden daha çok yaşlansa ve dünyaya dönsem onu sevmeyecek miyim? yüzündeki üç beş kırışık onun gözlerine baktığımda hissettiğim şeyi değiştirecek mi? ya da yüzünün bir kısmı yansa veya sakat-yatalak kalsa, bırakıp gidecek miyim sevdiğimi? eğer siz bırakıp gidecekseniz sizinki sevgi falan değil işte sadece çıkar- beklenti ilişkisi. gerçekten yürekten sevenler için hiçbir önemi yoktur yaşın başın tipin, paranın, yüzdeki iki tane fazladan çizginin vs..

    kimse büyük konuşmasın bence, başınıza gelmeden anlayamazsınız. herkes birbirinden farklı beğenilere ve ihtiyaçlara sahip. kimse kimseyi tam olarak anlayamaz, o yüzden ahkam kesmek yanlış olur. söz konusu aşk ise kimsenin duyguları tartışmaya açık değildir bence.