şükela:  tümü | bugün
  • saat şu an kaç? 2:08. an itibariyle başlattığım kampanya. hodri meydan!

    edit: milli marşımız da hazır kızlar, onlar ne söylerse söylesin, biz birbirimize yeteriz, tıklayın!
  • bursa'da kutlamalara neden olan kampanya.
  • evde kalmama sebep olacak kampanya.

    halbuki 30 yaşında evi arabası işi olan yakışıklı erkek olarak giderim var sanıyordum*
  • 24 saat içinde "kadınlar olarak eğlenmiyoruz kampanyası" olarak dönüşecek atraksiyondur.
  • "insanlar aynı ayak kokusuyla 5 yıl nasıl yapabiliyor" anlayamadığımdan doğal olarak katıldığım kampanya. ki ben 1 yıl dayanamıyorum. dayandığım da dünya tatlısı bir vikingleydi. o bile bir yıl sürdüyse tek sebebi, harika biri olmasından ziyade, toplamda 6 ay uzak kalmamız. insan biraz özlemeli, merak etmeli, hayal kurmalı, geliştirmeli, anlatacak anı biriktirmeli, beraber yaşanacak anı planlamalı. akşam zaten göreceğin birisi için mi bunları yapacaksın? en fazla "yazın nereye gidelim"i planlarsın. o bile birkaç yıl sonra "of gene yazın bir yere gidip darlanacaz"a evrilir.

    özetle evlilik; dinamik-heyacanlı bir yaşamın ve neşeli-mutlu bireylerin düşmanıdır. geleceğe dair yegane planım; yıllar sonra eski sevgililerle tekrar aşk yaşamak*. zaten evlenenlerin çoğu boşanmış olacak, hatta bunun geyiğini bile yapıyoruz. sırf bu amacı gerçekleştirebilmek için, ayrılıkların güzel ve dostça olmasına özeniyorum. kıskançlığa düşecek kadar sahiplenmeden, cıvıklaşacak kadar kendini açmadan, içindeki sevgiyi bitirmeden güzelce vedalaşıyorsun. böyle yapınca da her ilişkini yaz aşkı gibi yoğun yaşıyorsun.
  • kadınların genlerine yazılı o gelinliği giymek. şimdi yemeyin beni.
  • hetero erillerin ellerinin nasır bağlamasına neden olacak kampanyadır.
  • uzun yıllar önce öncülüğünü yaptığım kampanyadır.

    evlilik dediğiniz binlerce yıl önce doğacak çocukların babasının, yani besleyecek ebeveyninin belli olması için icat edilmiş bir sosyal yapı. muhafazakar toplum bir şekilde kadını tek eşli tutmak ister, çünkü kadın geleneksel olarak kendi çocuklarını besleyemez. işin içine kutsallık sokulması din adamlarının; romantizm sosunun, "soulmate" kavramının, "birbirimiz için yaratılmışız" palavrasının eklenmesi ise kadınların işi. kendini prenses sanan tüm genç kızlar da hayatlarının bir günü ortaçağ kıyafetleriyle balodaki külkedisi rolünü yaşama hayali ile büyüyor.

    oysa evlilik insanların en az yarısı için hayatın heyecanını söndüren, kişiliğin gelişimine, dünyayı keşfetme arzusuna ket vuran tekdüze bir yaşam biçimi. kimi insan tüm geleceğini önceden bilmekten; hayatının geri kalan kısmında hangi evde, hangi eşle yaşayıp, hangi işte çalışacağının, her cumartesi akşamı kime yemeğe gidileceğinin filan genç yaşında belirlenmesinden bir güvenlik hissi duyabiliyor. ama ruhunuzda biraz maceracılık varsa, dünyayı merak ediyor, alternatif yaşam biçimlerini denemek istiyorsanız ve hayatınızın aile geçindirme savaşına dönüşmesi sizin için bir kabussa, evlilik bir kurt kapanı. çünkü büyük aşklarla evlendiğiniz o kişi birkaç sene sonra ilk heves geçtiğinde hayatınızı sınırlayan, varlığı mutluluktan çok sıkıntı veren birine dönüşebiliyor.

    bu yüzden toplumun çocukluktan itibaren öğrettiği şartlanmaları aşabilen ve hayattan standardın dışında beklentileri olan kişiler evlenmemeli. aksi halde gelsin orta yaş bunalımı...

    edit: ifade