şükela:  tümü | bugün
  • nah kendi karar verir.
    kadınlar giyimlerine kendileri karar verdiklerini zannederler. reklamlarda, dizilerde, sosyal medyada onlara gösterilip, "işte sizin idol kadınınız bu, giyim tarzınız da bu" diye gösterilir, onlarda zanneder ki kendimiz karar veriyoruz. evet manipüle olmaya kendiniz karar veriyorsunuz.

    sektör, kendilerine makyaj malzemesi satmalı, estetik operasyonlar satmalı, minimum 250 çift ayakkabı ve yüzlerce çanta satmalı. bir giydiğini ertesi gün giymemeyi öğretmeli ki, çokça elbise satmalı ve dahası.

    peki neden son derece seksi olmaya özendiriyor bu "şimdi reklamlar"
    aynı reklam dizi ve sosyal medyada ise, idol aldığı kadınların, hiç birinin reno 19'a bindiği gözükmez, bugatti'si, ferrarisi, bmw'si, bini bir paradır.

    "bu arabadaki kadın güzel, ben de güzelim, o zaman ben de bu arabaya sahip olan bir erkekle beraber olmalıyım" algısı oluşmalı ki, o kadınla beraber olmak isteyen erkeğe, o arabayı milyon dolara satabilsin.

    "hayır, ben manipüle olmuyorum" demek ise bence yersiz, hepimiz oluruz. kabul edelim ki bu bahsettiğim olay, yeme, içme, cinsellik gibi içgüdüsel şeyler değil, sonradan öğrenilen şeyler. böyle öğrettiler.
    büyük iş, hem sürekliliği olan ve yeni bir pazar yaratıyorlar, hem de bu pazardaki pazarlama araçlarını, özgürlük, tercih gibi kisveler altında bedavaya savundurtturuyorlar.
    ama şu bir gerçek ki, kimse kimsenin ne giydiğine karışamaz, ne demiş büyük bir düşünür, "sen o şekil geyinirsin ben bu şekil geyinirim" bu çok doğru.

    hah ben de onu diyorum, aslında karışıyorlar lan.
    evet şimdi taşlayabilirsiniz beni.