şükela:  tümü | bugün
  • arz talep meselesidir. bu ambalajlilar icin de bir copluk oldugundan uzerinde durmanin manasi yok.
  • dogalarinda olup da bu yetenegini kasten törpülemis olanlar bir tarafa, manipülasyon ihtiyaclarinin disa vurumu seklinde aciklanabilir.

    gioteanin da degindigi, yogun alici kitlesi bu manipülasyona prim verdigi surece devam edecek olan, hatta bana kalirsa karsilikli memnuniyet dolayisiyla "kime ne?" seklinde tepki verdigim de bir mevzudur.
  • aynı sahtekarlığı iç hayatlarında da uyguluyorlar.
  • erkeklerin iki yüzlülüğü ile kapışan genelleme.

    bir başlıkta kıllı kızları , babet , düz ayakkabı giyenleri, bakımsız olanları eleştirirken , bir diğer başlıkta , epilasyon yaptıran , topuklu giyen saçına başına özen gösterenleri eleştirin.

    hiç bir kadın sanmıyorum ki başkasının gözünü boyamak için bunları yapsın. öncelikle kendini daha iyi hissetmek istediği içindir. kendisi için yapar ne yaparsa. babet giyiyorsa kendisini daha iyi hissediyordur, saçını boyatıyorsa o da kendisini daha iyi hissettiği için.

    şimdi kadınlar da ;'' erkekler saçına sakalına şekil veriyor, suratının çirkinliğini sakalla kapatıp sahtekarlık yapıyor , göğüs kıllarını aldırıyor'' dese hoşunuza gider mi hı gider mi ?

    her şeyi de kendinize yontup kadınları yaftalayıp durmaktan vazgeçin.

    edit : bu arada vitrin sensin mal da sana ...
  • bu gibi anlamsız çıkışlar için kadın jargonunda şöyle bir cümle var efendiler,

    "beğenmeyen küçük oğluna almasın!"

    bak üstelik ne güzel, erkeklerde böyle kandırmacalar çok azmış ya hani, sen de muhatabını kandırmayan erkeklerden hoşlanırsın, bütün sorunun çözülür, biz de rahatlarız, sen de rahatlarsın, kadınlar da rahatlar. biraz çözüm odaklı olun. şikayet şikayet nereye kadar?
  • oh valla, işinize geldiğinde tüm bunlara "bakım" diyin ve ekleyin; "bir kadın bakımlı olmalı"...
    işinize gelmediğinde "sahtekar"...

    hmm ok caniko, onu biz şeyaparız... öyle yaparız... hı-hımm, evet!
  • erkeklerin dayattığı "kadın dediğin blablabla olmalı" saçmalığından kaynaklanan "sahtekarlık."

    kadınları devamlı fiziksel özellikleri yüzünden aşağılayan, "bunun boyu kısa, bu şişman, bunun götü küçük, bunun memesi yok, bunun yüzü çirkin" şeklinde eleştiren siz değil misiniz?
    bu saçmalıklar yüzünden kendilerini sevemiyor kadınların çoğu.

    yani demem o ki; rahat verin artık, susun artık, her boku eleştirmeyin artık.
  • sahtekarlık olarak adlandırılmaması gereken durumdur. (bazı durumlar hariç)

    öncelikle kadınlar, tüm doğanın aksine insanoğlunun güzel ve bakımlı olması gereken tarafı olarak adlandırılıyor. bir aslan veya bir tavuskuşunda görebileceğiniz gibi, süslü taraf aslında doğada erkektir. böylece dişinin ilgisini çekebilir.

    paylaştığım linkteki fotoğrafta soldaki dişi, sağdaki erkek aslandır ve güzellik/gösteriş farkını çok net görebilirsiniz.
    link;

    http://i.hizliresim.com/d3bmyd.jpg

    şartlar bu durumdayken yer yüzünde neredeyse, dişinin erkeğe (çoğunlukla) güzel görünmeye çalıştığı tek canlı türüyüz.

    bu bile doğaya çok karşı bir durumken, bir de yaşadığımız sosyal hayatın getirileri söz konusu. ülkece bir kişiyi tamamen kıyafetinden yargılayabilen, ilk görüşte kişiliği hakkında tamamen bir fikre varabilen bir yapımız var.

    kadınları eleştirme katsayımız oldukça yüksek.

    (çok makyajlısı kaşar, hiç bakımsızı kezban, açık giyineni kaşar, kapalı giyineni kezban vb. yaftalar.)

    hal böyleyken asırlar içeriside kadın, erkeğe nazaran daha çok bakımına ve dış görüntüsüne düşkün bir hal aldı. yaftalardan kaçmaya çalışırken yeni yaftaların kurbanı oldu.

    fransada yerdeki dışkılara basmamak için icat edilen topuklu ayakkabı, şık davetlerin vazgeçilmezi halini aldı, kadınlar gün geçtikçe yaşı ve görüntüsüne takılan, özgüvenlerini kıyafet ve makyaj gibi maskelerin ardına gizlemeye çalışan insanlar oldular.

    bu aslına bakıldığı zaman, sahtekarlık değil, tamamen arz talep sonucudur.

    tabii ki tüm bunlardan bahsederken, estetik müdahaleleri konu dışı bırakarak konuşuyorum. çok gerekli olmadığı ve sağlıksal tehdit içermediği sürece, insanlar yaşlanmalı, yaşanmışlıkları çizgilerle yüzlerine kazınmalıdır. çok daha güzel.

    burada makyaj yapmayan, saçını hep toplayan, sürekli spor ayakkabı giyen kadınlarla ilgili de linçlerin başladığını daha önce görmüştüm.

    her ne kadar konu bu şekilde olduğunda, hem kadınlar hem de erkekler, sözde sadelikten yana olsa da, iyi giyimli, makyajı saçı yerinde bir kadın gördükleri zaman etkileniyorlar. kadınlar kıskanıyor, erkekler sahip olmak istiyor.

    tabii ki burada tamamen bir genelleme üzerinden konuşuyorum. ve aynı zamanda abartı ile olması gerekeni birbirinden ayırabileceğimize inanarak anlatıyorum.

    kısacası; kadınlar da erkekler de, kişisel bakımına, sosyal yaşantı içerisinde bir pozisyona sahip olabilmek, eş adaylarına veya eşlerine güzel/yakışıklı görünmek adına dikkat ediyor. bir garsonun bile size karşı olan tavrı, oturmuş bu dış görünüş kalıplarından dolayı değişebiliyor.

    bunu sahtekarlık olarak görmüyorum, abartısını onaylamamakla beraber, gereği kadarını çağın ve sosyal yaşantının getirisi olarak görüyorum.

    her şeyin orta kararı iyi.
  • kadinlari sadece dis gorunusleriyle yargilamasaydinizda boyle olmasaydi. ben anlamiyorum arkadas adam gelip bu baslikta kadinlari elestiriyor bu basligin zitti baslikta yine kadinlari elestiriyor. yok kucuk meme mi olurmus de ondan sonra destekli sutyen takan kadina laf et. sen bir baslikta onu kotu hissettirecek bir sey yaziyorsan diger baslikta seni kandirdigini idda etmeyeceksin.