şükela:  tümü | bugün
  • inanilmaz guzel bir denize sahip olmasina ragmen sevgili kusadasi belediyesi carpik kentlesmeyle cevre kirliliginini ustalikla yayginlastirip, o guzelim kiyinin icine etmistir
  • gordugum kadariyla cinarcik'ta da bulunan, uzun duvarlarla cevrilmis, anlaminin disina cikmis plaj.
  • sadece hatunların ve çocukların girebildiği plajlar, esenköy'de vardı bir tane, içini bir kez görebilmek için içimde acayip bir istek vardı sanki içerde bir iş çeviriyorlarmış gibi
  • buyukadanın arkasındaki guzelim sahile verilebilecek alternatif isim. plaj artık haremlik selamlık oldugu icin esleri bile beraber almıyorlarmıs.
  • vakti zamaninda buralarda hep zeytin ağaçları varmış. ağaçlardan zeytin toplamaya gelen kadınlar dinlenmek ve serinlemek icin cıbıl cıbıl kadınlar denizinin berrak sularında serinlerlermiş. bu sebepten ismi "kadınlar denizi" olmuş.
  • kusadasi merkeze uzakligindan dolayi 1950 li yillara kadar kasabanin kadinlari tarafindan tercih edilen, benim de cocuklugumun gectigi plaj. 1950'li yillarin baslarinda istanbul'lu bir anne kizin kusadasi'nda erkeklerle beraber denize girmesi once kucuk bir depreme yolacmis, daha sonra bu tabu da mazideki yerini almis. kadinlar plaji da sadece bir isme donusmus. 1980 li yillara kadar temmuz ayinda gun ortasinda cift kale mac yapabileceginiz (ve gunesten fenalik gecireceginiz) kadar genis ve tenha bir kumsala sahip iken daha sonraki turizm talani ile bugunku seklini almis. kumsalin bir tarafinda marti ve imbat otelleri bulunurken, diger tarafi kismen mezbele bir haldedir. bu mezbele olan bolgede 1960 yillarda elde olta suyun icinde yuruyerek kucuk bir kovayi dolduracak kadar lidaki kolayca yakalanabildigini de not edelim. bugun ise asiri kullanim, ag atan balikcilar vb sorunlar nedeni ile birkac mirmir ya da sargoz yakalamak dahi nerede ise hayaldir. bu sahilin sirtlarinda zeytinliklerin bulundugu ise dogrudur. bolgede kalan son zeytinlik 90li yillarin sonunda talan edilip yerini atil bir tatil sitesine birakmistir. bolgeye ilk caminin yapilisi da bu yillara rastlar. bir sabah yatakta ezan sesi duydugumda yasadigim saskinlik hala aklimdadir. izleyen yillarda kusadasi asiri yapilasma ile turistik cazibesini yitirince kadinlar plaji da altin yillarini geride birakti. 2000li yillarda sahil yolu trafige kapatilinca bolge biraz olsun islah edilebilse de eski guzel gunler cok ama cok uzaklardadir. ilk asik oldugum, ilk sarhos oldugum, futbol oynarken dizimi ilk parcaladigim yerdir. yillarla her tarafi degisse de tek degismeyen guzelligi gunes batarken ortaya cikan harika deniz manzarasidir ve baska hicbiryerde boyle guzel manzara gorulmemistir.
  • şimdiye sadece esenköy ve poyrazköy'de olduğunu duyduğum ama öte yandan yığınla olmasına şaşırmayacağım seksist anlayış ürünü. he bu arada bu plajlara giden eş dost akraba hanımlardan öğrenildiği üzere çıplaklar kampını aratmıyormuş.
  • kusadasi'nda bulunur. osmanlı döneminde kusadasi merkezine uzaklığı nedeniyle kadınlar tarafından kullanıldığı icin adı kadınlar plajı ya da kadınlar denizi olarak kalmıştır. iki burun arasındaki uzun kumsal olup, kusadasinin yerel yönetimler tarafından katledilmesinden ve ardına yapılan sitelerden sonra, plaj sezlogncu ve semsiyecilere parsellenmistir. sık saflar halinde döşenmiş kiralık sezlonglar ve kalabalık nedeniyle güneşlenenlerin ağzına öndeki sezlonglar yatanın ayağı girebilmekte ve denize girildiğinde pazar yerinde dolaşma hissiyati olusabilmektedir. netice itibariyle vaktiyle kuşadası'nın en iyi plajı olan kumsal "aman diyim, dinlen dinlen kaç" olarak nitelenmektedir.
  • akçakoca'da da var bi tane bundan. buraya gelen kadınlar bildiğin evrim geçiriyor. pardesüler iki dakka içinde bikinilere dönüşüyor. gözümüz memeye doydu çok şükür.